Son dakika haberi!  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Rabbim bize, 15 Temmuz gecesinde FETÖ'cü alçaklara meydanları dar eden, namlular karşısında sinmeyen, korkmayan, tek bir adım dahi geri atmayan yiğit bir milletin evladı olmayı nasip etti. 'Türkiye' deyince gözleri dolan yüz milyonlarca dost ve kardeş nasip etti. Böyle olduğu sürece, önümüze çıkartılan hiçbir engel aşılmaz değildir" dedi. 

Başkan Erdoğan, Trabzon Ramada Otel'de, Trabzon Valiliği tarafından organize edilen akşam yemeğine katıldı. 

Konuşmasına, Trabzon'un kanaat önderleri ve gönüllü kuruluşların temsilcileriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek başlayan ve Trabzon Valiliğine teşekkür eden Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde yüzde 69,4 oy oranıyla kendisini cumhurbaşkanlığına layık gören Trabzonlulara şükranlarını sundu. 

Bu seçimde de Trabzon'un milli iradenin, vefanın, dayanışmanın şehri olduğunu gösterdiğini belirten Erdoğan, Trabzon'un bir kez daha iradesine sahip çıkarak Türkiye'ye husumet besleyenlere esaslı bir ders verdiğini söyledi. 

"BİZDE KOLTUKLAR, MAKAMLAR AMAÇ DEĞİLDİR"

Ahde vefa gösteren, 24 Haziran seçimlerinde demokrasi destanı yazan herkese teşekkür eden Erdoğan, "Bizde koltuklar, makamlar amaç değildir, milletimize en güzel şekilde hizmet etmenin bir aracıdır." diye konuştu. 

Erdoğan, verilen her oyun kendileri için emanet olduğunu, bundan sonra da bu emanete sahip çıkacaklarını söyledi. 

"Kefenimizi giyerek çıktığımız bu kutlu mücadelede sizlerin emanetine asla halel getirmedik getirmeyeceğiz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin kalkınması, devletin güçlenmesi, milletin huzur ve emniyeti için gece gündüz demeden çalışmayı sürdüreceklerini dile getirdi.  

"YOLU, YÜRÜNEBİLİR KILAN SAĞLAM YOLDAŞLARDIR"

"Önce yoldaş sonra yol." atasözüne atıfta bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yolu, yürünebilir kılan sağlam yoldaşlardır, arkadaşlardır. İnsanın sağlam, güvenilir, sırtını dayayabileceği yol arkadaşları olduğu sürece hiçbir yol uzun değildir. Rabbim, bize en zor zamanlarda duasını, desteğini, dayanışmasını esirgemeyen sizler gibi yol arkadaşları nasip etti. Rabbim, bize önce vatan, ülkem diyen Trabzonlu hemşehrilerim gibi yoldaşlar nasip etti. Rabbim bize, 15 Temmuz gecesinde FETÖ'cü alçaklara meydanları dar eden, namlular karşısında sinmeyen, korkmayan, tek bir adım dahi geri atmayan yiğit bir milletin evladı olmayı nasip etti. 'Türkiye' deyince gözleri dolan yüz milyonlarca dost ve kardeş nasip etti. Böyle olduğu sürece, önümüze çıkartılan hiçbir engel aşılmaz değildir."

Trabzon'da, Körfez'den gelen birçok turist gördüklerini aktaran Erdoğan, "Hepsinin gözleri ışıl ışıldı. Hepsinin yaklaşımları bir başkaydı. Otele geldik, otelde de maşallah Körfez'den burada pek çok turistlerimiz var. Onların da yaklaşımları, fotoğraf çektirme gayretleri... Her şey ortaya bir gerçek koyuyor. O gerçek de şu, demek ki bizleri seviyorlar." diye konuştu. Erdoğan, ulusal bir çerçeve içinde kalmadıklarını, uluslararası bir ışıltının söz konusu olduğunu söyledi. 

Milletin desteği, mazlum ve mağdurların duası arkasında olduğu müddetçe hedeflerine ulaşmaktan kimsenin geri koyamayacağını vurgulayan Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Allah'a güven, sa'ye sarıl, hikmete ram ol / Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol." dizelerini okudu. 

"Biz sadece son 16 yıldır değil, 40 seneyi aşan siyasi hayatımız boyunca daima bu tavsiyeyi kendimize rehber kıldık." ifadelerini kullanan Erdoğan, gençlerin sağ sol üzerinden birbirine kırdırılmak istendiği 1970'lerin sıkıntılı günlerinde bu ilkeye sarıldıklarını söyledi. 

Birilerinin "Son Karakol" diyerek darbeyi alkışladığı 1980'lerde yine bu prensibe sahip çıktıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Başörtüsünün yasaklandığı, genç kızlarımıza üniversite kapılarının kapandığı, devlet dairelerinin bu ülkenin evlatlarına adeta çok görüldüğü 28 Şubat döneminin karanlık günlerinde kendimize, arkadaşlarımıza ve milletimize yine bu tavsiyeyi hatırlattık. Yeise düşmeden, karamsarlığa kapılmadan, gelecek aydınlık günlerin inancıyla davamıza hizmet ettik. Ne oldu kapılar açıldı mı, açıldı. Okullar açıldı mı, açıldı. Devlet dairelerinin kapıları açıldı mı, açıldı. Mesele neydi? Sabreden kimse zafere ulaşır. Sabrettik sonunda ulaştık."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi ve Türk milletini tehdit etmek hiç kimsenin, hiçbir devletin, hiçbir kredi derecelendirme kuruluşunun haddi değildir." dedi.

Erdoğan, "İdraklerimize karamsarlık gömleği giydirilmesine kesinlikle müsaade etmedik. Sürekli olumsuzluklardan bahsedenlere inat 'İman varsa imkan da vardır.' diyerek yılmadan, yorulmadan ülkemize ve milletimize en güzel şekilde hizmet etmek için çalıştık. Hamdolsun. Her seferinde de haklı çıktık." ifadelerini kullandı.

Kur'an-ı Kerim'in İnşirah Suresi'ne atıf yapan Erdoğan, her güçlükle beraber bir kolaylığın olduğunu söyledi.

"Çile... arkadan elhamdülillah kolaylık. Çileyi çekmeden kolaylık gelsin... Yok öyle şey. Karşılaşılan her zorlukla beraber muhakkak bir ferahlık vardır. Aslında her zorluk, çekilen her sıkıntı büyük bir ferahlamanın, kolaylığın, inşirah ve zaferin müjdecisidir." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gerek devlet yönetimimizde gerekse siyasi hayatımızda gerekse milletçe bu topraklardaki bin yıllık tarihimiz boyunca pek çok kez Yüce Mevla'nın bu müjdesine mazhar olduk. Birinci Dünya Harbinde o Avrupa'nın hasta adamı olarak tanımladıkları Osmanlı'yı mezara koymaya gelenler, Çanakkale'de tarihlerinin en büyük hezimetini yaşadılar. Sevr'i hayata geçirmek için vatanımızı işgal edenler, Tuz Gölü'nde salamura olmaktan paçayı son anda kurtardılar. Dönemin en güçlü devletleri Anadolu insanının tüm yokluk, yoksulluk ve imkansızlıklara rağmen yürüttüğü bağımsızlık mücadelesi karşısında arkalarına bakmadan kaçıp gittiler. Bu ülkeyi tek parti zulmüne mahkum ederek terbiyeye yeltenenler, merhum Menderes ve arkadaşlarının yürüttüğü demokrasi mücadelesinin önünde duramadılar. 1974 yılında onca tehdide, şantaja ve ambargoya rağmen bu milletin Kıbrıs Türklerini özgürleştirmesine mani olamadılar. Türkiye'nin merhum Özal gibi dirayetli ve vizyoner devlet adamlarının önderliğinde ekonomide şahlanışının önüne geçemediler."

28 Şubat döneminde vesayet odaklarının kirli planlarını uygulamaya çalışanların milletin iradesine pranga vurmayı başaramadıklarını anımsatan Erdoğan, "O günlerde okuduğumuz bir şiir yüzünden 'Artık muhtar bile olamaz.' manşetleriyle bize siyasi ömür biçenler, aziz milletimizin sevda seline ket vuramadılar." şeklinde konuştu.

Erdoğan, 27 Nisan bildirileriyle siyaseti dizayn etmeye heveslenenlerin, sandıkta millet iradesine boyun eğmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Üç beş ağacı bahane ederek, Gezi olaylarıyla sokakları karıştırarak, büyük projelerimizi engellemek isteyenler amaçlarına ulaşamadılar. 'Tüketmeyin.' diyerek ekonomimizi bastırmayı veya batırmayı hedefleyenler, Türkiye'nin şahlanışına mani olamadılar. 17-25 Aralık'ta emniyet ve yargı üzerinden milletin seçtiklerine saldıranlar, bize haritadan yer gösterenler daha sonra çil yavrusu gibi dağıldılar." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi tankla, tüfekle, helikopterle, ölüm kusan silahlarla, F-16'larla milleti esir almaya çalışanların, milletin cesareti karşısında zelil bir şekilde teslim olduklarını belirtti.

"TÜRKİYE'NİN NOTUNU İNDİRSEN NE YAZAR"

Son bir asırdır birçok defa bu millete kefen biçenlerin tamamının eninde sonunda büyük bir hezimet yaşadıklarına işaret eden Erdoğan, bugün de benzer teşebbüslere, benzer operasyonlara maruz kalındığını anlattı. Erdoğansözlerini şöyle sürdürdü:

"Birileri cüsselerine güvenerek ülkemize diz çöktürmeye çalışıyor. Kur silahı üzerinden ekonomimizi sarsabileceklerini zannediyorlar. Ekonomik yaptırımlarla bizi sindirebileceklerine inanıyorlar. Her gün bir yenisini ekledikleri küstah açıklamalarla bize had bildireceklerini düşünüyorlar. Yargılaması devam eden bir şahıs üzerinden hukuk sistemimize müdahale etmeye yelteniyorlar. Milli onurumuzu, devletler arası teamülleri, Dünya Ticaret Örgütünün ortaya koyduğu şartnameleri, uluslararası hukuku, diplomatik kuralları tamamen hiçe sayarak 10 bin kilometre öteden bize emir vermeye teşebbüs ediyorlar. Ekonomik tetikçilerini kullanarak, iplerini ellerinde tuttukları kredi derecelendirme kuruluşlarını üzerimize saldırıyorlar. Saldırdılar ne oldu? Hiç. Batmış, bitmiş bir Yunanistan'a sürekli derece veriyorlar. Ya bitmiş zaten, versen ne olacak. Türkiye'nin notunu indirecekmiş. İndirsen ne yazar. Biz ne durumdayız. Onu biz iyi biliyoruz.

Ülkemiz hakkındaki durumu belli kimi basın yayın organlarını, asparagasla, yalan yanlış haberlerle besleyerek Türkiye'nin direncini kırabileceklerini düşünüyorlar. Bunlar Türk milletini zerre kadar tanımıyorlar. Şayet tanısalardı bu milletin Allah'tan başka bir gücün önünde eğilmeyeceğini, diz çökmeyeceğini bilirlerdi. Şayet bizi tanısalardı, Türk milletinin karakterinin bağımsızlık olduğunun farkına varırlardı. Bizi birazcık anlasalardı, Türkiye'ye tehdit ve şantaj dilinin sökmeyeceğini idrak ederlerdi. Tarihimizi okusalardı, bizim bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyeceğimizi görürlerdi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin mandacılığı 100 yıl önce elinin tersiyle ittiğini, en zor zamanlarında dahi hürriyetinden taviz vermediğini hatırlatarak, her karış vatan toprağını şehit kanlarıyla sulayarak bugünlere geldiğinin altını çizdi.

"Türkiye'yi ve Türk milletini tehdit etmek hiç kimsenin, hiçbir devletin, hiçbir kredi derecelendirme kuruluşunun haddi değildir." diyen Erdoğan, milletin müsterih olmasını, vatandaşların gönüllerini ferah tutmalarını istedi.

Sanayicilere seslenen Erdoğan, "Bankalara saldırarak, oralardan döviz alma yoluna gitmeyin. 'Battık, bittik, işi sağlama alalım.' gibi yollara lütfen tevessül etmeyin. Eğer böyle bir yola tevessül ederseniz, yanlış yaparsınız. Bilesiniz ki bu milleti diri tutmak, ayakta tutmak sadece bizim görevimiz değildir. Sanayicinin de görevidir, tüccarın da görevidir. Aksi takdirde, başta şahsım B planını, C planını uygulamak zorunda kalırım. Bunu da böyle biliniz." şeklinde konuştu. 

"EĞER MİLLİ DEĞİLSEN, YERLİ DEĞİLSEN BUNUN BEDELİNİ ÖDERSİN"

Trabzonlu vatandaşlardan üzüntüye, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmamasını isteyen Erdoğan, bugün 16 yıl öncesine göre her açıdan güçlü, ekonomisi çok daha dinamik bir Türkiye olduğunu söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan, Türk ekonomisinin parametrelerinin 15-20 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak derecede düzgün ve sağlam olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bazı haberler alıyorum, mallarını satmıyorlar. Ne demek mallarını satmıyorsun? Satacaksın arkadaş. Ne demek o? Depolarda istiflemek, ne demek o? Satmadın, onun da bedelini ödemek durumunda kalırsın. Çünkü ben bunu bir ihaneti vataniye olarak görüyorum. Sen bunları niye ürettin? Satmak için ürettin. Şimdi ne yapıyorsun? Sen de mi birilerine hizmet etmenin gayreti içerisindesin? Bize, milli lazım milli. Bize, yerli lazım yerli. Eğer milli değilsen, yerli değilsen bunun bedelini ödersin. Ekonomimize kur üzerinden uygulamaya konulan operasyonun da biz üstesinden geleceğiz. Allah'ın izni ve milletimizin dirayetiyle ülkemize giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğini hep birlikte yırtıp atacağız."

"TERÖR KORİDORUNUN ÖRÜLMESİNE İZİN VERİLMEYECEK"

Türkiye'de ve Suriye'de terör örgütlerine yönelik operasyonlara devam edileceğine dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tehdit edecek, milli birlik ve beraberliğe halel getirecek bir terör koridorunun örülmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı. 

Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü elebaşı Fetullah Gülen başta olmak üzere, 15 Temmuz darbe girişiminde yer alan faillerin nereye kaçarlarsa kaçsınlar, kimin arkasına saklanırlarsa saklansınlar bırakılmayacaklarını dile getirerek, "251 şehidimizin, 2 bin 193 gazimizin kanını yerde bırakamayız. Bu alçaklardan işledikleri cinayetlerin hesabını tek tek soracağız. Son FETÖ'cü terörist de adalete teslim edilene, son PKK'lı alçak da etkisiz hale getirilene dek, bize durmak yok. İşte bugün yine bir tanesi kırmızı bültenle aranan terörist olmak üzere 14 tanesini etkisiz hale getirdik." bilgisini paylaştı.