NTV

"Tohumlarımız kirlenmesin!"

Türkiye

TEMA: “GDO’lu ürünlerin tüm etkileri bilimsel incelemeler ve araştırmalar ile belirlenmeden ithalatına, üretilmesine ve tüketilmesine izin verilmemesi en doğru seçenektir."

TEMA Vakfı, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şu sözlere yer verildi:

İlişkili Haberler


TEMA Vakfı, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve ilgili Yönetmelik hakkında yaşanan gelişmeler ve kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti doğrultusunda misyonu gereği konuyu yakın takibe almıştır. 04 Aralık 2009 tarihinde İstanbul’da uzman ve bilim adamlarının katılımı ile gerçekleştirilen GDO ve Yönetmeliğinin Değerlendirilmesi Sempozyumu’nda elde edilen bilgiler doğrultusunda TEMA Görüşü oluşturulmuştur. Buna göre GDO’ların tüm etkileri etraflıca irdelenmeden üretilmesine, tüketilmesine ve ithal edilmesine izin verilmemesi en doğru seçenektir....

....TEMA Vakfı, Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın üstün kamu yararını gözeten, gıda güvenliğimizi ve çiftçilerimizi koruyan, biyoçeşitliliğimize zarar vermeyen, topraklarımızı çoraklaştırmayacak ve üretkenliğine zarar vermeyecek maddeleri içermesi gerektiğine inanmaktadır. Meclis’e gönderilen yasa tasarısında öngörülen düzenleme ve yapılanmanın AB ile uyumlu olması gerekliliği de ayrıca gözetilmesi gereken durumdur.

Ülkemiz 4898 sayılı kanunla Cartegana Biyogüvenlik Protokolü’ne taraf olmuştur. Protokolün amacı insan sağlığı üzerindeki riskler göz önünde bulundurularak ve özellikle sınır ötesi hareketler üzerinde odaklanarak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilecek ve modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilmiş olan değiştirilmiş canlı organizmaların güvenli nakli, muamelesi ve kullanımı alanında yeterli bir koruma düzeyinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Ülkemiz bu protokolün gerekleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Dünya genelinde insan besini olabilecek 80.000 bitki türü bulunurken, tarih boyunca sadece 3.000 civarına bitki türünden besin olarak yararlanılmıştır. Bugün yetiştirilen tür sayısı 150’dir ve sadece 15 bitki türü dünya nüfusunun % 90’ının karnını doyurmaktadır. GDO çalışmalarının bu 15 bitki üzerinde sürdürülmesi şüphe uyandırıcıdır. GDO’lu gıdaların sağlık üzerine etkileşimine yönelik kontrol, izleme ve denetim mekanizması yeterince kurulamamıştır. Hayvan beslemeye yönelik GDO uygulamalarının kullanımı tüketici bilgi ve kabulü dışında gerçekleşmektedir.

Bir diğer tehlike tohum kirlenmesidir. Tohum polenleri rüzgarla veya arılar tarafından kilometrelere ötelere taşınmaktadır. Bu durum yerel tohumların korunmasını ve ticari boyutlu üretimlerde yayılımı belirli alanlarda tutmayı olanaksız hale getirmektedir. GDO yetiştiriciliğinin toprak, biyolojik çeşitlilik ve çevre üzerindeki etkileri kesinlikle araştırılmalıdır.

Sonuç olarak, GDO Yönetmeliği ve Ulusal Biyogüvenlik Yasası, idari ve hukuksal yönden çok önemlidir. Ancak daha da önemlisi halkın bu konudaki tedirginliğinin giderilmesidir. TEMA Vakfı olarak görüşümüz şöyledir: “GDO’lu ürünlerin tüm etkileri bilimsel incelemeler ve araştırmalar ile belirlenmeden ithalatına, üretilmesine ve tüketilmesine izin verilmemesi en doğru seçenektir. Bu konularda bilimsel hertürlü altyapının ve kontrol mekanizmasının geliştirilmesi de mutlaka yerine getirilmesi gereken şartlardır.




"Tohumlarımız kirlenmesin!"

Foto Galeri: Hangi yiyecekler GDO'lu?

Foto Galeri: Hangi yiyecekler GDO'lu?