Diyarbakır'daki çatışmada hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi toprağa verildi.

Sabah saatlerinde Elçi'nin cenazesini almak için Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesindeki morgun önüne ailesinin yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ile bazı HDP'li milletvekilleri ve avukatlar geldi. 

Morgdan Elçi'nin cenazesinin Diyarbakır Barosu flamasına sarılı tabutla çıkarılması sırasında ailesi, yakınları ve meslektaşları gözyaşlarına hakim olamadı.

Elçi'nin tabutu, cübbeleriyle gelen TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu ve meslektaşlarının omuzlarında Elazığ Caddesi'nde cenaze nakil aracına kadar alkışlar eşliğinde taşındı.

Cenazenin taşınması sırasında üzerinde Türkçe ve Kürtçe, "Seni Unutmayacağız" yazılı Elçi'nin fotoğrafının bulunduğu siyah pankart açıldı.

Cenaze, kortej eşliğinde törenin yapılacağı merkez Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı'ndaki İnsan Hakları Anıtı'na götürüldü.

"BARIŞI AĞZINDAN EKSİK ETMEDİ, ONUN MİRASI BUDUR?"

İnsan Hakları Anıtı'nın önündeki törende konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Elçi'ye Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.

"Allah bir daha böyle yoldaşlarımızın tabutu önünde konuşmaya bizi mecbur etmesin. Tahir Elçi Allah'a, halkımıza, halkımızın yüreğine emanet olsun" diyen Demirtaş, şunları söyledi:

"Barış, özgürlük, kardeşlik ve demokrasi uğruna adanmış bir ömür herhalde böylesi bir dönemde yumuşak yatakta ve yastıkta son bulmayacaktı. Bütün özgürlük sevdalılarının geçiş yolu budur. Allah hepimize böyle bir yaşam ve böyle onurlu bir ölüm nasip etsin. Önemli olan nasıl öldürüldüğümüz değil, nasıl yaşadığımızdır. Elçi, 'Bizler her saniyemizi halkımızın değerlerine, kutsallarımıza bağlılıkla geçireceğiz' demişti. Son saniyesine kadar barışı ağzından eksik etmedi, onun mirası öncelikle budur. Bizler topraklarımızda çok acı, kan gördük, yaşımızdan çok daha fazla süren savaşlar gördük, her gün cenazeler kaldırdık."

"ELBET TOPRAKLARIMIZA BARIŞ GELECEK BUNU BİLİYORUZ"

Demirtaş, yaşadıklarını bir kader olarak kabul etmediklerini dile getirerek, "Elbet topraklarımıza barış gelecek, bunu biliyoruz ve bunda ısrarlı olacağız. Elçi'nin son sözleri bizim de sahipleneceğimiz barış bayrağıdır. Biz savaş, kan, ölüm istemedik. Topraklarımızda özgürce yaşamak istedik" diye konuştu.

Ülkede gerçekleri konuşanlara yaşam hakkı tanınmadığını öne süren Demirtaş, "Ama birilerinin söylemesi gerekir. Gerçekler yakıcıdır. O, hakikati gizleyerek hiçbir yere ulaşamayacağımızı bilenlerdendi. Bedel ödemeyi, cesur olmayı gerektirir koşullar ne olursa olsun rüzgarın estiği yöne doğru değil, ilkeleri doğrultusunda her koşulda dimdik durmak, özgürlük ve barışı aynı anda savunmak" dedi.

Elçi'yi bugün Allah'a ve halkın sevdasına emanet ettiklerini kaydeden Demirtaş, Kürt ve Türk yüz binlerce dostları oldukları için şükrettiklerini belirtti.

Demirtaş, özgürlük sevdasına ve demokrasiye inanan yüz binlerin bugün Elçi'nin arkasından ağıt yaktığını ifade ederek, Elçi'nin emanet bıraktığı değerlere gençlerin sahip çıkacağını aktardı.

"TAHİR BAŞKANIN MİRASI, EMANETİ YÜKÜ AĞIRDIR"

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, şunları kaydetti:

"Gözün arkada kalmasın. Bu siyasi cinayetin tam olarak aydınlanacağından haklı şüphemiz var. Geçmişte o kadar çok benzer acılar yaşandı ki topraklarımızda. Hiçbirini, 'failler yakalanacak, adalete teslim edilecek' diye içimiz rahat uğurlayamadık çünkü devlet hiçbir zaman hepimizin devleti olmadı. Bu devleti ele geçiren herkes devleti kendi malı, mülkü gibi kullandı. 'Devlet hepimizin olsun' diye çok uğraştık. 'Hepimizin adil yönetimi olsun, 'ortak yönetimi' olsun diye çok uğraştık, uğraşıyoruz ama Kürt halkı şunu iyi biliyor ve yüreğinde hissediyor ki 'Tahir'i öldüren şey devlet değil, devletsizliktir."

"Biliyoruz ki bugün barış elçisi başkanımızın arkasından, 'oh olsun' diyen maalesef on milyonlar da var. Ankara'da bu acıyı yüreğinde hissetmeyen bir yönetim, bir anlayış var. Nasıl bizim devletimiz, bizim yönetimimiz diyebiliriz Acıda bile ortaklaşamayan bir toplumu nasıl bir arada tutabiliriz " ifadelerini kullanan Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tahir başkanın mirası, emaneti yükü ağırdır ama halkımız bu ağır yükü taşırken tarihi sorumluluğunu da unutmayacak. Biz bu özgürlük kervanını varması gereken menzile ulaştırana kadar hep birlikte barışa, özgürlüğe inanan, halkın değerlerine saygı duyan herkesle ortak mücadeleyi büyüterek, yürüteceğiz. Gözün arkada kalmasın sevgili Tahir Elçi. Böyle olmasını istemezdik, keşke bize nasip
olmasaydı senin tabutunun önünde konuşmak. Kolay değil ama bugünler de geçecek. Bütün acılar bir gün bu topraklarda nevruz ruhuyla çiçeğe duracak ve o zaman bütün şehitlerimize tüm doğa selam duracak. Ant olsun, gözün arkada kalmasın. Allah rahmetini senden esirgemesin."

TÜRKAN ELÇİ'NİN KONUŞMASI

Türkan Elçi ise ebediyete intikal eden eşini faili meçhul cinayete kurban gidenlerin karşılayacağını belirterek, "Kendini her zaman olduğu gibi nezaketle tanıtmaya çalışırken hep bir ağızdan 'Tanıtmaya ne hacet, senin bize bir ömür hakkın geçti. Bizim gibi faili meçhullere bir ömür adadın' diyecekler" ifadesini kullandı.

"Ona soracaklar 'Tahir Elçi sen geldin, kaldı mı senin gibi kınalı güvercinler O zaman gülümseyen yüzüyle, 'Valla ne diyeyim. Geldiğim yerde topu topu bir avuç güvercin vardı. Kartallar, şahinler, leş kargaları kol geziyordu" yanıtını vereceğini söyleyen Elçi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sen bizi savundun ya seni kim savunacak diye soracaklar. 'Arkamda eşim, benim gibi düşünen arkadaşlarım var' Bir de diyecek ki 'Bugün yurt dışına çıkış yasağım kalktı artık özgürüm. Kıtaları, denizleri, fersah fersah gezebilirim. Hakkımda açılan davanın duruşması da çok ileri bir tarihe ertelenmiş olsa da muhakkak duruşmada hakkımı savunmak için hazır bulunacağım" diyecek. Bütün faili meçhuller onu bağırlarına basacak, saadetle, minnetle ağırlayacak."

Elçi, eşinin ağzından duygularını dile getirdiği konuşmasına şöyle devam etti:

"Ensesinden vurulmuş, ağzından zeytin dalı düşürülmüş halde Dört Ayaklı Minare'nin en tepesine konacağım. Tarih anlayacak beni, kirli medya, tehdidin kol gezdiği medya, sosyal medya, televizyon beni hedef gösterdiğiniz gazeteler, hoşçakalın. Beni anlamayanlar, beni anlamak istemeyenler, dudak bükenler hoşçakalın, geçirdiğim işkence tezgahları hoşçakalın, sahillere vurmuş bebekler, faili meçhul yetimleri hoşçakalın. Beni sevenler, destekleyenler, çocuklarım, eşim hoşçakalın' diyecek."

Tahir Elçi'nin ağabeyi Ahmet Elçi de Kürtçe konuşma yaptı. Törene, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile aralarında Sırrı Süreyya Önder'in de yer aldığı HDP'li bazı milletvekili ile çok sayıda vatandaş da katıldı. Elçi'nin cenazesi düzenlenen törenin ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Bu arada Elçi'nin Twitter hesabına ölümünün ardından yakınları tarafından bir fotoğrafı konularak, "Hoşçakalın dostlar. İyilikle kalın' yazıldı.