İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Yazı İşleri Müdürü Adem Coşkunyürek, taksici Nihat Elçi'ye yönelik saldırıya ilişkin, "Kimliği belirsiz bir kişi, sorgusuz, sualsiz arkadaşımızın kafasına sıkıyor ve üzerindeki parasını alıp olay yerinden uzaklaşıyor. Arkadaşımız dün akşamki gibi yoğun bakımda." dedi.

Adem Coşkunyürek, Elçi'nin (26) tedavi gördüğü hastanenin önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, olayın nasıl meydana geldiğini anlattı.

Taksiye binen kimliği belirsiz bir kişinin, sorgusuz, sualsiz Elçi'nin başına ateş ettiğini belirten Coşkunyürek, "Arkadaşımızın üzerindeki parasını alıp olay yerinden uzaklaşıyor. Arkadaşımız dün akşamki gibi yoğun bakımda." diye konuştu.

Coşkunyürek, benzer saldırılara maruz kalınmaması için taksilere kabin zorunluluğu getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Can güvenliği açısından kabin çok önemli. Ama mevcut araçlara olur mu, olmaz mı, bu da tartışılır. Can güvenliği için taksilerde kabin zorunluluğu şart." ifadesini kullandı.

SALDIRI ANI KAMERADA

MESLEKTAŞLARINDAN EYLEM

Taksi şoförleri, öldürülen meslektaşları Nihat Elçi’nin kaldırıldığı özel hastanenin önünde toplandı.

Birleşik Taksi Şoförleri Başkanı Hüseyin Duman, yaptığı açıklamada, can güvenliklerinin olmadığını bu nedenle kabinli araç talep ettiklerini söyledi.

Yıllardır kabinli araç düzenlemesi için çabaladıklarını anlatan Duman, "’Darbediliyoruz, gasbediliyoruz, taciz ediliyoruz. Bu işlerin çözümü, taksi şoförünün can güvenliğini sağlamak. Bizim can güvenliğimizi yüzde 90 sağlayacak kabinli araç. Biz yaşlanamıyoruz bu meslekte.’’ diye konuştu.

Dün gece bir meslektaşlarının gaspçı tarafından başından silahla vurulduğunu ifade eden Duman, "Gene bir arkadaşımız Beylikdüzü’nden aldığı yolcu ile Bayrampaşa’ya geliyor, Bayrampaşa’da hiçbir şey yokken, aracın içerisinde kamera varken, takip sistemleri varken kafasına tek kurşunla sıkılıp gasbediliyor. Her ne olursa olsun biz bu araçların içerisinde güvenle hizmet vermek istiyoruz" dedi.

Kabinli araç için 10 bin imza topladıklarını belirten Duman, "Beşiktaş Meydanı’nda 22 gün çadır açıp 10 bin imza topladığım halde bu imzaları da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü yetkililerine teslim ettiğim halde hala kabinli araç için niçin bir kanun çıkarmıyor, niçin bir kanun yapmıyor hükümetimiz anlamış değilim." ifadelerini kullandı.

Olay sonrasında kaçan şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.