Diabet hastalığının tip-1 türü, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten adacık hücrelerine saldırması ve onları etkisiz hale getirmesi sonucu insülin hormonunun sentezlenememesi sonucunda ortaya çıkar. İnsülin yokluğunda kandaki glükoz hücre içine alınamadığından kişi besinlerden aldığı enerjiyi kullanamaz hale gelir. Tedavi edilmezse ölümle sonuçlanmasına karşın düzenli insülin iğnesinin kullanımı normal bir yaşamı mümkün kılar.

1990’larda Kanada Alberta Üniversitesi’nden araştırmacılar, kadavralardaki adacık hücrelerini diabet hastalarına nakletmeye başladılar fakat bu da beraberinde bağışıklık sistemini baskılayacak ilaçların kullanımını zorunlu kıldığı için çok da pratik bir çözüm getirmedi.

Georgetown Üniversitesi’nden kök hücre biyoloğu G. Ian Gallicano ve arkadaşları adacık hücrelerinin nakledilmesi sonrasında bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımına duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracak yeni bir yöntem geliştirdiklerine inanıyorlar.

Testislerde bulunan spermatogonial kök hücrelerde (skh) hergün milyonlarca sperm üretilmekte. Araştırmacılar insan testis dokusundaki bu hücreleri toplayarak, herhangi bir hücreye değişebilme yeteneğine sahip olan pluripotent kök hücrelerine dönüşmeleri için yeniden düzenliyorlar. Sonrasında bu kök hücreler adacık hücrelerine değişmeleri için uyarılıyorlar.

Yapılan denemelerde mühendislik ürünü olan bu yeni adacık hücreleri diabet hastalığına sahip ve bağışıklık sistemi baskılanmış farelere nakledilmiş. Naklin ardından kandaki glükoz seviyesinin düştüğü gözlenmiş ki bu da hücreler tarafından alınarak kullanılabildiği anlamına geliyor. Ekip yöntemin insanlarda da aynı sonucu vereceğine inanıyor fakat şu an için adacık hücrelerinden bir insana yetecek insülin hormonu elde edilemediğinden yöntemin bu yönde geliştirileceğini belirtiyor.

Kök hücreler adacık hücreleri oluşturmaya yönelik araştırmalar daha önce de yürütülmüştü. Fakat deri veya diğer dokulardan alınan hücrelerin kullanıldığı ve her iki eşeye de hitap eden bu deneylerde hücreyi pluripotent kök hücresine dönüştürmek için 4 genin eklenmesi gerekiyordu ki bu genler her zaman doğru noktalara yerleştirilemediğinden kansere oluşumu görülebiliyordu. Yeni yöntem sayesinde bu risk ortadan kalkmasına karşın, sperm hücrelerinin kullanılması nedeniyle tedavi yalnızca erkek hastalara uygulanabiliyor. Araştırmacılar bayan hastalara yönelik benzer tedavinin de geliştirilebileceğini umuyorlar.