Sokak hayvanlarının hakları: Site bahçesindeki kedi atılabilir mi?

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Hayvanları Koruma Kanunu’na göre kamusal-özel ayrımı olmaksızın, sokaklar, parklar, site ve apartman bahçeleri sokak hayvanlarının "yaşam ortamları". Yeni düzenleme çıkmasa bile, şu anda yaşam ortamları ve canları, kanunen güvence altında.Site, apartman, resmi ve özel kurum görevlilerinin, kedi ve köpeklerin yerini değiştirmesi, başka yerlere götürmesi, toplaması yanında belediyeye "Kedileri-köpekleri toplayın" diye telefon etmek de yasa ihlali. Sahipsiz bir hayvanı, sokaktan, site ya da apartman bahçesinden atmak suç.

Haberler - ntv.com.tr 31.05.2021 - 08:19

Sokak hayvanlarının hakları: Site bahçesindeki kedi atılabilir mi?

Hayvanseverler, dört gözle hayvanlara, 'mal' değil 'can' statüsü verecek kanunun, Meclis tatile girmeden çıkarılmasını bekliyorlar. Bu kanunun yıllardır çıkarılmaması dışında, site bahçesinde, yolda sokak hayvanlarını beslemelerine tepki gösterip tehdit edenlerden de şikayetçiler.

Hürriyet gazetesinden Oya Armutçu'nun bugünkü yazısında hayvanseverlerin sorularına ve cavaplarına yer verildi. Soruları özetle şöyle: 

Hayvanları Koruma Kanunu’na göre şu anda sokak hayvanlarının hiç hakkı yok mu?

Her yerde, sahipsiz hayvanlara yemek-su koyulabilir mi?

Sahipsiz kedi-köpek, bahçeye kaka yapıyor, eşyalara, çamaşırlara, bitkilere zarar veriyor diye attırabilir mi?

Sokak hayvanlarını beslediğimiz için bizi tehdit eden diğer insanlara karşı ne yapabiliriz?

HAYVANLARIN YAŞAM HAKKI

Tüm bu soruları ve sokak hayvanlarının mevcut haklarını, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu yanıtladı. Kalafatoğlu, "5199 Hayvanları Koruma Kanunu, sahipsiz hayvanların yaşam haklarını, yasal güvence altına almıştır. Kanunun 3. maddesine göre, ‘Sokaklar, parklar, hayvansal doğal güdü ve yetenekleri ile girebildikleri özel veya kamuya ait ayırımı olmadan ağaçlı, yeşil bahçeler ve tüm açık alanlar dahil olmak üzere, her yer ve köpeklerin doğal olarak yaşadıkları yerler yaşama ortamları’dır. Kanun, yaşama ortamını tarif ederken, özel alan veya kamu alanı diye bir ayırım yapmamış, hayvanın doğal yetenekleri ile kendi seçerek yaşayacağı her yeri, yaşam ortamı olarak tanımlamıştır. Kanun kapsamında temel ilke olarak evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir. Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı, kötü muameleden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.

SADECE VİCDANİ GÖREV DEĞİL 

Kanunun 4/d maddesi ‘Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır’ diyerek, doyurma faaliyetlerinin, hayvanseverlerin yasal hakkı ve görevi olduğuna işaret etmiştir. Sahipsiz sokak hayvanlarını doyurmak, sadece ‘vicdani görev’ değil; aynı zamanda ‘kanuni hak’tır.

ORMAN SU İŞLERİ MÜDÜRLÜKLERİ 

Kanunun uygulayıcısı olan Orman Su İşleri Müdürlüğü, özel alan veya kamu alanı olarak ayırmadan, hayvanın yaşam alanı olarak seçtiği bölge/mahal veya kamuya açık alan her neresi ise, orada yaşaması, bakımı ve kötü muameleden uzak tutulması için gerekli tüm önlemleri almalıdır. Kanun gereği bir bölgeyi kendine yaşam ortamı olarak seçmiş ve orada yaşayan kedi ve köpeklere bakan gönüllü veya STK’ların desteklenerek, teşvik edilmesi, yasanın uygulayıcısı olan Orman Su İşleri müdürlüklerinin görevidir.

SİTE GÖREVLİSİ ATAMAZ

5199 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği 20. maddesi uyarınca; sahipsiz hayvanlara ilişkin her türlü işlem, yasanın uygulayıcısı olan Valilik Orman Su İşleri Müdürlükleri ve Belediyelere verilmiştir. Belediyeler dışında hiçbir kurum veya kuruluş, sahipsiz hayvanlara müdahale edemez, toplayamaz. Site, apartman, resmi ve özel kurum görevlilerinin kedi ve köpeklerin yerini değiştirmesi, başka yerlere götürmesi, toplaması yasa ihlalidir.

Yönetmeliğin 21. maddesine göre belediyelerin de kedi ve köpekleri toplaması, kanunla net bir şekilde belirlenmiştir. Belediyeler sadece kısırlaştırma amacı ile toplar, kısırlaştırır, bakım ve tedavisini yapar ve sonra aldığı yere geri bırakır. Kediler için özel merkezi olmayan belediye kedi toplayamaz. Kedi ya da köpek, hiçbir hayvanın yeri, keyfi olarak kısırlaştırma amacı dışında değiştirilemez, alıştığı yerde yaşamı, kanunlar ile devlet tarafından desteklenir. Bu nedenle, belediyelerin, yönetimler veya kişilerce ‘hayvanların alınması, başka yere atılması’ talebi ile aranmasının da, belediyeden yasaya aykırı talepte bulunmak demek olduğunu ve yasa ihlaline girdiği bilinmelidir.

BESLEMEK YASAL HAKTIR

Kanun, hayvanların bulunduğu her yerde beslenmesini hükme bağlamıştır. Bir hayvansever, her yerde sahipsiz hayvanların önüne, yemek-su koyabilir, bir başka ifade ile; besleyebilir. Dolayısıyla, sahipsiz kedi-köpeğe bahçeli alanlarda mama su vermek, doyurmak ve barındırmak, yasal haktır. Buna engel olmaya çalışmak ise yasayı ihlal etmektir. Ancak, bu beslemeleri yaparken, toplu müşterek bir yaşam sürüldüğü ve özen gösterilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.

HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi, insana, desteğine ihtiyaç duyan hayvanı doyurma ve bakımını yapma hakkı vermektedir. Tüm yetkisini ve gücünü yasalardan alan ve maddi kazanç gütmeyen hayvanseverlerin; doyurma ve barındırma faaliyetlerinin engellenmesi/vazgeçirilmesi; mama ve su kaplarının atılması, kanuna muhalefet anlamı taşımaktadır. Hayvanlar, fiziki engel olmayan her yere girerler, bunun yasaklanması hayvanların doğasına, hayatın olağan akışına ve akla da aykırıdır.

HAYVANSEVERLERİ TEHDİT SUÇTUR

Hayvanseverlerin tehdit ve taciz ile sindirilmeye çalışılması da suç teşkil eder. İnsanların duygusal bağ kurduğu hayvanları doyurmalarını ve barındırmalarını engellemek, suç teşkil eder. Bu eylemler, 6284 sayılı Ailenin Korunması Kanunu’na göre psikolojik şiddet tanımına girmektedir ve kanuna aykırıdır.

HANGİ HUKUKİ YOLLARA BAŞVURULABİLİR

1) Valiliğe şikâyet yolu: Sahipli ya da sahipsiz hayvanlara herhangi bir zarar verilmesi halinde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması için ilgililer hakkında, ilgili Valilik makamına, belediyeye ve Orman Su İşleri Bölge ve Şube müdürlüklerine resmi müracaatta bulunularak, şikâyet yolu açıktır.

2) Orman Su İşleri Müdürlüğü’nde soruşturma talebi: Eko denge içinde önemli bir yer tutan sahipsiz hayvanları yok ederek ekolojik dengeyi bozarak çevreye zarar verilmesi sebebi ile, Çevre Kanunu’nu ihlalden Orman Su İşleri Müdürlüğü’ne, ilgililer hakkında soruşturma açılması için şikâyette bulunulabilir. Orman Su İşleri Müdürlüğü ve Valilik denetim elemanlarınca, bu hayvanların yaşam haklarının korunması için tedbir alınması talep edilir.

3) Mahkemeye Başvuru: Hayvanlara yasal hak olarak bakan kişilere uygulanan baskının önlenmesi için Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde mahkemeye başvurulabilir.

4)  Savcılığa suç duyurusu: Sitede yaşayan hayvanların, sahipli olması ve başlarına kasıtlı olarak bir şey gelmesi halinde; mevcut yasayı ihlal eden her kim ise, hakkında, ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.

Sayfa Yükleniyor...