Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (Telkoder) tarafından her yıl düzenlenen Telekomünikasyon Zirvelerinin beşincisi Sapanca’da yapıldı. İş dünyasından üst düzey yöneticiler, siyasetçiler ve bürokratların yoğun katılım gösterdiği zirve, önceki yıllarda olduğu gibi piyasadaki tekel ve büyümedeki yavaşlık konusunda şikayetlere sahne oldu. Toplantıya katılmak üzere Sapanca’ya gelen eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, son dakika değişikliğiyle basın toplantısını iptal etti.

Sektörün büyüklüğünü değerlendiren Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, son 3-4 yıl dikkate alındığında sabit alanda gelirlerin artmadığını, mobil gelirlerde de ufak bir miktar artış olduğunu söyledi. Türk Telekom, mobil operatörler, sabit ses ve internet işletmecilerinin toplam gelirinin 2010 yılında 22,7 milyar TL’de kaldığını belirten Arıak, bu şartlar altında 2023 yılı için konulan 160 milyar dolarlık toplam gelir hedefine ulaşmanın zor olduğunu ifade etti. Arıak AB ortalamalarına göre sabit gelirlerin toplam gelirler içerisindeki payının yüzde 48 olduğunun altını çizdi ve Türkiye’de sabit alanda rekabetin gelişmemesi sebebiyle bu oranın yüzde 33’de kaldığını söyledi.

EN BÜYÜK SORUN TEKEL
ADSL abone sayısının artmadığını vurgulayan Arıak, Sektörün en önemli sorunu rekabetin eksikliği olarak tanımladı. Sabit internet hizmetlerinde rekabetin artırılması ve yeni firmaların rekabete katılması gerektiğini söyleyen Arıak “Rekabet için gereken altyapı mevcut ancak verimsiz kullanılıyor. Acil çözüm gerekli” ifadelerini kullandı.

Arıak açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye “Bilgi Toplumu” olma yarışında son birkaç yılda diğer ülkelerin gerisine düşmeye başladı. Bunun tersine çevrilebilmesi için iletişim ve bilişim alanında mevcut devlet politika ve uygulamalarının mutlaka gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerekiyor. Sektör 2008 yılından önceki dönemde önemli gelişmeler kaydetti, ancak 2008’den sonra bu eğilim gerilemeye başladı. Bu süreçte Türkiye’nin Bilgi Toplumuna Hazır Olma Endeksi’nde 127 ülke arasında 55. sıradan 69. sıraya geriledi, BM Elektronik Devlet Gelişimi Endeksi’ne göre 183 ülke arasında 69. sırada kaldı. ECTA Düzenleyici Kuruluş Karnesi’nde ise 22 AB ülkesi arasında 19. sıradayız.”

MİKRO DEĞİL, MAKRO KAZANÇLAR DÜŞÜNÜLMELİ
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer de, basın mensuplarıyla yaptığı sohbet toplantısında, internet bağlantısında çok yakında kapasite sorunuyla karşılaşılacağını, bu yüzden günü kurtaran mikro uygulamalar değil, makro düzeyde çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Acarer, Google ve Yahoo gibi firmaların hızlı internet altyapısına yatırımlarını risk olarak algılayıp buna uygun önlemler düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Acarer şöyle devam etti: “Sabit hat iletişiminde, mobilin de etkisiyle, altyapıda ciddi handikaplar başlayacak. Kapasite ihtiyacı gittikçe artıyor. İstatistikler data talebinin 20 kattan fazla arttıgını gösteriyor. Şimdilik kapasite bunu karşılıyor ama ilerisi için makro bazda düşünmemiz lazım.

“Altyapı hızla geliştirilmeli. Coğrafyamızda kuzeyle güney arasında rotalar açılıyor, hepsi Türkiye’den geçiyor. Bu geçişler sırasında hat burada kilitlenirse, uluslararası operatörler Türkiye’yi bypass eder.”

Acarer, daha hızlı ve geniş kapasiteli fiber internet otoyollarının oluşturulmasına ilişkin olarak yerel yönetimlerin talep ettiği yüksek altyapı döşeme ücretlerini de gündeme getirdi. BTK Başkanı Acarer, Google’ın yüzlerce kentin avantajlı teklifi arasından seçtiği Kansas City’de 1000 mbit hızında yüksek teknolojili internet altyapısı kuracak olmasına isim vermeden değinerek “Bu firmalar iddialı yeni sistemler oluşturuyorlar. Evlere 1000 mbit hızında internet bağlamaktan bahsediliyor. (Türkiye’de) altyapı kullanımı konusunda talep edilen bedellerin karşılanması mümkün değil. Bu nihayetinde tüketiciye yansıyor. ABD’de bunu kendi şehirlerinde kurulması için belediyelerden müthiş teklifler veriliyor firmalara 1000 mbit hız için. İşte bu makro bir bakıştır. Bu konuda tüm karar alıcıların makro bakması gerekir. Gelir artırımına yönelik mikro bazlı kararlar ülkenin makro kazançlarına büyük zarar verir” diye konuştu.