TBMM Başkanı ve AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, beraberindeki TBMM Başkanlık Divanı üyeleriyle mutfak sistemleri ve altyapısı yenilenen TBMM Üyeler Lokantası Mutfağı'nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Uzun yıllardır Meclisi ziyaret eden vatandaşlar başta olmak üzere milletvekilleri ve personele hizmet veren mutfakta yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi alan Yıldırım, Başaşçı Recai Güler tarafından çiçek takdim edilerek karşılandı.

Mutfağın kısımlarını tek tek dolaşan Yıldırım, fırına pide verdi, daha sonra pişirdiği pideleri beraberindekilere ikram etti.

İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Yıldırım, "Meclisimizin mutfağı gıcır gıcır, pırıl pırıl oldu. Her şeyi elden geçti. Bugün itibarıyla hazır" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nun, iki haftalık aranın ardından yarın toplanacağını dile getiren Yıldırım, hizmetlerin artık TBMM Üyeler Lokantası Mutfağı'ndan verileceğini bildirdi.

Meclis personelinin, gece gündüz çalışarak kısa sürede çalışmaları tamamladığını belirten Yıldırım, "Gayet modern, hijyenik şartlarda güzel bir mekan olmuş. Rabbim inşallah güzel hizmetler vermeyi nasip eder" ifadelerini kullandı.

TBMM Üyeler Lokantası Mutfağı'nın, daha verimli çalışması için alınması gereken kararlar olduğunu söyleyen Yıldırım, Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlar başta olmak üzere yılda 1 milyon 100 bin kişinin burada yemek yediğini aktardı.

Burada çalışanların önemli bir görev ifa ettiklerini vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Arkadaşlarımız fedakarca çalışıyor. Yapılması gereken iki önemli düzenleme var; bunlardan biri 550'den fazla yemek çeşidi var. Bunlar fazla. Bunlar kaliteyi olumsuz etkiliyor. Onun yerine daha az sayıda, bilinen yemekler... Mesela 50 çeşit. 550 yemeği takip edip seçmesi bile zor, vakit alır. Hepimiz evlerimizde 550 yemek mi arıyoruz? Bunlar teorik olarak var ama uygulamada zorluklar getiriyor. Burada bir sadeleştirmeye ihtiyaç var.

İkinci bir konu da yemek hizmet saatlerine de bakmak lazım. '12'den kapanana kadar' diyorsun, orada planlamada zorluklar çıkıyor. Hiçbir şekilde yemek ihtiyacı olmayan saatler var. Mutfak hazırlığı için bu saatlerin düzenlenmesine ihtiyaç var. Bunu da gözden geçireceğiz."

"HER İKİ İDDİADA DA BOŞ, GEÇERSİZ, YALAN"

Yıldırım, bir gazetecinin CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan'ın, AK Parti belediye başkan adaylarının Ankara ziyaretlerinde konaklama ücretlerinin, TBMM'ye ödettirildiği, Meclisten yaklaşık 150 aşçı ve garsonun Ankara'daki otellere "hizmet içi eğitim" adı altında gönderildiği, bunun karşılığında AK Parti'lilerin ücretsiz konakladığı iddiasına ilişkin sorusunu da yanıtladı.

Yıldırım, "Külliyen yalan. Her iki iddiada da boş, geçersiz, yalan. Kaldı ki milletvekili arkadaşımız beni aradı. 'Bu doğru değilmiş, kusura bakma' diye de telefonda görüştük. Milletvekili düzeyinde bir arkadaşımızın herhangi bir konu hakkında bir işlem yapmadan, konuyu enine boyuna araştırması icap eder" dedi.

"Birinin söylediği kulaktan duyma laflarla bir iddia ortaya atmak sonra insanı mahcup eder" diyen Yıldırım, Meclis bütçesinin birilerine peşkeş çekilerek, birilerini misafir etme gibi bir durumun söz konusu olmadığını dile getirdi. Binali Yıldırım, şunları kaydetti:

"Doğrudur, eğitim verilmiştir. Oteller bu eğitimi bilabedel ve severek yapıyorlar. Buradaki çalışanların en iyi kalitede, en güzel şekilde hizmet görmeleri dolayısıyla kendilerini tazelemeleri, birtakım hizmet içi eğitim almaları mutlaka çok güzel bir şey. O bakımdan bu tarafı da yanlış. Özetle gerçekle alakası olmayan iddialar. Bu konuda basın yayın organlarına resmi tekzip de gönderildi. Bazılarında yayınlandı ama bazılarında oralı olmadılar. Hukuki süreç takip edecek. 'Çamur at izi kalsın' anlayışını asla kabul etmiyoruz."

İSTANBUL'DA OKUL ARKADAŞLARI VE ÖĞRETMENLERİYLE BULUŞTU

Öte yandan Binali Yıldırım, İstanbul'da öğrenim gördüğü Piri Reis Ortaokulu, Kasımpaşa Lisesi'ndeki 75 arkadaşı ve öğretmenleriyle bir araya geldi.

Yıldırım'ın seçim ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Beşiktaş'taki bir otelde gerçekleşen buluşmada konuşan Yıldırım, "Hayatımızın en güzel yıllarını birlikte geçirdik. Hayata birlikte hazırlandık, birlikte hayal kurduk. Dostlar arasında propaganda olmaz, şunu bilin ki en büyük mutluluğum o hayalleri şimdi gerçekleştiriyor olmak" dedi.

Zaman zaman "Lise yıllarındaki Binali" olmak istediğini ifade eden Yıldırım, "O yıllardaki Binali'ye büyüdüğünde millete hizmetin her kademesinde bulunacağını söylemek isterdim. Çok önemli bir göreve talip olduk. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için yola çıkarken en büyük güvencemiz yüce Rabbim ve İstanbulların desteği. Ortak değerimiz olan bu şehirde ele alınması gereken birçok konu var. Bunların başında trafik ve ulaşım geliyor. Türkiye'nin altyapısını liderimiz Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde çözdük. Göreve ilk başladığımızda Türkiye, 194 ülke arasında altyapı gelişmişliği açısından 39. sıradaydı şimdi 9. sıraya yükseldik. Artık ilk 10 arasındayız. Türkiye'de gösterdiğimiz vizyon ve çalışmanın aynısını şimdi İstanbul içinde göstereceğiz" diye konuştu.

"İNSANLARA DOKUNARAK YAŞIYORUM"

Yıldırım, öğrencilik yıllarında imkanların çok kısıtlı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Ülkede telefon, televizyon yoktu, bizlerde de yoktu. Hele hele internet hiç yoktu. O dönemi torunlarımıza anlattığımızda anlayamıyorlar. Z kuşağı bizim o dönemki imkansızlıklarımızı hayat şartlarımızı hayal dahi edemiyor. Anlamalarını beklememeliyiz. Bizim onlara bu yeni nesle bir gelecek ve vizyon verme sorumluluğumuz var. 1970'li yıllarda servisler yani taşımalı eğitim yoktu. Ya yürüyerek ya da toplu taşımayla okula gidiliyordu. Okul arkadaşın zaten mahalle arkadaşındı. Yoksulluklarımız vardı ama mutluyduk. 2 yıl önce TRT'de bir program yapıldı, oraya öğretmenlerim çağrıldı. Orada beni 'sessiz, çalışkan, herkesle arası iyi, göze batmamaya özen gösterirdi' diye anlatmışlardı. Evet ben insanlara dokunarak hayatımı geçirdim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da bunun için önemli bir fırsat. İstanbul'a hizmet etmek kesinlikle küçümsenemez. Napolyon ne demiş 'Eğer dünya tek bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu'. Biz bu dünya başkentini yönetmeye talibiz."

"VEFASI VE ÇALIŞKANLIĞIYLA ÖRNEK BİR İNSAN"

Buluşmaya katılan öğretmen ve öğrenci arkadaşları ise Yıldırım'ın çok samimi, dürüst, güler yüzlü ve çalışkan olduğunu ifade etti.

Yıldırım'a tam not veren öğretmenleri ile arkadaşları, hatıralarındaki Binali Yıldırım'ı anlattı.

Matematik öğretmeni Yılmaz Er, Yıldırım'ın sınıf arkadaşları ve diğer öğretmenleri de destek olmak için buluşmaya geldiklerini belirterek, "Desteğin yanı sıra, özlemimizi gidermek istedik. Bu bir özlem yemeği. Görevi nedeniyle sık sık bir araya gelemedik. Seçimlerden sonra da başkan olarak daha sık İstanbul’da olacak inşallah. O zaman daha çok görme fırsatı bulacağız. Okulda ahenkli çalışması, dürüstlüğü, sağlamlığı ile dikkat çekerdi. Arkadaşlarına yardımcı oldu. Kayı köyünden geldiği halde İstanbul’daki arkadaşlarıyla yarıştı, onları geçti. Dilediği üniversiteyi de kazandı. Toleranslı, analitik gözle bakan, duygulu, merhametli kişiliğiyle insanlığa hizmet edebilen bir şahsiyet. Dürüstlüğü, açık yürekliliği, samimiyeti ile tanıdığımız, çalışkanlığı ile yüksek notlar alan bir öğrenciydi" ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Taylan Aktükün, Yıldırım'a üç yıl boyunca müzik öğretmenliği yaptığını kaydederek, "Erzincan'dan yeni gelmişti. Müzikten iyi notlar alıyordu. Ağır başlı, kendisini göstermek istemeyen, güler yüzlü, öğretmenlerine çevresine saygılı bir öğrenciydi. Artık unutulduğumuzu düşündüğümüz bir dönemde vefa göstererek her zaman araması sorması, problemlerimizde yardımcı olması vefalı ve çok iyi bir insan olduğunu gösteriyor. En güzel duygu vefa duygusudur" dedi.

Lisedeki matematik öğretmeni Yusuf Kukul ise şunları söyledi:

"Binali Bey 1967'de ortaokuldan geldi. 3 yıl matematik derslerine girdim. Çok sakin sessiz, kendi halinde arkadaşları tarafından sevilen bir öğrenci. En sevdiğim tarafı öğrenci arkadaşlarına ve bizlere sevgi saygısı ve halk tipi bir çocuk olmasıydı. Yine de aynı insan. Geldiği mevkilerden gurur duyuyorum."

Fizik öğretmeni Necati Güngör, Yıldırım'ı çok uzun zamandır göremediğini ancak ortaokul yıllarında okuttuğu öğrencisi için "Sessiz, düşünen ve düşündüğünü isabetli olarak kullanan bir kişi. Bir meziyeti daha var, söylediği şeyi halk seviyesinde ifade ediyor. Şimdi İstanbul'a, kendisini Binali Yıldırım yapan şehre vefasını ödemek için geldiğini söylüyor. Kaç siyasetçi bunu söyleyebiliyor. İstanbul’u yepyeni bir İstanbul yapacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

''BAŞARILI ÇALIŞMALARA İMZA ATTI"

Lise arkadaşı Tacettin Erk, "Kendisini siz veya biz nasıl görüyorsak, okul zamanında da öyleydi. Biraz daha sakin, sessiz, şakacı ve iyi niyetli" derken bir başka arkadaşı olan Aziz Altun ise şunları kaydetti:

"O güzel yılları paylaştık. Kendisi yeni bir göreve soyundu. Bu görevinde de başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Ulaştırma Bakanlığı ve Başbakanlığından sonra TBMM Başkanlığında da gururla izliyoruz. Bir arkadaşımızın bu görevleri ifa etmesinden mutluluk duyuyoruz. Başarılı çalışmalara imza attı. Bakanlığı döneminde çok önemli işler yaptı. Ben emekli öğretmenim. Anadolu’da öğretmenlik yaptım. O nedenle yapılan hizmetleri çok iyi kıyaslayabiliyorum. Yollar ve diğer icraatları saymakla bitmez. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı da bizleri heyecanlandırdı ve mutlu etti. Dünyanın en güzel kenti İstanbul’a hizmetlerine devam edecektir."