'Sorumsuz iktidarlar da demokrasiye darbe vurur'

İrticayla Mücadele Belgesi tartışması Milliyetçi Hareket Partisi'nin de gündeminde.

23.06.2009 - 13:27

Bahçeli, partisinin TBMM Grubunda, 1 Temmuz itibariyle geride kalacak yasama yılının da Türkiye'nin temel sorunlarının çözüme kavuşturulamadığı, israf edilmiş bir dönem olarak hatırlanacağını söyledi. Bahçeli, bunda, 22 Temmuz 2007 seçimleriyle oluşan Meclis aritmetiğinin, AK Parti'ye verdiği yetki ve sorumluluğun yerine getirilmemesinin payının büyük olduğunu savundu.

Bahçeli, demokratik rejimin işleyişi ve ilerleyişinde, demokrasi dışı engellerin varlığının tartışıldığı, ortaya çıkan belgelerin gerçek olup olmadığının araştırıldığı bir dönemin sancılarının, kamuoyunun gözü önünde yaşandığını belirtti.

Bu konuda Türk siyasi tarihinin geride kalan yıllarının, demokrasiye müdahalelerin talihsiz hatıralarıyla dolu olduğunu ifade eden Bahçeli, ancak, demokrasi üzerinde tehdit oluşturan zihniyetleri yalnızca siyaset dışında aramanın, dikkatleri yalnızca bu yöne çekmenin, bu konudaki tarihi tecrübeleri göz ardı etmek olacağını kaydetti.

Bahçeli, Türkiye'nin politik geçmişinin kendilerine kazandırdıklarının; tehlikenin yalnızca siyaset dışından değil, yanlış siyaset ve demokrasi algısının da en az darbeci zihniyetler kadar demokrasiye zarar verebileceğine işaret ettiğini vurguladı.

''Muhalefete değer ve anlam vermeyen veya vermek istemeyen, sorumsuz tek başına iktidarların da demokratik anlayışa darbe vuran siyaset içi aktörler olduğu unutulmamalıdır'' diyen Bahçeli, muhalefetin yaşamasına, kendisini geliştirmesine imkan tanımayan, tahammül göstermeyen sistemleri ''demokratik parlamenter rejim'', bu anlayış sahiplerini de ''demokrat'' olarak tanımlamanın mümkün olmadığını belirtti.

Bahçeli, demokrasiyi yaşatmanın yolunun sadece dış müdahale kanallarını kapatmaktan değil, bunun yanında diğer siyasal görüşleri de dinlemeyi bilen, farklı düşüncelere saygı gösteren, onların da haklı olabileceğine ihtimal veren köklü bir demokratik zihniyet dönüşümünden geçtiğini dile getirdi.

Bugüne kadarki çatıştırıcı ve kutuplaştırıcı anlayışın, AK Parti zihniyetinin bu hoşgörü ve diyalog zeminine ne kadar yabancı olduğunu ortaya koyduğunu öne süren Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin çıkarlarını şahsi ve siyasi hesaplara kurban eden bu anlayışın yıkıcı etkilerinin, devlet ve toplum hayatımızın her alanındaki tahribatı giderek derinleşmekte ve yaygınlaşmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada, siyaset kurumu kirlenmiş, parlamento kilitlenmiş, siyasi gerginlikler tırmandırılmış ve AKP Hükümeti, Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybetmiştir.

Kendi dışındaki tercihleri yok sayan bu siyasal körlüğün de demokratik hayatımıza tıpkı dışarıdan olduğu gibi içeriden de darbe vuracağını artık anlamak ve bilmek gerekmektedir.

Başbakan Erdoğan kabul etmelidir ki, tek başına iktidar, bütün milletin temsili, demokrasi ise Mecliste sandalye sayısına dayanan basit bir aritmetik denklemi veya işlemi değildir. Otokrat davranış, hesap vermekten muaf olma, muhalefeti dışlama ise hiç değildir. Onun için, burada esas olan ele geçirme psikolojisinden sıyrılmak, 'olursa benim olsun ve benim dediğim olsun' zihniyetinden bir an önce arınmak olmalıdır.

Bu konuyu, ele geçen belgelerin sahte mi gerçek mi olduğuna yönelik tartışmaların yaşandığı içinde bulunduğumuz ağır şartlar çerçevesinde bir kez daha hatırlatılmasını demokrasimizin selameti ve geleceği açısından açıklamayı gerekli görüyorum. Unutmayalım ki, bütün müdahale arayışları demokratik siyasal sisteme olan güvenin zayıflaması ile artacak ve toplumsal destek bulacak; demokrasiye olan inancın artması ile son bulacaktır. Bu nedenle milletimiz nezdinde siyasi sisteme karşı duyulan güvensizliğin tohumlarını ekmekten; itici, uzaklaştırıcı, aşağılayıcı tavırlardan kaçınmak siyasetçinin temel görevleri arasında olmalıdır. Başbakan Erdoğan'ı bugüne kadar izlediği reddedici ve nezaketten uzak siyaset anlayışını gözden geçirmeye çağırıyorum. Geride kalan yasama yılından çıkaracağı dersler ile yeni döneme daha olgun, daha uzlaşmacı, daha açık ve daha saygılı bir siyaset anlayışı ile başlamasını temenni ediyorum.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...