81. Oscar Akademi ödülleri, Los Angeles’daki Kodak Theatre’da bu sabaha karşı yapılan törenle sahiplerine dağıtıldı. Sunuculuğunu Avustralyalı tiyatro ve sinema oyuncusu Hugh Jackman’ın yaptığı törende, geceye 8 ödülle Slumdog Millionaire damgasını vurdu. Film, en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo, en iyi görüntü yönetmenliği, en iyi ses miksajı, en iyi kurgu, en iyi film müziği ve en iyi orijinal şarkı ödüllerine layık görüldü.

İlişkili Haberler


Yoksulluk sömürüsü yapıldığı eleştirilerine rağmen "Slumdog Millionaire" filminin "en iyi film Oscar'ının" yanı sıra 7 Akademi ödülü kazanması Hindistan'da büyük memnuniyet yarattı. Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, 8 dalda Oscar kazanan filmin ekibine bir kutlama mesajı göndererek, "Hindistan'ı çok gururlandırdılar" dedi.

Oscar kazanan üçüncü Hintli olan ve bu filmin müzikleri ve orijinal şarkısı için iki dalda ödüle layık görülen "Madras'ın Mozart'ı" lakaplı kompozitör A.R. Rahman da, ödül töreni sırasında, filmin geçtiği Bombay kentinin tüm halkına sevgilerini gönderdiğini ve umudun gücü ile yaşam konusunda iyimserlik mesajı vermek isteyen filmin ruhunun kendilerini gururlandırdığını söyledi.

15 milyon dolar bütçeli ve 160 ülkede gişe rekoru kıran filmin yapıcısı Christian Colson ise, filmin harika bir yolculuk olduğunu ve Bombay kentine sıradışı bir saygı kazandırdığını ifade etti.

Ancak, filmin büyük ödülü kazanması yoksulluğun pençesindeki Hint gecekondu semtlerinde aynı etkiyi yaratmadı. 455 milyon insanın günde 1,25 dolardan daha az bir miktarla yaşamaya çalıştığı bu ülkenin gecekondu sakinleri, "yoksulluğun pornografisi" olarak niteledikleri filmden çok da gururlu olmadıklarını bildirdiler.

Filmin çekildiği Asya'nın en büyük gecekondu semti Dharavi sakinleri, filmin ismi nedeniyle "Biz gecekondu köpekleri değiliz" diye tepki gösterdiler.

Dharavi sakinlerinden 23 yaşındaki Varşa Jitendra Boşle, "Filmi gördüm, beğendim ama isminden dolayı tepkiliyim" derken, Praşant Dighe isimli bir başkası da, "Dharavi'de tüm yaşamım boyunca hiçbir değişiklik görmedim ve de görmeyeceğim. Politikacılarımız 60 yıldır hiçbir şeyi değiştiremediler, sinemacılar mı değiştirecek? Gelirler filmi çeker ve parayı yaparlar. Biz bugün buradayız ve yarın da, 60 yıl sonra da burada olacağız" diye konuştu.

Filmin Oscar kazandığı hakkında Dharavi sakinlerinin çok azı bilgi sahibi ve bu kesim de, filmin başarısının kendi yaşamlarına pek etkisi olmasını beklemediğini belirtiyor.

FİLM HAKKINDA

Dev Patel, Anil Kapoor, Saurabh Shukla ve Raşendranath Zutshi’nin rol aldığı ‘’Slumdog Millionaire’’, “Shallow Grave”, “Transpotting”, “A Life Less Ordinary”, “The Beach”, “Alien Love Triangle”, “28 Days Later”, “Millions”, “Sunshine” gibi birçok kısa ve uzun metrajlı filme imzasını atmış, usta yönetmen Danny Boyle’u ilk kez Oscar’a götürecek film oldu. Slumdog Millionaire’le Oscar’a aday olan bir başka isim de, filmi Q&A kitabından uyarlayan senarist Simon Beaufoy.

“Para ve kadınlar... Hayattaki hataların çoğunun nedeni budur. Görünen o ki sen bunların ikisine de bulaşmışsın...” Filmden alınan bu tek cümle belki de film hakkında genel bir fikir verebilir. Pek çok eleştirmenin senaryosunu Dickensvari bir öykü olarak nitelendirdiği film, yalnızca hikayesiyle değil renkli ve hareketli sahneleriyle de öne çıkıyor.

Batıdaki sinemaseverlerin büyük çoğunluğunun kitapta betimlenen Hindistan’ı hiç tecrübe etmediklerini düşünen Beaufoy, “Charles Dickens’ın 21. yüzyıl Londra’sı gibi büyük bir hızla gelişiyor. Yoksullar her zamankinden daha yoksul. Zenginler her zamankinden daha zengin. Ve ikisinin tam ortasında, yukarıya doğru yollarını açmaya çalışan büyük bir kitle var” diyor.

Beaufoy kitabı senaryolaştırırken iki anahtar unsura odaklanmış. İlki, fakirin zengin olduğu, olumlu bir sonuca ulaşmak için kahramanın aşılamaz gözüken engellerle karşılaştığı, hepimizin bildiği peri masalı şablonu... İkincisi ise hikayenin yaslandığı olağanüstü sahne arkası... Ancak, filmde birçok teknik sorun da meydana gelmiş. “Bir kitabın senaryoya uyarlanması, bir yazar için yeni bir senaryo yazmaktan daha zordur” diyen Beaufoy için zorluk, kitabın otantik ruhunu koruyarak karakterleri beyaz perdeye aktarmak olmuş:

“Bu hikayelerden bazıları birbirleriyle alakalı bile değildi. Bütünleyici bir unsura sahip değildi. Baştan sona birinin hikayesini anlatmıyordu. Daha ziyade birbirinden bağımsız hikayeler gibi duruyordu, hatta bazı ufak hikayeler ana karakterlerle alakalı bile gözükmüyordu. Bir başkasının fikrini geliştirmek, kendi fikrini yaratmaktan çok farklı bir süreç. Bir adaptasyonla uğraşırken, kitabın aslına karşı bir sorumluluğunuz var. Bu, size teslim edilmiş bir çantayı açıp içinden üstünüze olanları ve olmayanları seçip ayıklamak gibi bir şey. Bu benim çantam değil, bir başkasının. Ama onu bir şekilde kendi elinizden çıkan tutarlı bir esere dönüştürmeniz gerekiyor.”

FİLMİN ÖYKÜSÜ

Film, Hindistan’ın Mumbai kentinin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşındaki yetim Jamal Malik’in yaşamından bir kesit sunuyor:

Hindistan’ın izlenme rekorları kıran “Kim 500 Milyar İster?” adlı televizyon şovunda kaçınılmaz karar anı gelmiştir. Yakıcı stüdyo ışıkları altında nefeslerini tutan izleyiciler, sokak çocuğu Jamal Malik’in 20 milyon rupi kazanmak için son soruyla vereceği cevabı heyecanla beklemektedir.

Filmin fragmanında bu bilgi verildikten sonra şöyle soruluyor. Bunu nasıl başardı;

a- Hile yaptı
b- Şanslıydı
c- O bir dahiydi
d- Bu onun kaderiydi - DOĞRU

Programın sunucusu Prem Kumar, sıfırdan zengin olacak bu sokak çocuğunun tüm soruları bilebilme ihtimaline inanmaz ve onu hile yaptığı iddiasıyla polise ihbar eder. Şova ara verildiğinde, polisler Jamal’ı hile yapmak suçuyla tutuklarlar.

Gece boyunca sorguya çekilen yarışmacının karşısına soruları tekrar çıkarırlar. Jamal her sorunun doğru cevabını nasıl bulduğunu anlatmaya başlar. Bunun sonucunda, genç çocuğun inanılmaz yaşam hikayesi gün yüzüne çıkar.

Jamal’ın hikayesi, modern Hindistan’ın hikayesi... Mumbai şehirinin gecekondu mahallesinde büyüyen Jamal’ın annesi çıkan bir din çatışmasında gözlerinin önünde katledilir. Bu olaydan sonra Jamal, ağabeyi Salim ve tek aşkı yetim Latika’yla birlikte sokaklarda yaşar.

Şehrin en fakir bölgelerinde sokak çeteleri içinde geçen çocukluğu Jamal’ın iyi huylu yapısını hiç bozmaz. Ama kardeşi Salim güç ve paraya açtır. İki kardeş arasındaki gerilim ve çekişme yetişkin birer kişi oldukça artar. Ve bir gece yaşanan bir olay Jamal’ın kardeşinden tamamen kopmasına ve gerçek aşkı Latika’yı kaybetmesine neden olur.

Jamal, Latika’yı tekrar bulduğunda her şey değiştirilemez şekilde farklılaşmıştır. Salim, bir ganster için çalışmaktadır ve bu gansterler kralının karısı da Latika’dır.

Jamal’ın hikayesi polis memurunu etkilemiştir ve söylediklerine inanmaya başlamıştır. Sonunda polis Jamal’ın yarışmaya geri dönerek son soruyu da cevaplaması gerektiğine karar verir.

Artık tüm şehir, bu fakir sokak çocuğunun son soruya vereceği cevaba kilitlenmiştir. Tıpkı şehrin diğer bir ucunda onu televizyonda izleyen Salim ve Latika gibi.

Salim kardeşini televizyonda gördükten sonra şok edici bir karar verir ve Latika’nın gangster kocasının elinden kaçmasına yardımcı olur. Latika, Jamal’ın bulunduğu stüdyoya doğru sıkışık trafiğin içinde yol alırken, Jamal da son soruyu cevaplamak üzere koltuğa oturur.

Son sorunun cevabı hakkında hiçbir fikre sahip olmayan Jamal son joker hakkı olan “bir arkadaşını aramak” seçeneğini kullanır ve tek bildiği numara olan kardeşi Salim’i arar...