NTV

Spielberg’ün yeni cephesi Pasifik

Türkiye

Saving Private Ryan / Er Ryan’ı Kurtarmak’la üçüncü Oscar’ını kazanan Steven Spielberg, II. Dünya Savaşı’nın Pasifik cephesini mercek altına yatırdı.

II. Dünya Savaşı’nın büyük kahramanlıklara sahne olan ve bir o kadar da unutulan Pasifik cephesi Oscarlı Tom Hanks ve Spielberg’ün yapımcılığında bir destana dönüşüyor. Daha önce Schindler’s List / Schindler’in Listesi ve Saving Private Ryan ile savaş filmleri külliyatına başyapıtlar armağan eden Spielberg aynı zamanda 10 bölümlük mini dizi Band of Brothers ve Clint Eastwood’un yönettiği 'Flags of Our Fathers/Atalarımızın Bayrakları’ın da yapımcılığını üstlendi.

Spielberg 'The Pacific' ve II. Dünya Savaşı'yla ilgili soruları yanıtlıyor:

II. Dünya Savaşı döneminde ilginizi çeken nedir?
Çin-Burma-Hindistan Muharebe’sinde 490. Bomba Filosu’nda savaşan babam, çocukluğumda beni savaş zamanı hikayeleriyle mest ederdi. Bu hikayelerin romantik bir çekiciliği yoktu. Vatanseverlik ve görev aşkından, bezginlik, tayfun ve düşük morallerden bahsederdi. Anlayacağınız bir gün güzel bir filme dönüşebilecek şeyler değildi anlattıkları. Ama o, oradaydı ve bugün bizim “The Greatest Generation” (En Büyük Nesil) adıyla andığımız nesle katkı sağladı.

Neden II. Dünya Savaşı’yla ilgili bir başka mini dizi yapmak istediniz?
SS: Tom Hanks’le, Stephen Ambrose’un Band of Brothers’ını mini diziye adapte etmeye karar verdiğimizde, bunun Pasifik cephesindeki gazilere de hürmet sunmak için güzel bir fırsat olduğunu düşünmüştüm. Pasifik’te savaşan babamla amcam, Saving Private Ryan/Er Ryan’ı Kurtarmak vizyona girdikten ve Band of Brothers/Kardeşler Takımı HBO’da yayınlandıktan sonra aynı soruları sordu: “Peki ya Atlantik’in diğer tarafındaki çocuklar? Hep Avrupa’daki askerler kutlanıyor. Biz de bir şeyler yaptık.” Çok sayıda gazi de yazdıkları mektuplarda projeleri beğendiklerini ama kendi mücadelelerinin de hatırlanması gerektiğini belirtiyordu. Peleliu, Pavuvu, Guadalcanal, Tarawa, Iwo Jima, Solomon Adaları, Wake Adası ve Midway’den gaziler...

The Pacific’i gerçek deneyimlere dayandırmak neden önemliydi?
Biz hikayeyi doğruluğu şüpheli bir şekilde sunmak yerine, gerçek insanlar, gerçek olaylar ve gerçek tarihiyle anlatmak istedik. Askerlerimiz, askeri tarihimizde daha önce hiç karşılaşmadığımız şekilde savaşan düşmanlarla mücadele ediyordu. Savaştan sağ çıksalar da sıtma, sarı humma ve iklime dayalı sıkıntılarla mücadele etmek zorundaydılar.

Röportajın devamı ve 'The Pacific' ile ilgili her şey CNBC-e Dergi'nin Nisan sayısında.