Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), CIA verilerine göre Türkiye ile Türkiye ile ABD arasındaki dış ticaret hacmi 16 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

Toplam 9 milyon 631 bin kilometre karelik yüz ölçümüyle dünyanın üçüncü büyük ülkesi olan ABD'nin 2008 yılı tahminlerine göre, gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) 14,33 trilyon dolar, kişi başına düşen milli gelir ise 47 bin dolar.

GSYİH'nin yüzde 79,2'sini hizmetler sektörü, yüzde 19,6'sını sanayi, yüzde 1,2'sini tarım sektörü oluşturuyor. ABD'nin 2008 tahmini enflasyon oranı ise yüzde 4,2.

Yaklaşık 308 milyonluk bir nüfusa sahip ABD, ekonomik askeri, sportif birçok alanda dünyanın lider ülkesi konusunda. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin veto yetkisine sahip 5 daimi üyesinden biri olan ABD, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankasında da en büyük ağırlığa sahip. ABD, Gelişmiş 7 ülkenin oluşturduğu G-7'nin de üyesi.

Amerikan Merkez Bankası (FED), ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 0,5 ile yüzde 1,3 arasında daralacağını öngörüyor. FED, bu yıl işsizlik oranının yüzde 8,5 ile yüzde 8,8 arasında seyredeceğini öngörüyor.

Gelecek yıl için bu oranın yüzde 8 ile yüzde 8,3, 2011 yılında ise yüzde 7,5 ile yüzde 6,7 arasında olacağı tahmin ediliyor. Fed, enflasyonun da yüzde 0,3 ile yüzde 1 arasında seyredeceğini tahmin ediyor.

Yüz ölçümü 780 bin 576 kilometre kare olan Türkiye ise 70,5 milyon nüfuslu. Asya ile Avrupa arasında stratejik bir konuma sahip Türkiye, NATO üyesi ve AB adayı. Uluslararası Para Fonunun (IMF) 2009 tahminlerine göre 789,1 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılasıyla (GSYH) dünyanın 17. büyük ekonomisi konumunda.

ABD'YE İHRACAT AZALIRKEN, İTHALAT FIRLADI
Türkiye ile ABD arasında 16 milyar doları aşan bir dış ticaret hacmi bulunuyor. Buna göre, ABD Türkiye'nin en çok en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında 8. sırada bulunurken, en çok ithalat yaptığı ülkeler içinde de Rusya, Almanya ve Çin'in ardından 4. sırada geliyor.

Buna göre 2008 yılında Türkiye ABD'ye 4,3 milyar dolarlık ihracat yaparken, 12 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Başka bir deyişle, 2008 yılında Türkiye'nin ihracatının yüzde 3,3'ü, ithalatının ise 5,9'u ABD ile yapıldı.

Türkiye ABD'ye 2007 yılında ise yaklaşık 4,2 milyar dolarlık ihracat, 8,2 milyar dolarlık ithalat yapmıştı. Bu yılın Ocak-Şubat döneminde ise ABD'ye 504,3 milyon dolarlık ihracat, 1,2 milyar dolarlık ithalat yapıldı.

Öte yandan 2004 yılına göre, ABD'ye ihracat yüzde 11,7 oranında azalırken, ithalat yüzde 152,3 gibi yüksek bir oranda arttı. 2004 yılında ABD'ye 4,9 milyar dolarlık ihracat, 4,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiriliyordu.

İHRACATTA TEKSTİL, İTHALATTA MAKİNA VE ELEKTRONİK İLK SIRADA
Türkiye'nin ABD'ye ihraç ettiği başlıca mallar arasında hazır giyim ve tekstil ürünleri, işlenmiş doğal taşlar, makinalar, elektrikli ve mekanik aletler, kuyumculuk ürünleri, demir ve çelik ürünleri, petrol yağları, taşıtlar, aksam ve parçaları, gıda ürünleri, tütün, bakır ürünleri yer alıyor.

Türkiye'nin ABD'den ithal ettiği başlıca mallar arasında da makinalar, elektrikli ve mekanik aletler, demir ve çelik ürünleri, organik kimyasallar ve eczacılık ürünleri, pamuk, kimyasal ve plastik ürünler, optik, fotoğraf, ölçme, medikal ve cerrahi aletler, taşıtlar aksam ve parçaları, gıda ürünleri, mineral yakıtlar, yağlar ve müstahsalları, kağıt ürünleri bulunuyor.

YATIRIM İLİŞKİLERİ
ABD'den Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırım girişi artarken, 2006 yılı sonu itibariyle Türkiye'de faaliyet gösteren 733 Amerikan sermayeli şirketin toplam yatırımı 848 milyon dolardan 2007 yılında yaklaşık 4,2 milyar dolara yükseldi.

2007'de Türkiye'de faaliyet gösteren ABD sermayeli toplam firma sayısı 834'e, ABD menşeli toplam sermaye miktarı ise 9,2 milyar dolara ulaştı. Buna göre, Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası sermayeli şirketlerin yüzde 4,5'i ABD sermayeli.

2006 yılı içerisinde Texas Pacific Group tarafından Mey İçki için ödenen yaklaşık 350 milyon dolarlık tutar, bu dönemde Türkiye'ye yapılan ABD menşeli en büyük sermaye transferi olurken, 2007 yılında gerçekleştirilen yatırımların ise 3,2 milyar dolarlık kısmı Ocak ayında gerçekleşti.

Bu miktarda Citibank tarafından Akbank'a yapılan yatırımın payı etkili oldu. Mart ayı itibariyle 2008 yılında Türkiye'ye 38 ABD firması tarafından 203 milyon dolarlık yatırım gerçekleşti.





KÜRESEL KRİZDE AMERİKA VE TÜRKİYE
Bütün dünya ekonomilerini etkileyen küresel ekonomik kriz ilk ABD'de yüksek riskli tutsat (subprime mortgage) kredilerindeki sorunla kendisini gösterdi. Kriz finansal piyasaların ardından reel kesime yansıdı. Finans sektörünün devlerinin iflasına neden olan ve başta otomotiv sektörü olmak üzere reel kesimin lokomotif sektörlerine büyük darbe indiren kriz, IMF tarafından ''dünya ekonomisinin 1930'lardan bu yana karşılaştığı en tehlikeli finansal şok'' olarak tanımlandı. Dalga dalga diğer ülkelere de yayılan küresel krizin etkilerini azaltmak için ABD çeşitli önlemler alırken, Bush yönetiminde ilk etapta ABD Kongresi finansal piyasalar için hazırlanan 700 milyar dolarlık Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı (TARP) kabul edildi. Diğer paketler de bunu takip ederken en son ABD Başkanı Barack Obama, 787 milyar dolarlık bir teşvik paketini onayladı. Diğer taraftan Amerikan Merkez Bankası, ülkede faiz oranlarını ''sıfır''a yakın tuttu. Ekonomik göstergelerin kötüye gittiği ABD'de işsizlik oranı da çok yüksek seviyede seyrediyor. ABD'de Mart ayında işsizlik yüzde 8,5'e çıkarak, 1983 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Diğer taraftan gerek sanayi üretimi gerek tüketimdeki önemli düşüşler ve işsizlik boyutuyla kendisini gösteren küresel krize dönük olarak Türkiye de diğer ülkelere paralel çeşitli önlemleri uygulamaya koydu. Bu çerçevede, hükümet birbiri ardına ekonomik önlem paketleri açıklarken, 2008'in ikinci yarısından sonra ilan edilen birinci paketin ortalama büyüklüğü 11,4 milyar, ikinci paketin büyüklüğü 15,8 milyar, üçüncü paketin ortalama maliyetinin 5,6 milyar ve dördüncü paketin bütçeye maliyetinin de 2,7 milyar lira olarak belirlendi. Otomotivden, beyaz eşyaya, konuttan mobilyaya kadar bir çok sektörü vergi indirimleriyle rahatlatmaya ve stokları eritmeyi amaçlayan önlem paketlerinin temel amacı ise tüketimi artırarak, piyasayı canlandırmak.