lusal Sağlık Enstitüleri adlı kurumun öncülüğünde yapılan araştırmada yaşları 14 ila 17 arasında değişen 22 erkek çocuğa şiddet içeren görüntüler izlettirilerek verdikleri tepkiler incelendi.

İlişkili Haberler


Araştırmacılar, çocukların beyinsel tepkilerinin bir süre sonra körleştiğini düşünüyor. Araştırma ekibinde yer alan Dr. Jordan Grafman, şiddet görüntülerinin saldırganlığı daha kabul edilebilir hale getirebileceğini söylüyor.

Fakat BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre, şiddete yol açan nedenlerin laboratuvar deneyleriyle açıklanamayacak kadar karmaşık etmenlere dayandığını savunan uzmanlar da var.

Şiddet içeren sahnelerin çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri televizyonun ortaya çıktığı ilk günlerden beri tartışılan bir konu. Son yıllarda bu tartışma video oyunlardaki şiddeti de kapsıyor.

Bundan önceki muhtelif araştırmalarda şiddet görüntülerinin beynin verdiği duygusal tepkileri etkileyebildiğine işaret eden bulgular elde edilmişti, fakat bu görüntülerin doğrudan davranış biçimini değiştirip değiştirmediği konusu belirsizliğini koruyor.

ABD'de yapılan son deneyde video oyunlardan toplanmış şiddet içerikli 60 klip gençlere izletildi. Görüntülerin çoğunluğu sokak kavgası ve yumruklaşma sahneleriydi. Şiddet sahneleri ''düşük'', ''hafif'' ve ''ılımlı'' olarak derecelendirildi. ''Aşırı'' şiddette sahne yer almıyordu.

Sahneleri izleyen erkek çocuklarından, izledikleri sahnenin bir öncekinden daha saldırgan olup olmadığını değerlendirmeleri istendi. Bu esnada çocukların beyinleri manyetik rezonans yöntemiyle taranarak, beynin hangi bölgesinin faaliyete geçtiği incelendi.

Ayrıca çocukların parmaklarına bağlanan elektrodlar vasıtasıyla ne kadar terledikleri ölçüldü. Ter, duygusal tepkinin işaretlerinden biri olarak yorumlanıyor.

14 ila 17 yaş arasındaki genç grubun, özellikle ''hafif'' ve ''ılımlı'' şiddet sahnelerinden ne kadar çok seyrederse, o kadar az tepki verdiği gözlendi. Deney uzadıkça, beyindeki duyguları işleyen yer olduğu düşünülen ''lateral orbitofrontal korteks'' bölgesinde faaliyetin giderek azaldığı görüldü.

Dr. Jordan Grafman, ''Bu araştırma sürekli şiddet sahnelerine maruz kalan çocukların zaman içinde şiddete duyarsız hale geldiğine, şiddeti daha kabul edilebilir gördüğüne işaret ediyor. Bu da saldırgan davranışlarda bulunmalarını kolaylaştırabilir, çünkü normalde saldırganlığı frenleyen duygusal tepkilerin azaldığı görülüyor.'' diyor.

Ancak İngiltere'de çocuklar ve gençlerin medya ile ilişkilerini araştıran Profesör David Buckingham, şiddetin ''toplumsal'' bir sorun olduğunu ve çok sayıda toplumsal faktörü içerdiğini söylüyor.

Sadece beyin faaiyetlerine bakarak şiddetin nedenlerinin ölçülemeyeceğini savunan Profesör Buckingham, ''Sürekli şiddet sahneleri seyreden çocukların bir süre sonra bu imgelere tepkisizleşmesinin nedeni can sıkıntısı gibi çok daha basit bir unsura dayanıyor olabilir.'' dedi.