TBMM karıştı!

AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın, DSP-MHP-ANAVATAN koalisyonu döneminde, Rusya'dan alınan doğalgazla ilgili yapılan kapalı oturuma ilişkin sözleri, Meclis Genel Kurulu'nu karıştırdı.

Haberler 10.11.2009 - 21:13

TBMM Genel Kurulu'nda, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın konuşması sırasında CHP'lilerin açtığı pankartların ardından, AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın sözlerine tepki gösteren MHP'liler de kürsüye yürüdü.

Demokratik açılım konusunda partisinin görüşlerini açıklamak üzere kürsüde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinde, DSP-MHP-ANAVATAN koalisyonu iktidarı döneminde, Rusya'dan gelen doğalgaz konusunda Genel Kurulda yapılan kapalı oturumu gündeme getirdi.


Kılıç'ın, ''Türkiye'nin hangi menfaatlerini kime, kaç paraya sattınız?'' sözlerini, MHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, protesto etti.

MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural, bu sırada Kılıç'ın üzerine yürüdü. Ural'ı, Katip Üye, AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun ve diğer AK Parti'li milletvekilleri durdurdu.

MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı ile MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı da kürsüye yürüdü. Bölükbaşı ve Varlı'yı da araya giren MHP ve CHP'li milletvekilleri engelledi.

Bu arada bazı AK Parti milletvekilleri kürsünün önüne gelerek Suat Kılıç'ın etrafında set oluşturdular.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, tartışmanın devam etmesi üzerine, birleşime ara verdi.


İTİŞMELER YAŞANDI
Verilen aranın 15 dakikayı bulmasının ardından, MHP adına Mehmet Şandır kürsüye çıktı. Şandır, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'e "Devlet Bahçeli'ye yönelik ithamlar var. Buna nasıl izin verdiniz" dedi ve konuşmasını tamamladı.

Daha sonra, bahsi geçen dönemde bakanlık yapan isimlerden bazıları, söz almak istedi ve kürsüye doğru yürüdü. Haklarında ithamlar olduğunu belirten isimlere, Başkan Şahin'in söz vermeyeceğini söylemesi üzerine, 30-40 kişilik MHP'li grup kürsüye yürüdü. AKP'lilerin buna engel olmaya çalışmasıyla itişmeler yaşandı.

Meclis TV'nin yayının kesilmesinin ardından, karşılıklı olarak küfürleşmeler yaşanırken, Başkan Şahin oturuma yine 5 dakika ara verdi ve devam edilen oturumda, 12 Kasım'daki genel görüşme önerisi kabul edildi.

12 KASIM MI YOKSA...
Öte yandan, Meclis içtüzüğüne göre genel görüşmenin yapılması için aradan 48 saat geçmesi gerekiyor ve bu da perşembe günü saat 21.30'a işaret ediyor.

Bu ihtimalin zayıf olduğu kaydedilirken, görüşmenin cuma gününe kaydırılmasının da, Başbakan Erdoğan'ın gezisi nedeniyle mümkün görünmediği belirtiliyor. Bu durumun Danışma Kurulu toplantısında ele alınacağı ve önümüzdeki hafta ihtimalinin de gündeme geleceği ifade ediliyor.




AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, ''Mustafa Kemal Atatürk'ün, milletin meclisinde kendi adı ve fotoğrafı, korsan bir gösteriye alet edildiği için ıstırap duyduğunu'' kaydetti.

TBMM Genel Kurulu'nda, ''demokratik açılım'' konusunda verilen genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinde, AK Parti Grubu adına konuşan Kılıç, Cumhuriyetin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Türk milletine emanet ettiği ülke için, TBMM için bir kez daha şükran ve saygıyla andığını belirtti.

Suat Kılıç, ''Atatürk olmasaydı, Atatürk'ün cumhuriyeti, Meclisi olmasaydı, bu Meclis sayesinde kazanılan zaferler olmasaydı, ben de dahil hiç kimse köyünden kalkıp da burada milletvekili olamazdı'' dedi.

Muhalefetin demokratik açılım sürecine temelden zaten karşı olduğu için, 10 Kasım istismarının, sadece sürece ilişkin daha fazla söz söylemenin gerekçesi olarak kullanıldığını ve milletin duygularının istismar edildiğini ifade eden Kılıç, ''Atatürk, milletin Meclisinde kendi adı ve fotoğrafı korsan bir gösteriye alet edildiği için ıstırap duyuyor'' dedi.

Suat Kılıç, ''29 Ekim Cumhuriyet Bayramında, Çankaya Köşkü'nde, Atatürk'ün Köşkünde bugün oturmakta olan Sayın Cumhurbaşkanımızın kutlama etkinliklerine iştirak etmeyeceksiniz, film izlemeye gideceksiniz. Millet bu filmi biliyor. O filmi bugün de yarın da öbür gün de izlersin. CHP olarak, cumhuriyet iradesinin tecelli ettiği Çankaya Köşkü'ne gideceksin. Atatürk'ün aziz hatırasını orada da idrak edeceksin. 10 Kasım eyleminiz samimi değil'' diye konuştu.

''Güleriz ağlanacak halimize'' diye bir söz olduğunu belirten Kılıç, ''Gülüyorsunuz ağlanacak halinize'' dedi. Suat Kılıç, TBMM'nin tutanaklarının milletin hafızası olduğunu belirterek, DSP-MHP-ANAVATAN koalisyon Hükümetinin 10 Kasım 2001'de TBMM Genel Kurulunda, Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesine ilişkin yetki tezkeresini görüştüğünü kaydetti. Kılıç, ''Mustafa Kemal'in askerlerini Afganistan'a göndermek için 10 Kasım'dan başka gün mü kalmadı?'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Kılıç, muhalefetin, kameralar olmadan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeyeceklerini beyan ettiğini kaydetti. Kendilerinin de ''Başbakan Erdoğan'a ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a söyleyemediklerinizi gelin kapalı oturumda yapalım'' dediklerini ifade eden Kılıç, ''Devlet adamlığı ile bağdaşmayan ve örtüşmeyen bir şekilde, kanun tanımayan, hukuk bilmeyen bir biçimde dediler ki 'Biz, sır tutamayız, kanun tanımayız, kapalı oturumu açıklarız' dediler. Suç'' diye konuştu.

MHP'li milletvekilleri, Kılıç'ın bu sözlerini sıra kapaklarına vurarak protesto ettiler.

"KAÇ PARAYA, KİME SATTINIZ?''
Suat Kılıç, DSP-MHP-ANAVATAN koalisyon Hükümetinin, iktidarları boyunca, 2000 ve 2001 yıllarında 2 kapalı oturum yaptığını anımsatarak, 2000 yılındaki kapalı oturumda, mavi akım petrol ve doğalgaz boru hattı, Rusya'dan Türkiye'ye enerji getiren nakil hatlarının konuşulduğunu kaydetti. Kılıç, bu tutanakların 10 yıl dolmadığı için hala gizli olduğunu ifade ederek, ''O genel görüşmede, Türk milletinin ve cumhuriyetinin hangi menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız?'' diye sordu.

MHP'li milletvekilleri, Kılıç'ın bu sözleri üzerine sıra kapaklarına vurmaya başladı. Bazı MHP'li milletvekilleri, kürsüye yürüdü.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin de yaşanan tartışmanın ardından birleşime ara verdi.

Aranın ardından Şahin, Kılıç'ı ''Gruplarımızın tepkisine neden olan bazı ifadeleriniz olmuştu. Bu ifadelerle ilgili tavzif edici bir açıklama yapmanızda koşuluyla size söz veriyorum'' diyerek kürsüye çağırdı.

Bu sırada, MHP sıralarından tepkiler yükseldi. Hakaret içeren, kırıcı, incitici olan kelimelerin herkesi rahatsız ettiğini belirten Kılıç, kapalı oturum mevzu bahis olduğunda kendilerinden önceki hükümetin kapalı oturum yaptığını anımsattığını ve sorular sorduğunu belirten Kılıç, şunları kaydetti:

''Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana görev yapan, Başbakanlık makamında oturan, bakanlık yapan hiçbir devlet adamı vatan haini olamaz. Vatana ihanetle suçlanamaz. Kapalı oturum sizin iktidarınızda yapılmış olsa bile o dönemin koalisyon ortaklarını böyle bir bühtanla karşı karşıya bırakmak bizim bugünkü siyaset anlayışımız çerçevesinde kabul edilebilir bir durum değildir.

Cümlelerimin devamı gelebilseydi ifade edilecek olan husus buydu. Hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Kıbrıs'ı satamaz, satmaya teşebbüs edemez. Bu milletin, bu memleketin milli meselelerini pazarlık konusu haline getiremez. Sorduğum sorulardan geleceğim cevap budur.''

Sözlerime itiraz edenler, amaçlarına ulaştılar. Çünkü bu suretle sarf edilen, iftira olan, imza atmadığımız el vermediğimiz, desteklemediğimiz o kadar çok şey bize mal edildi ki bütün bunları buradan reddetmek, belgeleriyle çürütmek imkanımı elimden almış oldunuz. Bu noktada başarılı sayılabilirsiniz.''

''DEVLETİN BÜTÜN İMKANLARI ELİNİZDE...''
Kılıç'ın konuşmasının ardından MHP'liler kürsüye giderek, söz istedi. Şahin, MHP Grup Başkanvekili Şandır'a sataşma nedeniyle söz verdi.

Kılıç'ın ''O genel görüşmede, Türk milletinin hangi menfaatlerini kaç paraya kime sattınız'' şeklindeki sözlerini tutanaklardan okuduğunu belirten Şandır, ''Bu sorunun cevabını Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin versin. O kapalı oturumda bu beyefendiler de vardı'' dedi. Şandır, şunları kaydetti:

''Bütün belgeler elinizde, devletin bütün imkanları elinizde. Burada gelip karnınızdan konuşma hakkına sahip değilsiniz. Ne biliyorsanız ortaya çıkarın. Namertsiniz eğer bu söylediğinizi ispat etmezseniz.

Milletin geleceğini tehdit eden hiçbir projeyi milletin kürsüsünde görüşemezsiniz. Konuşursanız bizde millete açıklarız diyoruz. Bunu, MHP Genel Bahçeli diyor. Siz Devlet Bahçeli'ye devlet adamı değil mi diyorsunuz, devlet adamıyla bağdaşmaz mı diyorsunuz? Bunu söylemeye hakkınız, haddiniz var mı? Yakışır mı size sayın Kılıç? Sayın Başkanım buna müsaade etmek Meclis Başkanlığına, iktidar grubuna yakışır mı? İtirazımız bu.''

DSP Adana Milletvekili Mustafa Vural da söz alarak, 57. hükümet döneminde bir kapalı oturum yaptıklarını anımsatarak, ''O tutanakların açıklanmasına bir kaç yıl kaldı. Hangi hükümet döneminde hangi enerji bakanıyla hangi ülkeden alınan doğal gaz fiyatı anlaşmasında bu ülkenin ne kadar kazık yediğini o zaman göreceksiniz'' diye konuştu.

Vural'ın konuşmasının ardından, MHP'liler başkanlık kürsüsüne giderek Kılıç'ın sözlerine tepkilerini sürdürdüler.

Bu sırada, başkanlık kürsüsü önünde itişmelerin yaşandığı görüldü.





MHP'lilerin AKP'li Suat Kılıç'ın konuşmasına gösterdiği tepki nedeniyle Genel Kurul'a verilen aranın ardından, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Kılıç'ın konuşması sırasında, kendisinin de bakan olduğu 57. Hükümet döneminde yapılan kapalı oturumu gündeme getirerek suçlamada bulunduğunu ve bu nedenle de söz istediğini bildirdi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in kısa bir açıklama yapması için kürsüye davet ettiği Bal, Kılıç'ın, konuştuğu konunun dışına çıkarak açıklamalar yaptığını söyledi. Faruk Bal, Kılıç'ın ''Türk milletinin ve Cumhuriyetinin hangi menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız?'' sözlerinin çok ağır olduğunu ifade etti.

Kendisinin de Devlet Bakanı olduğu 57. Hükümette, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının, Anavatan Partisi'ne mensup bir milletvekili olduğunu anımsatan Bal, ''Sayın hatip, ülke menfaatlerinin kime kaça satıldığını açıklasın, açıklamazsa kendisini müfteri ilan ediyorum. Allah, 'iftiradan kaçınınız' diyor'' dedi.

Sayfa Yükleniyor...