Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 5 yılda 5 milyon 750 bin lira harcanarak aslına uygun olarak restore edilen Avrupa’nın 2’nci büyük sinagogu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Edirne Belediye Başkanı CHP’li Recep Gürkan, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile çok sayıda Musevi’nin katıldığı dini törenle açıldı.

ERDOĞAN İÇİN DE DUA EDİLDİ

Açılış töreni ilahi ve dualarla başladı. Özel olarak getirilen Tevrat, yine dualar eşliğinde konukların arasından getirilerek özel bölümüne konuldu. Ulus Özel Musevi Okulu öğrencileri tarafından da mini bir konser verildi. Ardından hahambaşları tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye için dualar okundu.

Haham, duanın Türkçe tercümesinde, "Yüce devletimiz Türkiye Cumhuriyetini ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı mübarek kılsın, korusun, yücelttin, yardım etsin, büyütsün, yücelere taşısın. Ömrünce ve ömrümüzce şanını yüceltsin amin" ifadelerini kullandı.

Dini törenin ardından konuşan Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh, sinagogun 5 yılda eski haline getirildiğini ifade ederek, "Tevratımızı buradaki evine teslim etmiş olmanın mutluluğu, sinagogun ibadet dışı, ziyarete açık olduğu zamanlarda Tevratımıza ve inancımızın kutsal günlerine Vakıflarca en hassas şekilde sahip çıkılacağının huzuru içerisinde olduğumuzu ifade etmek isterim" dedi.

ARINÇ: YAHUDİLERİN, MÜSLÜMANLAR KADAR HAKKI VAR

Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bülent Arınç ise bir Müslüman’ın ne kadar hakkı varsa, Yahudi ve Hıristiyanların da hakkı olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Son yıllarda İsrail hükümetiyle ilişkilerimizdeki sorunlar sebebiyle ülkemize yönelik suçlamalar getirdiğini, aynı şekilde maalesef bazı grupların da Türk Musevi Cemaatini suçladığını üzüntüyle gözlemliyoruz. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki devletler arası ilişkilerle, toplumlar arasındaki ilişkiler birbirinden ayrı olarak değerlendirmelidir. Yahudilerle aramızdaki bağ, İsrail ile başlamış bir bağ değildir. Ülkemiz dünyanın farklı bölgelerinde zulüm görmüş Yahudilerin ihtiyaç duyduklarında sığınacakları bir huzur limanı olmuştur. Gerek İspanya’dan gerek 1930’lardan Nazi Almanya’sından gelen Yahudiler bu toprakları vatandaşları olarak kabul etmiş, tarih ve kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olmuş ve ülkemize çok katkılarda bulunmuştur. Bu vatanda bir Müslüman’ın ne kadar hakkı varsa, bir Yahudi’nin, bir Hıristiyan’ın başka inanç grubunun da o kadar hakkı vardır."

Konuşmaların ardından Türk Musevi Cemaati tarafından Bülent Arınç’a hediyeler verildi.