Otuz beş yıldır film yapmamayı tercih eden Metin Erksan, geçen ay bu dünyayı terk etti. 1952’de “Âşık Veysel’in Hayatı”ndan başlayarak pek çok seçkin filme imzasını atmıştır ama “Sevmek Zamanı” onun için, hayranları ve filmin oyuncuları için, sahiden özel bir filmdi.

Bir usta, bir hoca, en hasından bir sinemacı, bir araştırmacı ve düşünce adamı aramızdan ayrıldı. Ne yazık ki, 1982’den sonra film çekmekten vazgeçmişti. Keşke diyoruz, geriye çok daha zengin bir miras kalmış olsaydı. Öte yandan Metin Erksan, 1952’den 1982’ye kadar süren aktif yönetmenlik döneminde seçkin filmler çekti. Bunlardan biri, sinemamızın uluslararası çapta ilk ödülünü, 14. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü alan “Susuz Yaz” diğeri, Cumhurbaşkanı isteğiyle oynatılabilen, 1966 Kartaca Film Festivali ödüllü “Yılanların Öcü”dür.

Ama Erksan hayranları için onun en özel filmi, kendine salon bulamayan, ‘suret’e âşık olma üzerine kurulu “Sevmek Zamanı”dır (1965). Genç bir boyacı, çalıştığı evde asılı resme âşık olur. Zengin aile kızı resim sahibi bu aşka tanık olunca, suretinin yerini almak için mücadele etmeye başlar.

Erksan, 1969 yapımı “Dağlar Kızı Reyhan”da (1969), ‘suret’i daha da çoğaltarak kullanır. Piyango zengini şoför, onu bırakan şarkıcı sevgilisinin kocaman siyah-beyaz portreleriyle avunur. Erksan devasa fotoğraflarını, Emel Sayın’la çektiği bir dizi ticari filmde de sürdürür. Ama artık bunlar suret değil, fonu süsleyen gazino posterleridir.

Yazının devamı ve Sevmek Zamanı filminden özel set fotoğrafları NTV Tarih Eylül sayısında...