"Terör en çok sivillere zarar veriyor "

Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sözen, terörün en çok bölgedeki sivillere zarar verdiğini ifade etti.

ziya-sözen-15-12-18.jpg

Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, terörün en çok bölgedeki sivillere zarar verdiğini belirterek, "Bunların Kürtlere zerre kadar faydası yok" dedi.

Sözen, terörün en çok bölgedeki Kürt vatandaşlara zarar verdiğini, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde adeta bir insanlık dramı yaşandığını söyledi.

"Kürt vatandaşlarımızın evlerini, eşyalarını bırakarak tıpkı savaştan kaçıyormuş gibi akın akın bölgeyi terk ettiğine hepimiz şahit oluyoruz" diyen Sözen, TSK'nın başarılı operasyonlarıyla kırsalda hareket imkanı kalmayan terör örgütünün, sivil vatandaşları kendine kalkan olarak kullanmak için olayları şehirlere çektiğini ve olası sivil kayıplarından rant devşirip vatandaşı devlet aleyhine kışkırtma çabası içine girdiğini kaydetti.

Sözen, şöyle devam etti:

"Suruç'taki olayı bahane ederek hükümetin 3 yıldır devam ettiği çözüm sürecini bozanların PKK ve siyasi uzantısı HDP olduğunu hepimiz gözlerimizle gördük. Bu olaylardan sonra asker ve polisimize karşı çok acımasızca saldırılarda bulunan PKK'ya, TSK kırsalda çok büyük darbeler vurdu. Kırsalda hareket imkanı bulamayan örgüt mensupları şehirlerimize yerleşerek oradaki sivil vatandaşlarımızı canlı kalkan olarak kullanıyor. Sur'da evleri yıkılanlar Kürt kökenli sivil vatandaşlarımız, eşyalarını almadan evlerini terk etmek zorunda kalanlar Kürt kökenli vatandaşlarımız, ibadet özgürlüğü elinden alınanlar Kürt kökenli vatandaşımız. Eylül ayında açılması gerektiği halde okulları açılmayan ve kaderiyle baş başa bırakılmış çocuklar, Kürt kökenli vatandaşlarımızın çocukları. Bu olaylar sonucu ölen sivil masum vatandaşlarımız bizim Kürt kökenli vatandaşlarımız. Terör en çok bölgedeki sivillere zarar veriyor. Bunların Kürt halkına zerre kadar faydası yok. Olayların sivillere zarar verdiğini görmemek için kör, sağır ve dilsiz olmak lazım.

Güvenlik güçlerinin olaylara 1990'lı yıllardaki mantıkla müdahalede bulunmadığını, bulunmaması da gerektiğini aktaran Sözen, "Çünkü terör örgütü mensupları vatandaşlarımızın içine karışmışlar, vatandaşlarımızı kendine kalkan olarak kullanıyorlar. Sivil vatandaşlarımızın zarar görmemesi için herkesin hassas davranması lazım. Terör örgütü, vatandaşla devleti karşı karşıya getirmek için çok büyük bir çaba sarf ediyor. Bunların temizlenmesi için hükümetimizin kararlı duruşundan asla vazgeçmemesi lazım" diye konuştu.

"KABUL EDİLEBİLECEK BİR ŞEY DEĞİL"

Ziya Sözen, Kürtlerin, 30 yıldır kendi haklarını savunduğunu iddia edenler tarafından adeta bir katliama maruz bırakıldığını belirtti. "Diyarbakır'da insanların bir parça eşyasını kaparak oradan kaçmak zorunda kalmaları bizim için kabul edilecek bir şey değil" ifadesini kullanan Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kürt halkının haklarını savunduğunu iddia eden PKK mensupları, Sur'da vatandaşlarımızın evlerini harabeye çevirdi. Diyarbakır'da Kurşunlu Camisi başta olmak üzere tarihi dokuya zarar verdiler. Eğitim döneminin başından bu yana Sur ilçesinde hala okullar açılamadı, Cizre ve Silopi'de öğretmenler, sağlık ve diğer kamu görevlileri akın akın bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Bölgedeki vatandaşlarımıza 24 saat esasına dayalı kapılarını açık tutmaları yönünde baskı yaptılar. Diyarbakır'da esnaf, aylardır kepenklerini açamadığı, iş yapamadığı için iflasla karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bunları görmek bizi üzüyor. Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde bir camimiz ateşe verilmiş, yakılmış olsaydı biz Türkiye'nin tüm illerinde bunu protesto edecektik ama Diyarbakır'da tarihi bir mabedin yakılışı karşısında cılız karşı çıkışlar haricinde çok fazla ses duymuyoruz. Bu, kabul edilebilir bir şey değil."

"DEVLETİ PES ETTİRECEĞİMİ UMANLARIN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALACAK"

HDP'nin politikalarını da eleştiren Sözen, "HDP bugün kör, sağır, dilsiz ve iftiracı bir politika gütmektedir. Vatandaşa verilen zararı dile getirip 'Diyarbakırlı sivil vatandaşlarımıza zarar vermeyin' demesi gereken HDP, camiyi devletin yaktığını, olayları devletin çıkardığını iddia ediyor. Bu bir oyun değil. Orada insanlarımız can veriyor. HDP'nin bu tutumundan vazgeçmesi lazım" diye konuştu.

Sokağa çıkma yasağının sivil vatandaşların zarar görmemesi için alınan bir önlem olduğunu dile getiren Sözen, şunları kaydetti:

"Bu tedbirler karşısında vatandaşa 'kepenkleri kapatın, devlete karşı çıkın, devlet aleyhine sokaklara dökülün' diyen, vatandaşı ateşe atan HDP. Siviller zarar görüyor. HDP'nin bu siyasetten vazgeçmesi lazım. Çünkü devletimiz oradaki hendek siyasetine pabuç bırakacak, onlara karşı bir acziyet gösterecek bir devlet değildir. Bugün bununla devletimize diz çöktüreceğini, devleti pes ettireceğini umanların hevesleri kursağında kalacak. 

Güvenlik güçlerimiz oradaki teröristleri tek günde söküp atamıyorsa bunun tek bir sebebi var. 1990'lı yıllarda bölgede yapılan yanlışların bir daha devlet eliyle tekrarlanmaması için çok ciddi bir hassasiyet gösteriliyor. Devletimiz bu hassasiyeti gösterirken 30 yıldır devletin oradaki insanlara zulüm ve işkence ettiğini öne süren HDP kendi eliyle vatandaşımızı ateşe atıyor.

Sur'da bulunanlar, gidecekleri bir yerleri olmadığı için çaresizlik sonucu orada kalan vatandaşlarımız. Devletimize de çağrımız, Sur ilçesinin örgüt mensuplarından temizlenmesi için vatandaşlarımızın başka bölgelere kaydırılması, ev kiraları ve günlük ihtiyaçlarının karşılanması. Bölgedeki vatandaşlarımıza çok büyük görev düşüyor. Ne olursunuz gelin hep beraber Diyarbakır'ımıza sahip çıkalım. Bunlara karşı dik duralım."

KORUCULARIN SORUNLARI

Yeni alınan 5 bin korucuyla Doğu ve Güneydoğu'daki 22 ilde görev yapan korucu sayısının 49 bin 956'ya yükseldiğini söyleyen Sözen, 10 bin korucu daha alınmasının planlandığını, yeni katılanlarla birlikte korucuların 30 yıldır olduğu gibi terörle mücadelede aktif rol üstleneceğini söyledi.

Güvenlik güçlerinin öncü grubu olarak görev yapan korucuların bazı sorunları bulunduğunu aktaran Sözen, "Korucularımız bin 50 lira maaş alıyor. Sosyal güvenceden yoksun olarak çalışıyorlar. Bin 663 şehit veren bir camia olarak yaptığımız işle bunun ekonomik karşılığı birbirine uymuyor. Beklentimiz korucularımıza en az 500 lira seyyanen zam verilmesi ve memur maaş artışından aynı şekilde yararlanmalarının sağlanması" diye konuştu.

Sayfa Yükleniyor...