Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çözüm sürecine değinen Erdoğan, ''Şu anda İmralı, beklentilerimize cevap verecek noktaya doğru adımlarını atıyor" dedi.

'İmralı'nın silahların bırakılmasından yana bir tavrın içerisine girmiş olduğunu' belirten Erdoğan, "Çıksınlar ve silahlarını gömsünler. Bitsin bu iş" diye konuştu.

Terörle mücadelede 'bir anda netice alamadığını' ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bölücü terör örgütünün 4 boyutu var. Eskiden 3 diyordum ama şimdi 4 diyorum. Bu boyutlar; İmralı, Kandil, Avrupa ve parlamento uzantısı... Bu boyutlarla farklı farklı görüşüyoruz. Hepsi 'İmralı ne derse biz onu yaparız' diyor.

'İMRALI BEKLENTİLERİMİZE DOĞRU ADIM ATIYOR'
Bunda eğer samimiyseler şu anda İmralı, beklentilerimize cevap verecek noktaya doğru bir defa adımlarını atıyor. Nedir o Bizim şu anda gördüğümüz şey, o da silahların bırakılmasından yana bir tavrın içerisine girmiş.

'BU İŞİN ÇIKIŞI YOK'
Çünkü bakıyor ki, bu işin artık çıkışı bu. Biz ne dedik, 'yurtdışına çıkacaklarsa sınır noktasında biz iktidar olarak elimizden gelen bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz. Çıksınlar ve silahlarını gömsünler. Bitsin bu iş.

'KÜRTLERE EN BÜYÜK İYİLİĞİ YAPARLAR'
Çünkü bu bittiği zaman eğer benim Kürt vatandaşımı seviyorlarsa, o zaman Kürt kardeşime en büyük iyiliği bunlar yapmış olur. O zaman güvenlik güçlerimizin de operasyon süreci bitecektir. Durup dururken benim güvenlik güçlerim neden operasyon yapsın ki Onun işi gücü operasyon değil asayişi sağlamak, teröre karşı mücadele etmek.

'İŞSİZLİK ORTADAN KALKAR'
Yurt dışı saldırılar varsa bunlara karşı mücadele etmek. Biz bunu görüyorsak benim zaten askerim de kışlasındadır, polisim de mahallindedir. Başka yere çıkmaz. Ondan sonra zaten herkes huzur içinde, hem bu ülkede mali noktada şu anda Güneydoğu'da, Doğu'da işsizlikten dem vuruyorsak işsizlik ortadan kalkar.

Yapılan yatırımlara rağmen geçenlerde geldiler, iş makinelerini yaktılar. Çalışanların tamamı bölge insanı olmasına rağmen. Yatırım, 600 milyon dolarlık bir yatırım. Bu yatırımın olduğu yere sen gel, orada iş makinelerini yak, tehditler vesaire falan...

İstenen ne Bize vergiyi vermedin. Bölgeye vergi ödüyor, bundan daha büyük vergi mi olur Aynı şekilde bölgede başkalarının yiğitçe yatırımı var. Başka gelmek isteyen de bunları görerek gelmiyor.

'GÜNEYDOĞU BATI'YLA YARIŞIR'
O zaman bölge nasıl kalkınacak Biz buna rağmen bölgede 36 katrilyon yatırım yapmışız, altyapı, üstyapı yatırımı. Bu yatırımı teröre rağmen yapıyoruz. Demek ki terör bu bölgeden sıyrılsa yatırımcının bu bölgeye girmesiyle yatırımlar 36 değil 72'ye çıkar. O zaman batıyla yarışır hale gelir.''



'MESLEK KÖRLÜĞÜ'
Sağlık alanında yaptıkları iyileştirmelerden bahseden Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın görevden alınma nedeniyle de ilgili değerlendirme yaptı. Eski bakandan şikayeti olmadığını belirten Erdoğan, bunun bir devir teslim süreci olduğunu ve bu süreçte kendilerinin insan yetiştirmeleri gerektiğini aktardı.

Erdoğan, zaman zaman meslek körlüğü başladığını belirterek, ''Önümüzdeki süreci şimdiden hazırlamamız lazım. Bu, gerek bakanlık olarak gerek yeni yetişecek arkadaşlarımızla ilgili olsun. Bir de aynı yerde sürekli olarak kalmak, Recep Bey'in 3. dönemi, gidiyor. Recep Bey tam seçimde devir teslim yapıp da yeni arkadaşımın bu işi devralması farklı, ama onun da parlamentoda olduğu dönemde bu işi yeni arkadaşımızın alması başka'' diye konuştu.

'ŞAHİN GÖZÜ KARA BİR KARDEŞİM'
Erdoğan, görevden aldığı diğer bakanlardan İdris Naim Şahin hakkında ise şunları söyledi:
''İdris benim çok eski arkadaşım. İmam hatip okulundan sınıf arkadaşım aynı zamanda. Yani çalışkan, şey olarak öyle pek diplomaya doyan bir arkadaşımız da değil. Bu süreç içerisinde tabi biz her şeyi değerlendiriyoruz yani tek gönülle işe bakmıyoruz. Bu değerlendirmeler içerisinde de bütün bu bakışta bu istişarelerimiz vesaire... "

'BAŞBUĞ'A ÖRGÜT MENSUBU DEMEK AFFEDİLEMEZ'
Tutuklu askerler konusuna bir kez daha değinen Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'ın terör örgütü mensubu olmaktan yargılanmasının 'çok yanlış' olduğunu söyledi.

Erdoğan, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de kuvvetler ayrılığı prensibi, yasama yürütme yargı olarak birbirlerinin alanına girmeye çok müsait. Daha önce biliyorsunuz Sezer'in döneminde de yargıyı adeta bu erklerin üzerine çıkaran bir meclis konuşması vardı. Çok da eleştiri aldı o ifadeler. Çünkü hiçbir zaman ne yargının yürütme üzerinde, ne yürütmenin yargı üzerinde, ne yasamanın diğerleri üzerinde üstünlüğü olamaz. Hepsinin kendi anayasanın tanımladığı o kategoride hizmetini vermesi lazım. Bu süreç içinde, başta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olmak üzere, diğer generallerimizin hiçbirine alışılmış anlamda 'terör örgütü mensubu' demek bir defa çok ciddi bir yanlıştır.

Bu affedilemez. Bu tanımlamayı yapanlar şu anda bulundukları makam itibarıyla, kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez. Türk Silahlı Kuvvetleri, bir örgüttür ama terör örgütü değildir, anayasal bir örgüttür. Bu anayasal örgütün başıdır dersen eyvallah. Ama terör örgütüdür dediğin zaman, sen o zaman geliyorsun Türk Silahlı Kuvvetleri'mizi bu hale getiriyorsun. Bunun affedilir bir yanı yok, çok ciddi bir yanlış."