İlköğretim öğrencisi 14 yaşındaki H.T, geçen yıl okulu bırakan 16 yaşındaki ablası S.T. ile birlikte kendilerine tecavüz eden onlarca erkeği şikayet etti. Kız kardeşlerin maruz kaldığı bu durum, iki yıldır devam ediyordu.

Sonunda olay 10 Nisan’da yargıya taşındı. 100 erkek sorgulandı, 16’sı tutuklandı, 25’i gözaltında. Yaşları 14-70 arasında değişen 100 erkeğin arasında okulun müdür yardımcısı, kızların sınıf arkadaşları, Siirt’in tanınmış ailelerine mensup esnaf, hacı dedeler, bir asker, bir polis var.

Aradan 10 gün geçti, şehirden tek satır bir haber dahi sızmadı. Hürriyet gazetesinden Gülden Aydın’ın haberine göre savcılık ve emniyet, “gizli soruşturma” gerekçesiyle tek kelime bilgi vermiyordu. Mütecavizlerin isimlerini öğrenmek için konuşulan şehrin sakinleri, hatta parti il başkanları, bildiklerini anlattıktan sonra “Beni görmedin, hiç konuşmadık” diyor.

İnsanlar bu haberin duyulup Siirt’in adı kötüye çıkmaması için tam bir ağız birliği içindeler. Siirtli erkekler müthiş bir dayanışma, birlik ve beraberlik halinde.

REHBER ÖĞRETMENE ANLATINCA ORTAYA ÇIKTI
Her şey, H.T. ile 4 arkadaşının rehberlik öğretmeniyle konuşmasıyla başladı. Kızların anlattığına göre, okulun müdür yardımcısı Fahrettin Kuzu, kendilerine tacizde bulunuyor, cinsel ilişkiye zorluyordu. Rehber öğretmen, hemen diğer müdür yardımcısıyla konuştu ve olay polise yansıdı.

Durumu haber alan Fahrettin Kuzu, kayıplara karıştı. Emniyet ve Savcılık araştırmayı derinleştirdikçe aslında iki yıldır süregelen bir suçun mağdurları H.T. ile ablası S.T.’nin trajedisi ortaya çıkmaya başladı.

KARDEŞLERİ KAYBOLDU VE BULUNAMADI
İki kardeş, çok yoksul bir ailenin çocukları. Babaları Mithat T., çarşıda hamal. En küçüğü sekiz aylık yedi kardeşler. En büyük kardeşleri Yunus, on yıl önce kaybolduğunda 12 yaşındaydı. Bir daha bulunamadı. Kızları şikayetçi olup da olay adli makamlara yansıyınca babaları avukat tutamadı. Siirt Barosu da Avukat Deniz Doğan’ı atadı.

Abla S., 5’inci sınıftayken tecavüze uğradı. Korkudan sesini çıkaramadı. Esnaf arasında kulaktan kulağa yayılan durumuyla birlikte tacizci ve tecavüzcü sayısı arttı. Hiçbir talebe “hayır” diyecek gücü olmadı. 3 ile 5 TL arasında değişen para, çikolata, şeker ya da çubuk kraker karşılığında erkeklerle birlikte oldu. Kiminin bakkalı, kiminin dükkanının arka tarafına götürüldü. Geçen yıl okulu bırakmak zorunda kaldı.

Esnaf, H. büyüdükçe ona da ablasına baktığı gibi bakmaya, aynı taleplerde bulunmaya başladı. Okulun müdür yardımcısı Fahrettin Kuzu da geri kalmadı. H.’yi, sıkıştırmaya, tehdit etmeye başladı. H., Kuzu’nun tacizlerinden bıkınca çareyi rehberlik öğretmeniyle konuşmakta buldu ve Siirt’te bilinip de görmezden gelinen gerçekler açığa çıktı.

GÖZALTI SAYISI 100'Ü BULABİLİR
Polis ve Savcılık soruşturmayı derinleştirdikçe, mağdur kızların sayısı 7’ye çıktı. Kızlardan 2’si, H. ve S. gibi kızkardeş ve 4’ü aynı okulda okuyor, 2’si de yine aynı okuldan mezun. Çocuk Esirgeme Kurumu yurduna yerleştirilen iki kız, Savcılık’ta önce üç isim verdi.

Ancak yurttaki psikologlar yardımıyla kendilerini güvende hissettiklerinde, listeye 25 isim daha eklendi. Diğer kızların ifadeleriyle taciz ve tecavüz iddiasıyla sorgulananların sayısı 100’e çıktı.

Kız çocuklarının ifadeleri doğrultusunda aynı sınıftan yaşları 14 ile 16 arasında değişen 7 erkek öğrenci de gözaltına alındı. Yaşları küçük olduğu gerekçesiyle serbest bırakılan bu 7 erkek öğrenci hakkında savcının itirazı üzerine yeniden tutuklama kararı çıktı.

Mahkemenin gizlilik kararı aldığı bu olayla ilgili Siirtli hukukçuların verdiği bilgiye göre, kızların şikayetçi olduğu kişiler arasında rütbe ve isimlerini bilmedikleri bir polis ile bir asker de bulunuyor. Ancak genel kanı, kızların korkudan bu iki zanlının ismini söyleyemediği yönünde.

Kızların okulunda, tüm çocuklar olayı biliyor. Kızların yüzüne bakan öğrenciler, bir yandan sırıtıyor diğer yandan kızları kastederek “Ellere var, bize yok mu” şarkısını söylüyorlar.

Siirt Barosu, mağdur kız çocukları için Avukat Deniz Doğan’ı atadı. Doğan, iki kız kardeşle birlikte, aynı okulda okuyan ve cinsel istismara uğrayan diğer iki kızın da avukatı.

MÜDÜR YARDIMCISI FİRARDA
Mağdur H. ve S.’nin amcası Mehmet T., “Müdür yardımcısı Fahrettin Kuzu, yeğenime sarkıntılık etti. Üç kız öğrenciyi daha mağdur etti. Gözaltını duyunca firar etti” diyor.

KIZLAR KORUMA ALTINDA
Haberler üzerine Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın Siirt İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne talimat verdi. Bu doğrultuda, mağdur kız öğrenci ve ablasının koruma altına alınarak, sosyal ve psikolojik destek verilmeye başlandı.

Mağdurların güvenlik amacıyla başka bir kente gönderildiği de bildirildi.

İKİ KAMU GÖREVLİSİ AÇIĞA ALINDI
Siirt Valisi Necati Şentürk, ''cinsel istismar'' olayıyla ilgili olarak 2 kamu görevlisinin açığa alındığını açıkladı.

Vali Şentürk, düzenlediği basın toplantısında, iddiaların ''nitelikli cinsel istismar olduğunu ve soruşturmanın gizli yürütüldüğünü'' kaydetti.

Necati Şentürk, şunları söyledi;

''Valilik olarak yapılması gereken her şey yapılmıştır. Şüphelilerin ortaya çıkarılmasında bilgi ve belgelerin toplanması esnasında, çocukların yaşlarının küçük olması ve ilerideki psikolojik durumları göz önünde bulundurularak emniyet teşkilatı psikologla birlikte çalışma yürüttü. İki kamu görevlisi açığa alındı. Bunlar hakkında muhakkik görevlendirilmiştir. Ayrıca bağlı oldukları Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden de müfettiş istenmiştir. Olayda adli açıdan gizlilik kararı alınmıştır.

Biz teşkilat olarak psikologlardan yardım aldık. Aynı zamanda sosyal hizmetleri il müdürlüğü ile çalıştık. Öğrencilerimizden ya da mağdur kızlarımızdan iki tanesi il dışında ve bir sosyal hizmetler il müdürlüğüne ait kuruluşta himaye altında, yani koruma altına alınmıştır. Yaklaşık 25 kişi gözaltına alınmış. Bunlardan 15'i tutuklanmıştır. Bunların arasında polis ve asker yoktur.''