Terör örgütü DAEŞ'ın 2017'in ilk saatlerinde Ortaköy'deki eğlence mekanı Reina'ya yönelik saldırısında ayağından yaralanan ve koltuk değnekleriyle yürüyebilen 40 yaşındaki Ömer Basut, hala sağlığına kavuşamadı. 

Reina'nın işletmecisi ve ortağı Ali Ünal'ın korumalığını yapan, güvenlikçilerden sorumlu olan Basut, 2 yılı aşkın süredir sağlık sorunları yaşıyor. Ayağındaki kırık ödem sinire baskı yaptığı için iyileşmezken, yüksek oranda nöropatik ağrılar yaşayan Basut, sürekli oturduğu için aldığı fazla kilolardan dolayı şeker hastası oldu.

Kalp problemleri yaşayan, böbrek yetmezliği tanısı konulan Basut'un en büyük sıkıntısı ise psikolojisinin bozulması. Saldırıdan sonra travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulan Basut, 10 günde bir terapi alıyor. Basut, sağlığına kavuşabilmek için günde 17 ilaç kullanıyor.

Yaşadığı sıkıntıları anlatan Basut, saldırı anında kaçışma ve bağrışmalar yaşandığını, kendisinin de kapıya doğru yöneldiğini, bu sırada da vurularak yere düştüğünü söyledi.

Basut, yılbaşı gecesi yaşanan saldırı sırasında mekanda büyük bir kaosun oluştuğunu dile getirerek, olaydan sonra bacağından bir ameliyat olduğunu, ikinci ameliyatın ise riskli bulunduğu için gerçekleştirilemediğini aktardı.

Saldırıdan sonra kendisini toparlayamadığını dile getiren Basut, şöyle devam etti:

"Psikolojik ve bedensel olarak da bunları kaldıramadım. Sürekli evde kapalı kaldığım için 35-40 kilo aldım. Şeker hastası oldum. Kalpten sıkıntılarım çıkınca anjiyo oldum. Böbrek yetmezliği de çıktı. Ayağım da psikolojim de daha da kötüye gidiyor. Hiçbir düzelme yok. Şeker, kalp hastalığı, böbreklerde sıkıntı, tansiyon gibi rahatsızlıklar çıktı. Bunlara bağlı psikiyatri travmaları yaşıyorum. Çok ağır travma geçirdiğim için psikiyatride tedavi görüyorum. Ağır ilaçlar kullanıyorum. Günde 17 ilaç alıyorum. Bunlar belgeli ve raporlu ilaçlar. Ayağımdaki ödem sinire baskı yaptığı için kırık da geçmiyor, ödem de geçmiyor, ağrılarım da dinmiyor. Çok yüksek oranda nöropatik ağrım var. Yeşil reçete ağrı kesiciler kullanıyorum. Saldırıdan sonra 2 yıldır evden dışarı çıkamıyorum. Hastane ve ev arasında gidip geliyorum. Bundan dolayı psikolojim çok bozuk. Yürüyemiyorum, bu nedenle de dışarıya çıkamıyorum. Sosyal bir hayatım kalmadı."

Mersin'de yaşamasına rağmen geçim sıkıntısından dolayı İstanbul'da annesinin evinde kaldığını, eşi ve çocuğunun da kendi annesiyle yaşadığını ifade eden Basut, "İki kişiyi geçindirecek maaşım yok. Bu nedenle eşim ailesiyle kalıyor. Yüzde 63,4 engelli bulunarak rapor verildi. Malulen emekli oldum." dedi.

"TEK BAŞIMA DIŞARI ÇIKAMIYORUM"

Yaşadığı sıkıntılar nedeniyle hayatının bittiğine inandığını dile getiren Basut, "Keşke ülkemizde terör saldırısı olmasaydı da bizler de konuşmasaydık, bu kadar sıkıntı çekmeseydik. Bir terör saldırısı olmasını, insanların ölmesini, çocukların yetim kalmasını istemem." ifadelerini kullandı. Basut, kendilerine daha fazla sahip çıkılmasını istediğini vurguladı.

Sırt çantalı birini gördüğünde saldırı olacağını düşünerek paniklediğini belirten Basut, şöyle konuştu:

"Tek başıma dışarıya çıkamıyorum. Dışarı çıktığımda sırt çantalı birisini gördüğümde bana saldıracağını zannediyorum. Direkt Reina'daki olay, terörist aklıma geliyor. Onun taraması, ateş etmesi hiç aklımdan çıkmıyor. Sırt çantalı birisini görünce de panikliyorum ve kişiye kilitleniyorum. Bu sefer de karşımdaki insanla huzursuzluklar yaşıyoruz. Bundan dolayı evden dışarı çıkamıyorum, korkuyorum, herkeste sırt çantası var."

Ömer Basut, olay gecesinde saldırganın üzerinden geçtiğini ancak yüzünü görmediğini ifade etti. Olayın hayatını bitirdiğini aktaran Basut, "Bastona mahkum kaldım. Bastonla yürürken kendimden utanıyorum, kendimi eksik olarak düşünüyorum." diye konuştu.