Şirketlere internet sitesi uyarısı

Yeni Ticaret Kanunu ile artık şirketlerin internet sitesi kurması zorunlu hale geldi. Ancak kanunun 2012'de yürürlüğe girecek olması ve bazı teknik ayrıntılar yüzünden kafalar karıştı. Peki nasıl bir yöntem izlemek lazım. İşte birinci ağızdan yanıtlar...

25.08.2011 - 11:33

Yeni Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe gireceği 1.7.2012 tarihi yaklaşırken, görsel, işitsel medyada ve internetteki haber sitelerinde bazı yazılım şirketleri veya patent ofisleri tarafından ardı ardına haberler çıkmaya başladı; “şirketlerin mutlaka web sitesi kurmaları gerekecek”, “hemen alan adlarınız için marka tescili yapın”, “şirketler web sayfası yapmak zorunda, web tasarımcıları bu işten çok istifade edecek” gibi...

Ancak; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan Yeni Türk Ticaret Kanununun Bilişimle İlgili Hükümlerini Hazırlamakla Görevli Alt Komisyonun Başkanı ve Bakanlığın Bilişim Hukuku Danışmanlığını yürüten İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsünün Direktörü olarak ifade etmek isterim ki, bizim hazırladığımız ikincil mevzuat medyada çıkan haberlerle yakından uzaktan alakası olmayan bir “Dijital Şirket” yarattı Türkiye için. Bu nedenle özellikle şirketlerimizden, kurum ve kuruluşlardan medyada yer alan sektörü yanlış yönlendiren bu tür açıklama ve görüşler doğrultusunda bir panik havası varmış gibi aceleci olmamalarını ve kurumları, şirketleri adına yanlış, gereksiz yatırımlar yapmamalarını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından görüşe açılacak metinleri beklemelerini ve Bakanlık tarafındaki süreçleri takip etmelerini rica ediyorum. Bu açıdan bilinmesi gereken önemli tarih, ikincil mevzuatın yayımlanması gereken tarih olan 14.2.2012’dir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Tüzük ve Yönetmelikler kenar başlıklı 42. maddesine göre;

MADDE 42- (1) Türk Ticaret Kanunu veya bu Kanun uyarınca hazırlanacak tüzük ve yönetmelikler, Türk Ticaret Kanununun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yayımlanır.

Türk Ticaret Kanunu 14.2.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığı için, ikincil mevzuatın yayımı için 6103 Sayılı Kanunun belirlediği 1 yıllık süre 14.2.2012 tarihinde dolmaktadır. Kural olarak bu tarihte yayımlanacak olan ikincil mevzuatı dikkate alarak, yatırımlarına başlamaları gerekecektir.

Peki bizim yakında tüm kamuoyunun görüşüne açılacak “Dijital Şirket”’e ilişkin ikincil düzenlemelerimiz nasıl bir çerçeve öngörmektedir? Bu konuda kısaca bilgi vermek isterim:

Öncelikle kamuoyunda çok tartışılıp, konuşulduğu için Kanunun 1524. maddesindeki İnternet Sitesi kurma zorunluluğuna ilişkin hükümden başlamak istiyorum. Kanun koyucu tüm sermaye şirketlerine internet sitesi kurma zorunluluğu getirerek şu iki amaca ulaşmayı planlamaktadır:

1. İnternet sitesi ile her şirketin e-ticaret ile tanışmasını sağlamak, ulusal sınırlar ötesinde ticari iş ve ilişkiler kurmasının önünü açarak, bilgi ekonomisinden ülkemizin alacağı payı büyütmektir.
2. İnternet sitesinde yayımlanmasını öngördüğü hususlar sayesinde şeffaflık ve kamuya aleniyet ilkelerine uygun şekilde işleyen bir şirket yönetimi yaratmak.

İnternet Sitesine ilişkin olarak biz hazırladığımız ikincil mevzuatta, iki gerekçe ile sermaye şirketlerinin bir alan adı alarak web sitesi kurmaları zorunluluğunu kaldırdık, bunun yerine aşağıda kısaca açıklayacağım şekilde oluşturulacak bir internet sitesine sahip olmalarını istedik. Bu kararımızda; Chris Anderson ve Michael Wolf’un birlikte kaleme aldıkları  ve Wired’da yayımlanan  “The Web Is Dead. Long Live The Internet” başlıklı yazılarının etkisi son derece büyüktür (http://www.wired.com/magazine/2010/08/ff_webrip/all/1). Yolumuzu aydınlattıkları için kendilerine teşekkürü borç biliriz.

Bizi bu sonuca götüren ilk neden şudur: Ticaret sicilleri ancak 2012 yılından itibaren Gümrük ve Ticaret Bakanlığının MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) Projesi ile birbirlerine entegre olabilecekler ve bir sicilin girdiği herhangi bir kaydı diğer bir sicil otomatik olarak sorgulayabilecek. Önceki yıllarda bu tür bir ortak veritabanı mevcut olmadığı için Türkiye’de herhangi bir ilde kurulan şirketin unvanı, başka bir ilde ticaret siciline tescil edilen şirketinki ile aynı olabilmekteydi. Ticaret sicillerinde bu durumda çok sayıda şirket kayıtlı. Tüm bu şirketlerin alan adı almak istemeleri durumunda hepsi, kendi unvanlarını kullanarak, o unvana uygun alan adı taleplerinde haklı durumda olacaklardır. Alan adlarına ilişkin bu sorunun çözümüne gelince: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından .tr uzantılı alan adlarına ilişkin online uyuşmazlık çözüm sistemi henüz hayata geçmediği için, bu ihtilaflar mecburen yargıya intikal edecektir. İş yükü yeterince yoğun olan mahkemeler bir de alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklara ilişkin taleplerle boğulacaklardır.

İkinci neden ise, “The Web Is Dead. Long Live The Internet” sloganı ile hayatımıza giren yeni teknolojik gelişmelerdir. Eğer iPhone veya iPad kullanıyorsanız bilirsiniz; artık herhangi bir siteye bağlanmak istediğimizde onun örneğin; http://www.ntvmsnbc.com şeklindeki alan adından oluşan web sitesini değil, uygulama yazılımı ile bu aygıtlara entegre edilmiş sadece amblemini tıklıyoruz ve internet sitesine bu şekilde erişiyoruz. Yeni Ticaret Kanununun ikincil düzenlemelerinin de en yeni teknolojilerden istifade edilmesini sağlayan bir yapıda olmasını arzu ettiğimiz için, 1524. maddede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek için halihazırda internet sitesine sahip olmayan sermaye şirketlerinin internet sitesi kurmaları veya kurdurmaları yeterli olacaktır. Kanunun öngördüğü internet sitesini şirket kendisi kurmak istemiyorsa, bu konuda hizmet verecek olan “Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcı” olarak tanımladığımız kurumlardan destek alabileceklerdir.

Kanunun öngördüğü internet sitesi; blogger’da veya tumblr’da hazır bulunan şablonlardan birini seçerek veya web tasarımcılarından hizmet alarak kurmakla yükümlülüğünüzü yerine getireceğiniz bir internet sitesi değildir. Bu internet sitesinde yayımlanması zorunlu olan asgari içeriğin neler olduğunun bir bölümü 1524. maddede sayılmıştır. Bunun dışında Kanunun birçok maddesinde internet sitesinde şirketin yayımlaması zorunlu olan hususlar belirtilmiştir. Bu içeriğin en az 6 ay süre ile internet sitesinde tutulması gerekmektedir. Finansal tabloların ise 5 yıl muhafaza edilmesi gereklidir. İşte bu noktada Şirketin internet sitesinde yayımladığı bu bilgilerin doğruluk ve bütünlüklerini sağlama yani “bilgi güvenliği” ilkelerine, standartlarına uygun bir internet sitesine sahip olma ödevi başlamaktadır. Kamuya aleniyet ilkesi gereği internet sitesinde yayımlanan bilgi ve belgelere göre üçüncü kişiler hareket edeceklerinden, bu internet sitesinin yetkisiz erişimlere, verilerin izinsiz değiştirilmesi veya yok edilmesi gibi eylemlere karşı korunaklı yani “hackersafe” bir site olması gerekmektedir.

İkincil mevzuatla detaylı olarak belirtilen “teknik hususlar ve güvenlik” kriterlerine uygun bir internet sitesine sahip olma noktasında şirketlere “merkezi ortak veri tabanı hizmet sağlayıcılar” destek hizmeti verebilecektir.

Bunun dışında internet sitesine ilişkin ikincil mevzuatla gözettiğimiz bir başka nokta da; yürürlükteki Ticaret Kanununun 50 yılı aşkın kazanımlarını ve kurumlarını, “Dijital Şirket” açısından değerlendirmektir. 1524. maddenin yayımlanmasını zorunlu kıldığı bilgi ve belgelere ticari hayatımızda halihazırda sahip olan, bunları saklamakla görevli olan kuruluşları, Dijital Şirket konsepti içinde “Merkezi Ortak veri Tabanı Hizmet sağlayıcı” olarak konumlandırmak olmuştur. Bir yerde kayıtlı olan bir veri varsa, bu veriye ihtiyacı olan diğer kamu veya özel sektör kuruluşlarının tek bir yerden bu veriyi çekerek kullanmaları, müteaddit defa aynı veriyi başka başka kurumların bireylerden veya şirketlerden talep etmelerinin önüne geçmek, bu sayede maliyetleri azaltmak, zamandan tasarruf etmek ve gereksiz enerji kaybını önlemek gibi amaçlar gözetilerek; İnternet sitesi kurma zorunluluğuna ilişkin 1524. madde uygulamasında, tüm sermaye şirketlerinin; hem internet sitesinin oluşturulması hem de yayımlamaları gereken bilgi ve belgeler konusunda ikincil mevzuatla işaret edilen merkezi kuruluşlardan destek hizmeti alabilmelerinin şirketleri rahatlatacağını düşündük.

Türk Ticaret Kanununun yaşantımıza sokacağı “Dijital Şirket” yaşam döngüsü kapsamına giren kurumlarla (devlet, tedarikçileri, destek hizmetleri sunan diğer şirketler gibi…) ve kişilerle (çalışanlar, müşteriler, üyeler gibi…) olan ilişkilerinin ve işlemlerinin tamamının kağıtsız ortamda yürütüldüğü, bürokrasinin minimize edildiği, gereksiz masraf ve külfetlerin bilişim teknolojileri ile bertaraf edildiği, ticari yaşantımız açısından mevcut durumda önemli görevler ifa eden kuruluşların tecrübe ve deneyimleri ile dijital şirketin Ticaret Kanunundaki isterlerinin birleştirildiği, ulusal şirketlerimizin uluslar arası arenada rekabet güç ve avantajlarına sahip olmasının desteklendiği, ülkemizin yatırım ortamının cazip hale getirildiği, bilişim teknolojilerinden maksimum şekilde istifade edildiği, dünyadaki diğer ülke uygulamalarının irdelenerek onlardan daha ileri ve modern ilke ve yaklaşımların benimsendiği bir konsept olarak kurgulanmıştır.

Dijital Şirket’in temel ilkeleriyle tanıtılacağı bir konferans İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nün ev sahipliğinde Eylül ayında Üniversite’de gerçekleştirilecektir. Enstitü tarafından http://cyberlaw.bilgi.edu.tr ve www.bilgi.edu.tr adreslerinde açıklanacak bir takvimle, tüm şirketlerimize “Dijital Şirket” ve uyum süreci konusunda eğitim ve/veya danışmanlık da verilecektir.

* İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Direktörü
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Türk Ticaret Kanunu Bilişimle İlgili İkincil Mevzuatı Hazırlama Komisyonu Başkanı


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...