İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir televizyon kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Bakan Soylu'ya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 12 Mart'ta Bursa'da bir vatandaşla diyaloğu sırasında "Kim terör örgütlerine destek veriyorsa Allah belasını versin." sözleri hatırlatıldı. 

"İki tane şey var Kılıçdaroğlu ile ilgili." diyen Soylu şöyle konuştu: "Amerika da aynısını söylüyor zaten Amerika terör örgütlerine destek veriyor mu vermiyor mu? Kılıçdaroğlu da PYD'yi terör örgütü olarak görmüyor. 24 Haziran'da kim taşıdı PKK'yı Meclis'e? HDP diye bir siyasi parti yoktur. PKK'nın da HDP'nin de PYD'nin de organik sözde lideri Apo'dur. PKK/PYD'yi HDP'yi Meclis'e kim taşıdı? Hangi sistem taşıdı? CHP taşıdı. Kendi milletvekili (Aysu) Bankoğlu geçen gün söyledi, 'Ben PKK'nın oyuna talibim' dedi. Bunu reddetmiyorlar zaten. HDP, PKK'nın siyasi kolu olduğunu reddetmiyor."

"GÜLEN'E GEÇMİŞ OLSUN TELEFONU AÇMIŞTIR"

Soylu, Kılıçdaroğlu'nun 2013'te FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e telefon açanlar arasında kendisinin olmadığını söylemesine ilişkin yanında getirdiği notu okuyarak "Çıksın cevap versin. Ekim 2013, Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'den Mustafa Yeşil'in verdiği numaradan Pensilvanya'yı aradı. Fakat 'ilaç aldığı için konuşacak durumda olmadığı' söylendi. Durumunu sordu, Mustafa Yeşil ile konuştu, geçmiş olsun dileklerini sundu. İlan çıkmadan 3-4 gün önce Ekrem Dumanlı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Baki Özilhan'ı arayıp 'Gazetede vereceğimiz geçmiş olsun ilanında Kemal Kılıçdaroğlu'nun ismini verelim mi?' diye sordu. Baki Bey bir şeyden haberi olmadığı için Ekrem Dumanlı'ya bir şey söylememiş, Mustafa Yeşil'i danışmanı arar o da Kemal Kılıçdaroğlu'na sorar 'Şimdilik ismime yer vermesinler' der ve gazete ilanında adı çıkmaz ama Kemal Kılıçdaroğlu, Fetullah Gülen'e geçmiş olsun telefonu açmıştır. Ben bunu yapmadım diyebilir, demesini bekliyorum merakla." ifadelerini kullandı.

"15 TEMMUZ'DA KONSEYİN İSMİ NEYDİ?"

Kılıçdaroğlu'nun 2013 yılının ekim ayında Hüseyin Mercan ve Mustafa Yeşil ile bir klinikte buluştuklarını ifade eden Soylu, yine yanındaki notu okuyarak "Mustafa Yeşil, öncelikle cemaatin yaptığı çalışmaları detaylı olarak anlatır. Arkasından hükümetle ilgili sorunları anlatır. KCK, dershaneler, bütün meselelere girer. '28 Şubat'ta bile bu kadar baskı görmediklerini' söyler. 28 Şubat'tan sonra Ecevit'in kendileriyle ilgili ortaya koyduğu alan açmayı değerlendirdikten sonra buna istinaden 'Eğer cennete bir kişiyi gönderme hakkım olsaydı Ecevit'i göndertirdim' dedikten sonra tabanda makes bulur, seçimlerde bunun karşılığında bir olumluluk olur. Toplantılar biter. Mustafa Yeşil, toplantı sonuna doğru 'Bizden istedikleriniz veya F.G'ye söylemek istedikleriniz neler?' der Kemal Kılıçdaroğlu'na. Kılıçdaroğlu, 'Biz dini cemaatleri sivil toplum olarak görüyoruz, sizinle bir sorunumuz yok.' der. F.G'ye 'Hükümetin politikalarının yanlış olduğunu, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ama ısrarla 'Yurtta sulh' başlığıyla söylesin' der. 15 Temmuz'da konseyin ismi neydi? Desin ki ben klinikte bu görüşmeyi yapmadım. Anladınız mı 'Yurtta sulh konseyinin ne olduğunu?" değerlendirmesinde bulundu.

Soylu, "İsim babasının Kılıçdaroğlu olduğunu mu iddia ediyorsunuz?" sorusu üzerine "Ben kastetmiyorum, kendisi söylüyor zaten. 'Yurtta sulh konseyinin' ismini kim verdi ve sufle nereden geldi? Buna bakmak lazım." yanıtını verdi.

"DHKP-C'Lİ AZİZ GÜLER'İN CENAZESİNE GİTTİ"

Bakan Soylu, kendisinden CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, bir terörist cenazesine gittiğini ispat etmesini isteyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın sözleri hakkında ise "Aziz Güler'in cenazesine gitti. Aziz Güler, DHKP-C'li. Öldürüldüğü tarihte, 21 Eylül 2015'te Ayn el-Arap'ta bir terör örgütü mensubu olduğunu herkes biliyor. Bu cenazeye gitti. Bu cenazenin başında da yine zannediyorum, bir genel başkan yardımcısı veya bir milletvekili (Gamze Akkuş) İlgezdi olabilir, onunla gözyaşı döktüler, ağladılar. Onun için Sayın Grup Başkanvekilinin bu değerlendirmesini kale almamak lazım, sözünü de kale almamak lazım." dedi.

Tanrıkulu'nun, Wikileaks belgelerinde "TR705" koduyla kime çalıştığının yer aldığını söyleyen Soylu, her partiye sızdırılan adamlar olduğunu bildirdi. Soylu, HDP'de bir FETÖ'cünün, İYİ Parti'de ise başka bir tarafla iltisaklı bir kişinin bulunduğunu söyledi.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNDE YAŞANANLAR 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim'de toplanan grubun ezan okunduğu sırada ıslık çalıp slogan attığı görüntülere ilişkin ise Bakan Soylu, İstiklal Caddesi'nin kendilerinin "kırmızı çizgisi" olduğunu belirterek "Maalesef bu çirkin olay meydana geldi. Beni ürkütür bu olaylar. Siz Kahramanmaraş olayının nasıl çıktığını biliyor musunuz? Ben Kahramanmaraş olaylarının, Çorum olaylarının nasıl çıktığını iyi okudum. Türkiye'de en kötü mesele, esas itibarıyla bizi korkutacak mesele, bizim fay hatlarımız üzerinden meselelerin tetiklenmesidir. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-dindar bunlar bizim fay hatlarımızdır ve bugüne kadar Batı bunu çok iyi kullandı. Allah muhafaza orada belli bir saatten sonra arkadaşlar bizi uyardılar, biz hemen süpürdük. 'Şu anda alkol alınmaya başlandı. Bir bölüm böyle bir şey yapıyor, kontrolsüz bir şey olabilir' deyince 'Hemen gereğini yerine getirin' dedik. Ezanın ıslıklanması gibi bir hadiseyi başka bir tarafa çekerlerse toplumsal kargaşayı, toplumsal çatışmayı önlemekte zorlanırız. Türkiye'de tek taraflı kimse bir şey yapamaz. Yani Gezi olayları gibi... Bizim böyle bir endişemiz yok. Hangi grup olursa olsun, Türkiye'de hiçbir şey yapamaz ama mesele, Allah muhafaza iki tarafın birbirine tahrikiyle meydana gelebilecek bir iş olursa bu güvenlik sorunu olarak bizi ciddi bir şekilde uğraştırır. Bu, tehlikeli bir iştir. Kim bunu yapıyorsa, kim buna adım atıyorsa bu akılsızlığından değildir. Bu, planlı, programlı... Nefreti, kini, oradaki pankartları gördünüz zaten hepsi iğrenç. Valiliğimiz gerekli soruşturmayı yapıyor." değerlendirmesini yaptı.