'Türk insanın geninde korku filmi yapmak yok'

Sinema Yazarı Atilla Dorsay, ''Korku filmi yapmak Türk insanının geninde yok. Bazı şeylere özenmemek lazım'' dedi.

24.09.2010 - 14:59

'Türk insanın geninde korku filmi yapmak yok'

17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında Onur Ödülü verilen sinema eleştirmeni Atilla Dorsay, Kurttepe Anadolu Lisesinde söyleşiye katıldı.


Gençlik yıllarında sinema filmi yapmanın kolay olmadığını belirten Dorsay, ''Kolay olsaydı muhtemelen kötü bir yönetmen olurdum. Şimdi kötü 10-15 filmim olurdu ama iyi ki olmamışım, çünkü iyi bir sinema yazarı oldum. Şu ana kadar 40 iyi kitabım oldu'' dedi.

Günümüzde sinema yapmanın kolaylaştığını ifade eden Dorsay, şöyle devam etti:

''Bunun hem artıları ve katkıları oldu hem de olumsuzlukları beraberinde getirdi. Çok iyi eserler de ortaya çıktı, çok kötüleri de yapıldı. Bunun son örneği, Türk yapımı korku filmleri. Korku filmlerini yapmak Türk insanın geninde yok. Bu, gen meselesi. O farklı bir edebiyat. Bizde korku romanı hiç yazılmamış, yok. Batıda inanılmaz güzellikte korku romanları yazılmış, böyle bir tür ortaya çıkmış ama bizde tek bir örnek yok. Yeşilçam'ın tek korku filmi, 'Drakula İstanbul'da' diye bir filmdi. Korkunç bir filmdir, korkutmak açısından değil ama başka şeyler açısından öyledir''

Recep İvedik filmlerinin, ''bayağı'' olduğu için eleştirildiğini ifade eden Dorsay, ''Recep İvedik filmleri bayağı da Öztürk Serengil'in filmleri bayağı değil mi? Ya da Kemal Sunal bir komedi dehası mıydı? Ama geçmişe göre komedi konusunda ilerleme var. Zaten Türk halkı olarak komediye düşkünüz ve bu konuda belli bir yeteneğimiz var'' dedi.

'Çığlık' filminin bir parodisi olan 'Korkunç Bir Film'deki bu kare, bir anlamda Türk sinemasındaki korku örneklerini de simgeliyor. Çünkü Türkiye'de çekilen korku filmlerinin çoğu, korkutmaktan çok güldürüyor. 'Çığlık' filminin bir parodisi olan 'Korkunç Bir Film'deki bu kare, bir anlamda Türk sinemasındaki korku örneklerini de simgeliyor. Çünkü Türkiye'de çekilen korku filmlerinin çoğu, korkutmaktan çok güldürüyor.

Türk sinemasında 1970'lerde yaşanan ''erotizm furyası''na da değinen Dorsay, ''O dönem hakkında halen çok yazılıp çizilmedi, tam olarak irdelenmedi. Öyle bir dönem ki Türk sineması ikinci plana itiliyor ve bu filmler yapılıyor. Üstelik Türkiye gibi muhafazakar fikirli bir ülkede, sağ iktidarların olduğu bir dönemde bunlar yaşanıyor. Bu filmler erotik dense de araya konan başka filmlerden görüntülerle, pornografik bir nitelik taşıyor. Bunlar nasıl oluyor, benim bile halen çözemediğim bir dönemdir'' ifadesini dile getirdi.

Dorsay, Türk dizileriyle ilgili bir soru üzerine, şöyle konuştu:

''TRT'de 'Aşkı Memnu' ile başlayan ilk dizileri merakla ve beğeniyle izlerdik. Ancak, bugün özel TV'ler dizi yapmaya başladı ve yayın anlayışları tamamen dizilere endeksli hale geldi. Kitle kanallarında her akşam reklamlarla birlikte 2-2,5 saatlik diziler gösteriliyor. Genelde peş peşe iki dizi oluyor. Başka hiçbir kültür ve tartışma programı, belgesel yayın yok. Olanlar da gece yarısından sonra yayımlanıyor. Bizim neslimiz yıllarca bu şekilde uyutuldu ama gençlere o dizileri izlememelerini tavsiye ediyorum.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...