Askere sivil yargının yolunu açan düzenleme yasalaştı ve her ne kadar Anayasa Mahkemesi'ne iptali için dava açılsa da yasayı dayanak gösteren başvurular başladı bile.

İlk başvuru geçtiğimiz hafta Dağlıca baskını davasında yapılmış, sanıklarından Ramazan Yüce'nin avukatı askeri mahkemeden görevsizlik talebinde bulunmuştu. Bugün ise Şemdinli davasının müdahil avukatları Genelkurmay Askeri Savcılığı'na başvurarak eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve bölgede görev yapan 8 komutanla ilgili soruşturma dosyasının sivil savcılığa gönderilmesi için başvurdu.

Yeni yasal düzenleme çerçevesinde emekli Orgeneral Büyükanıt ve diğer komutanların, sivil savcılık tarafından soruşturulması ve sivil mahkemede yargılanması gündeme gelebilecek.

Davanın müdahil avukatlarından Ayhan Çabuk, Murat Timur ile Selçuk Kozağaçlı, Van Askeri Mahkemesi'ne geldi.

Avukatlar, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne yaptıkları başvuruda davanın özel yetkili Van Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

Daha sonra Van Adliyesi’ne gelen avukatlar, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'na gönderilmek üzere Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe sundu.

Avukatlar dilekçelerinde Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bölgede görev yapan 8 komutan hakkında, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ''suç işlemek için örgüt kurmak'', ''görevi kötüye kullanmak'' ve ''sahte belge düzenlemek'' suçlarından yürütülen soruşturmada, görevsizlik kararı verilerek askeri savcılığa gönderilen dosyanın, bu kez askeri savcılıkla görevsizlik kararı verilerek, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini istedi.

Van Baro Başkanı Ayhan Çabuk, Şemdinli davası olarak bilinen ve astsubaylar Ali Kaya ile Özcan İldeniz ve terör örgütü PKK itirafçısı Veysel Ateş'in yargılandığı davanın devam ettiğini hatırlatarak, müdahil avukatları olarak 14 Aralık 2007'de davanın askeri mahkemede görülmeye başlamasıyla duruşmalardan çekildiklerini ifade etti.

Yargılamadan çekilirken, kaygılarını daha önce kamuoyu ile paylaştıklarını bildiren Ayhan Çabuk, şöyle konuştu:

''Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı, emekli Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın bu suçun tutuklu sanıkları hakkında sarf ettiği 'Tanırım, iyi çocuklardır' cümlesi ile yine basın önünde sarf ettiği 'Şemdinli davası bir hukuk skandalıdır' tespitlerinin, dosya sanıklarını kollamaya yönelik beyanlar olduğu kuşkusuzdur. Aynı emekli generalin yargılamanın yapıldığı dönemde, Askeri Mahkemenin hakim sıfatı taşımayan subay üyesinin, en yüksek rütbeli komutanı ve mahkemenin ait olduğu hiyerarşik düzeninin en üst düzey yetkilisi olduğu gözden kaçırılmamalıdır.''

DOSYANIN AKIBETİNİ BİLMİYORUZ
Van Baro Başkanı Ayhan Çabuk, NTV yayınında da soruları yanıtladı.

Soruşturma sırasında şahısların bulundukları konumları itibari ile dosyanın Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderildiğin belirten Çabuk, dosya hakkında Genelkurmay Askeri Savcılığı'ndanasıl bir işlem yapıldığına yönelik bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade etti. Çabuk, "Dosyanın açık olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Bu başvurunuzla ilgili bir süre sınırlaması var mı? Ne zaman yanıt gelir başvurunuza?

Ayhan Çabuk: Yasada bir süre düzenlemesi yok. Ancak biz Van yetkili ağır ceza mahkemesinin başsavcılık vekili üzerinde, Genelkurmay Askeri Savcılığı'na bir başvuruda bulunduk. Dilekçemiz buradan oraya gönderilecek ve dilekçemiz üzerine oradaki savcılık bu soruşturmayı yürütmeye yetkili olup olmadığı konusunda bir karara vardıktan sonra dosyayı Van’a geri gönderecek ya da talebimiz reddedilecek. Ancak bu talebimizle ilgili ne kadar süre içinde bir karar verileceği konusunda bir şey söylemek mümkün değil.

İki astsubay ve PKK itirafçısı hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı zaten vardı. Tekrar adli yargıya dönmesi halinde nasıl bir durum ortaya çıkıyor?

Ayhan Çabuk: O dosya ile ilgili çok şeyler konuşuldu, biz de zaten özellikle görevsizlik kararından sonra dosyanın askeri yargıya intikal etmesi üzerine duruşmalardan çekilme kararı aldık. Çünkü biz gerçekten mevcut mahkeme yapısı ile adil bir yargılanma yapılamayacağı kanaatindeydiz. Nitekim o kaygılarımız ilk duruşmada da ortaya çıktı. Duruşmayı biz terk ettikten sonra aynı gün duruşmada 39 yıl 5 ay ceza alan sanıklar askeri mahkeme tarafından tahliye edildi. Yani bu son yapılan yasal düzenleme ile özellikle yargının birliğini sağlamak adına çok önemli bir adım atılmıştır. Türkiye'nin demokratikleşmesine önemli katkıları olan bir adımdır.

Bu soruşturmanın seyrine ilişkin size bilgi akışı konusunda bir sorun mu var?

Ayhan Çabuk: Konuyla ilgili bir bilgi bize ulaşmadı, dosyayla ilgili ne yapılıp ne yapılmadığı konusu da bilmiyoruz. Dosyanın açık olup olmadığından da emin değiliz. Ancak bu dosya ile ilgili Genelkurmay Savcılığı bir karar vermiş olsaydı muhtemelen kamuoyuna da yansırdı. Ancak hiçbirimiz bu konuda sağlıklı bilgiye sahip değiliz. Ancak orada bir dosya var. Biz dosyanın Van’a gönderilmesi gerektiği yönünde bir müracaatta bulunduk.

ŞEMDİNLİ'DE NELER OLMUŞTU?
2005 yılında Şemdinli'deki Umut Kitabevi'nin bombalanması üzerine bölge halkı "bombayı atan kişinin sığındığı" otomobili durdurmuş, içindeki iki astsubay ve bir PKK itirafçısı polise teslim edilmişti.

Astsubaylar için dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'ın "Tanırım, iyi çocuklardır" sözü dikkat çekmişti.

Dönemin Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya bir iddianame hazırlamış, Büyükanıt'ı da suçlayan iddianamenin yankısı sürerken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu savcı Sarıkaya'yı meslekten ihraç etmişti.

Büyükanıt ve bölgedeki 8 komutan hakkındaki soruşturma dosyası askeri savcılığa gitmiş, sivil mahkemede sanık astsubayları yaklaşık 40'ar yıl hapis cezasına mahkum eden dava da Yargıtay tarafından "askeri mahkemede görülmeli" gerekçesiyle bozulmuştu. Dava, halen Van askeri mahkemesinde devam ediyor. Büyükanıt ve diğer komutanlar hakkında askeri savcılığa gönderilen soruşturma dosyasından ise sonuç çıkmadı.