"Devlet içinde çöreklenen paralel devlet, 'Selam Terör Örgütü' soruşturması kisvesi altında mahkemelerden aldığı izinlerle yedi binden fazla kişiyi dinledi.

Paralel Yapı, Ertuğrul Özkök’ten Yusuf Ziya Cömert’e, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dan İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya kadar bir çok ismi terör örgütü üyesi diye dinlemeye almış..."

Bugün Star ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan bu haberle ilgili, hükümetten ilk değerlendirme, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dan geldi.

Bakan Yıldız şunları söyledi:
"2,5 yıldan beri resmi, 5 yıldan beri de gayriresmi dinlendiğimi tahmin eden ve öngören birisiyim...

'Sayın Başbakan neden bu kadar sert?' deniyor. Böyle bir oluşuma kayıtsız mı kalalım. Buna müsaade edemeyiz.

Bu yalnızca AK Parti'nin problemi olmaktan çıkmıştır...

7 bin kişi fikri ayrım olmaksızın dinleniyor. 'Selam Örgütü'ne üye olmak gerekçesiyle dinliyorsunuz. BUna kargala güler...

Açıkça söyleyeyim. Ben paralel yapının içerisinde değilim. Biz bu ülkede insanımıza hizmet eden legal bir kuruluşuz. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti legaldir. Kimse onu parelel yapının odağına koyma geyretinde olamaz. Devletin, ülknin, siyasetin gerçek sahibini vatandaş belirliyor.

O yüzden abuk sabuk işlerle uğraşacak vaktimiz yok. Türkiye'nin enerjisini başka yönelerde tüketmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz..."

DEĞERLENDİRMELER
Öte yandan gazetedeki iddiayla ilgili, Başbakan Erdoğan başkanlığında düzenlenen kahvaltılı toplantıya katılmak üzere AK Parti Genel Merkezi'ne giden milletvekillerinden açıklamalar geldi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay:
Görüyorsunuz işte, ne diyebilirim ben. Listenin tamamına bakamadım. Şu anda bir değerlendirme yapmam gerekmez, esasen değerlendirilecek bir şey de yok. Yani her şey ortada.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut:
"Zaten delil olarak da hiçbir yerde değerlendirilemez. Bu dinlemeler temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi adına bizim yaptığımız yasalara da aykırı. Kişilik haklarına saldırıdır. Dolayısıyla dinlenen her kimse hukuk dışı yapılmışsa bunlar, teker teker dinleyen kişiler hakkında cezai hem de tazminat anlamında davalarını açarlar ve kazanırlar da ama Türkiye'nin bu noktaya gelmesi yani hukuk dışı yapılanmalarla gerek adliyelerde gerekse emniyetteki haksız ve hukuksuz dinlenmesi doğrusu geldiğimiz noktada Türkiye'ye yakışmıyor."

AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu:
"Kabaca baktım benimle ilgili gözükmüyor. Daha önce 28 Şubat sürecinde sendika başkanıyken benimle ilgili dinlemeler olmuştu. Bunlar son derece vahim durumlar. Özel hayata müdahaleye yönelik tüm bu girişimlerin yasa dışı olduğunu, illegal olduğunu herkes biliyor. Hatta ahlaki olmadığını herkes biliyor. O açından bizim çıkardığımız yasaların bir bölümü, özel hayatı korumak adına, kişi haklarını korumak adına gerçekleştiği için zannediyorum devlet gereken önlemleri alacak."

Eski Sağlık Bakanı ve Erzurum Milletvekili Recep Akdağ:
"Bu haberler üzerine hukukun harekete geçip meseleyi incelemesi gerekiyor. (Kendisinin de dinlenip dinlenmediğine dair endişe duyup duymadığının sorulması üzerine) Henüz bakmadım bilmiyorum. Listede benim ismimin olup olmaması önemli değil. Bu kadar çok insan yasa dışı dinlenmişse gerçekten bu büyük bir vahamet. Hukukun üzerine gereğince gitmesi gerekir."