Türkan Saylan'ı binlerce seveni uğurladı

Lütfi Kırdar, Teşvikiye ve Zincirlikuyu'da onbinler,  son yolculuğuna uğurlanan ÇYDD Genel Başknaı Prof. Saylan için toplandı.

19.05.2009 - 12:34

Türkan Saylan'ı binlerce seveni uğurladı

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, son yolculuğuna uğurlandı.

İlk olarak Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda bir tören yapılırken, cenaze namazı Teşvikiye Camii'nde kılındı ve Saylan'ın naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Saylan'ın kabrinin yanında Türk bayrağı açılırken, mezarın başındaki ''19 Mayıs'ta bir Saylan öldü, binlerce bire bin veren Türkanlar vatanında doğacaktır'' yazılı pankart açıldı. Cenazenin defnedilmesi sırasında Saylan'ın ailesi, sevenleri ve bazı vatandaşların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

ONBİNLER UĞURLADI
Onbinlerce kişi Prof. Saylan'ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Vefatının ardından Saylan'ın sevenleri sabah erken saatlerden itibaren İstanbul'a gelmeye başladı. Gelenlerin arasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin şehir dışındaki şubelerinden üyeler de vardı.


Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'ndaki törene saatler kala salon tamamen doldu, salonun çevresinde de yüzlerce insan göze çarptı.

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Uğur Dündar, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Orgeneral Tuncer Kılınç gibi isimler salona girdiğinde alkışlar yükseldi.

Saylan'ın cenazesi saat 14.00'te, Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'na alkışlar arasında getirildi. Türk bayrağına sarılı tabutun yanına, Saylan'ın bir resmi konulurken, çevresi de çiçeklerle süslendi. Salonda bulunanlardan birçok kişi gözyaşlarını tutamadı, salonda 'Türkiye laiktir, laik kalacak' sloganları yükseldi.

Törenin açılış konuşmasını ÇYDD Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Kaya yaptı. Kaya'nın konuşmasında Atatürk ve Türkan Saylan'ın isimlerinin birlikte geçmesi alkışlarla karşılandı.

Açılış konuşmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Törene Saylan'ın hayatının kilometre taşlarını anlatan sinevizyon gösterisiyle devam edildi.

ÇELİKEL: ÇYDD ULUSAL MİRASIMIZDIR
ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı ve eski Adalet Bakanı Aysel Çelikel, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Sevgili dostum, idael arkadaşım Türkan Saylan’ın arkasından konuşmak zor. Hak etmediği, acımasızca suçlandığı anlayışın sürdürüldüğü, ona yapılan hukuksuzlukların ardından insanın kendini suçlu hissetmemesi çok zor.

Neler yaptı, ne ile suçlandı... Laiklik ve cumhuriyet kazanımlarının ortak paydamız olduğunu savunması... Bu mu darbecilik?
Kız çocuklarının çağdaş eğitime kavuşturulması... Bu mu darbecilik?
Ülkenin bölünmez bütünlüğünün savunulması... Bu mu darbecilik?
Demokrasi ve insanla haklarını savunmak... Bu mu darbecilik?
Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının savunulması... Bu mu darbecilik?
Laik eğitim sitemini savunmak mı, düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğünü savunmak mı darbecilik?.. Eğer bütün bunlar darbecilikse, hepimiz darbeciyiz.

Türkan Saylan ender rastlanan bir kişiliğe sahip, bir cumhuriyet kadınıdır. Onunla birlikte çalışan herkes ondan çok şey öğrendi.

İnsan, toplum ve yurt sevgisi ile başardı. Çok çalışmak, hızlı çalışmak... Tüm zamanını insanlara hzmet ve yardım için çalışmak. Son ana kadar mücadele ve azimle yaşamak...

Sevgili Türkan Saylan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, millete mal olmuş, ulusal mirasımızıdır. Ülkemizin çağdaşlaşması için yakılan meşaleyi söndürmeyeceğiz. Söndürülmesine izin vermeyeceğiz.

Türkan Saylan’ı teşekkürlerimizle, alkışlarımızla, sevgilerimizle, ona yapılanlardan utanç duyarak ve özür dileyerek uğurluyoruz. Güler yüzüyle o, anılarımızdan, yüreklerimizden silinmeyecektir."

GENÇ KIZLARA MEKTUBU
Törende Türkan Saylan'ın genç kızlara yazdığı mektubu da okundu. Saylan mektubunda Türk kızlarına şöyle seslenmişti:

"Sen, sevgili kızım;

artık 'Neden kız doğmuşum?' demeyi bırak ve olabileceğinin en iyisi olmaya hedeflen.

Ailen seni iyiye, daha iyi bir yaşama yönlendirememişse, ananın yazgısı senin yazgın gibi yorumlanmışsa, karşına bir yönder olarak kesinlikle bir öğretmenin, çağdaş, yol gösterici, ufuk açıcı bir büyüğün çıkacaktır.

Onu yüreğinle ve aklınla dinle. İşte o, senin koşullarında iken kabuğunu bir şekilde kıran ve sonra da sizlerin yolunu açmayı öz görev bilen bir benzerinizdir. O bunu yapabilmiş, zincirlerini kırabilmişse; sevgili kızlar ne yapıp ne edip okumalısınız. Önce siz buna karar verin sonra bu hedef için savaşmaya başlayın. Bu yolu hazırlayınca neye yetenek ve olanağınız olduğunu araştırın."

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu törende yaptığı konuşmada, Saylan’ın insan hakları alanında yaptığı çalışmaları öne çıkaran bir konuşma yaptı:

“Sevgili Türkan Hanım; ben şimdi sizin insan hakları savunucusu özelliğiniz hakkında birkaç örnek vermek istiyorum. Çünkü sizin eğitim alanındaki çok yönlü çalışmalarınız topluma mal oldu. Ama insan hakları savunuculuğunuz öne çıkmadı. Bunu biraz anlatırsak, toplum önünde size yapılan saldırıları daha iyi anlayabiliriz.

Siz birçok insan hakları projesi geliştirdiniz. Emniyet mensuplarının insan hakları eğitimi projesi ve kahvehanede insan hakları eğitimi gibi özgün programlara imza attınız. Kamu görevlilerine verilen insan hakları eğitimine öncülük ettiniz.

İnsan hakları faaliyetleri, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu’na taşıdığınız dönemde daha iyi ortaya çıktı. Bu kurulun en aktif, en müdahil, ilerletmek için en çok çalışan üyesi oldunuz. Kah bir doğu ilinde yurt açılışından geldiniz, kah kemoterapiden çıkıp geldiniz. Bütün kurul toplantılarında aramızda oldunuz. Ama bununla yetinmediniz, 'İnsan hakları kurulunda konu mankeni olmak istemiyoruz' dediniz. Görüşleriniz dikkate alınmayınca açıkça meydan okudunuz.

HASTA YATAĞINIZA ATA’DAN EL YAZMASI ANAYASA GETİRDİM
13 Nisan günü sizin hakkınız ağır bir biçimde ihlal edilince, 20 yıllık ajandalarınızı ben size getiremedim. Ama Atatürk’ün el yazması anayasa projesini, hasta yatağınıza getirdim, çünkü ona polis el koymuştu, çünkü onu siz istemiştiniz.

Sevgili Hocam, siz insan haklarının hukuk yoluyla ilerletilebileceğine içten inandınız. Hafta sonları üniversite öğrencileriyle hukuk toplantıları yaptınız. Hukuk toplumunu o kadar içselleştirdiniz ki bunu, hukukçulardan daha çok dile getirdiniz.

DİNCİ YOBAZLARIN, IRKÇI FAŞİSTLERİN KAMPANYALARININ NEDENİ..
Heklimlik formasyonunuzu, aydınlık kişiliğinizi ve sınır tanımayan yeteneğinizi demokratik ve laik Cumhuriyet için seferber ettiniz. Dinci yobazların, ırkçı faşistlerin çoktandır yürüttüğü iftira kampanyalarının nedeni budur. Keşke bunlar, devletin derin ve saydam gövdesi altında yürütülmüş olmasaydı. Nur içinde yatın Sevgili Hocam.”

ÇYDD'den burs alan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Pelin Bardakçı da yaptığı konuşmada, Türkan Saylan'ın inancı, kararlılığı ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ile kendisi için her zaman örnek bir insan olduğunu belirtti.

Bardakçı, ''Öyle ki üniversiteyi kazandığım yıl onunla tanışmam yoluma kararlılıkla devam etmemi sağladı. Üniversite hayatım boyunca devam eden bu hırs yoluma ışık tutmuş daha iyi, daha özgür daha güzel şeylerin mümkün olabileceğini göstermiştir. Türkan hocama her zaman minnettar olacağım ve hatırası önünde içimde her zaman ondan bir parça taşıyacağıma, çalışkan, sorunlara çözüm getiren, daima ileriye bakan, ona layık bir insan olacağıma söz veriyorum'' diye konuştu.

Bursiyer Volkan Düzenli ise Türkan Saylan'ı kaybetmenin acısını yüreğinin derinliklerinde hissettiğini kaydetti. Türkan Saylan'ın sevenlerine iki büyük öğüt ve miras bıraktığını ifade eden Düzenli, ''Öğütlerden biri; 'dününü bilmeyen bugünü tayin edemez' sözünden yola çıkarak, tarihini dününü bilen gençler olmamızı, ikinci öğüdü ise; dünyaya yabancı kalmamak adına ğrenebildiğimiz kadar dil öğrenmemizdi. Türkan Hocamız bu iki temel öğüdünde, ancak ve ancak okuyarak ve çok çalışarak tutulabileceğini sözlerine eklerdi. Hocamızın mirası, yurdumuzda eğitim görmemiş kızlar ve erkekler bırakmaması, çağdaş topluma çağdaş insanlar yetiştirerek ulaşmaktır'' şeklinde konuştu.

Daha sonra cenaze törenine katılanlar, salonda Türk Bayrağı'na sarılı Saylan'ın tabutu üzerine özellikle çok sevdiği papatya ile diğer çiçeklerden bıraktılar.



İNSAN SELİ TEŞVİKİYE CADDELERİ'NDE
Saylan'ın naaşı Teşvikiye'ye doğru yola çıkarken, Teşvikiye Camii'nin avlusunda da mahşeri bir kalabalık toplandı. Cami avlusuna sığmayan kalabalık Rumeli Caddesi'ne taşarken, TSK'nın gönderdiği çelenk dakikalarca alkışlandı.

Saylan'ın Türk bayrağına sarılı naaşını taşıyan cenaze aracının arkasında oğlu, torunları, ÇYDD görevlileri ve kalabalık bir vatandaş grubu kortej oluşturdu.

Korteje katılanlar ellerinde Türk bayrakları ile ''Türkiye laiktir laik kalacak'', ''Hepimiz Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' şeklinde sloganlar atarak Teşvikiye Camisi'ne kadar yürüdü. Yürüyüş güzergahı trafiğe kapatılırken, cenaze namazının kılınacağı camide izdiham oluştu.

Türkan Saylan'ın cenazesi Teşvikiye Camii'sinin avlusunda alkışlarla karşılandı.

İkindi namazının ardından Teşvikiye'de cenaze namazı kılındı. Cenaze namazını kıldıran imam, yaptığı konuşmada Türkan Saylan'ın verdiği hizmetleri anlattı ve 19 Mayıs nedeniyle Atatürk'ü de andı. Konuşma, cenaze törenine katılanlar tarafından sık sık alkışlarla kesildi. İmam, Türkan Hoca'nın cenazesinde slogan atılmamasını istediğini söyledi.

ZİNCİRLİKUYU'YA İKİ SAATTE VARILDI
Namazın ardından papatyalarla süslü naaş, omuzlarda taşınarak cenaze arabasına konuldu ve cenaze, binlerce vatandaşın oluşturduğu kortej eşliğinde Zincirlikuyu Mezarlığı'na götürüldü.

Saylan'ın ailesi, ÇYDD yöneticileri ile bursiyerleri, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve vatandaşların oluşturduğu kortej, cenaze aracının arkasında yürüyüşe geçti. Bursiyer öğrenciler, kortejin başında el ele tutuşarak yürüdü. Kortej, Teşvikiye ve Rumeli caddeleri boyunca yavaş bir şekilde ilerlerken, katılımın sürekli olarak arttığı görüldü. Kortejdekiler, Türk bayrakları, Atatürk posterleri, Türkan Saylan'ın fotoğrafları ve çeşitli dövizler taşıdı.

Halaskargazi Caddesi'ne çıkan korteje, esnaflar ile bölgede oturan vatandaşlar alkışlarla destek verdi. Kortejin ilerleyişini sürdürdüğü Halaskargazi Caddesi'nde trafik Mecidiyeköy yönüne doğru tek taraflı kapatıldı.

Kortejdekiler, Şişli'deki Atatürk Evi'nin önüne gelindiğinde kısa bir süre duraklarken, katılımcılardan bazıları ''Türkiye laiktir, laik kalacak'' şeklinde slogan attı.

İLK TOPRAK OĞLLARINDAN
Katılımlarla sayıları on binleri bulan vatandaşların oluşturduğu kortej, daha sonra Büyükdere Caddesi üzerinden Mecidiyeköy Meydanı'na ulaştı. Kortej, yaklaşık 2 saatlik yürüyüşün ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na vardı. Korteji, burada da çok sayıda vatandaş karşılarken, Saylan'ın cenazesi okunan Kur'an-ı Kerim ve edilen dualar eşliğinde defnedildi.

Saylan'ın oğulları Çağlayan ve Çınar Örge, annelerinin kabrine ilk toprağı attı. Kabre toprak atılması sırasında kalabalık nedeniyle izdiham yaşandı. Daha sonra Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ÇYDD yöneticileri ve bursiyerleri ile bazı vatandaşlar mezara karanfil, gül ve papatya bıraktı.

Törene katılan bazı kadınların, Saylan'ın çok sevdiği papatyalardan oluşan buketleri mezarına bırakmak için bekledikleri görüldü.

Cenazeye katılanlar, Saylan'ın fotoğrafının bulunduğu ''Hoşçakal Atatürk'ün kızı'' yazılı pankart açtı.




ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan için Teşvikiye Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine, siyasetçiler, sanatçılar, akademisyenler ve ÇYDD bursiyerlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Yoğun katılım nedeniyle Teşvikiye Camisi'nin avlusu tamamen dolarken, avluda ve dışarıda izdiham yaşandı.

Cami avlusunda büyük bir Türk bayrağı açılırken, üzerinde Saylan'ın fotoğrafının bulunduğu ''Hoşçakal Atatürk'ün kızı'' yazılı pankart ile ''Hepimiz Türkan Saylan'ız, hepimiz Türk'üz'', ''19 Mayıs'ta bir Saylan öldü, bire bin veren Saylanlar doğacak'', ''Huzur ile ölmek istiyoruz, zulüm ile değil'', ''Hukuk yasalara esir olmaz'' dövizleri dikkati çekti.

Törene katılan eski başbakanlardan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Saylan'ın ailesine taziyelerini iletti. Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Herkesin başı sağ olsun. Türkan Saylan'a Allah'tan rahmet diliyorum. Bu cami avlusunu hiç bu kadar kalabalık görmedim. Kendisi, eğitime yaptığı çok değerli hizmetler yanında, Cumhuriyet'in bekçisi olarak sembol isimler arasında her zaman hatırlanacaktır'' şeklinde konuştu.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav da, ''Cumhuriyet kazanımları ve demokratik laik Cumhuriyet için, laikliğin korunması ve kollanması için kendisini feda etmiş bir aydın insanımızdı. Maalesef kendisinin sağlığa, katkıya, himayeye ihtiyacı olduğu bir dönemde hiç hak etmediği bir ıstırapla yüz yüze bırakıldı. Ülkemizin ileriye dönük olarak silinemeyecek ayıplardan biridir bu. Bu tür insanlar öncüdür. Nesiller, onların dünyaya bıraktıklarından faydalanacaktır'' dedi.

Öte yandan, Zincirlikuyu Mezarlığı'na doğru hareket eden kortejini yürüyüşü sırasında bir açıklama yapan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de, Türkan Saylan'ın ömrünü, ekonomik geliri zayıf olan çocukların eğitimine adadığını söyledi.

Sarıgül, ''Onlar da anneleri ve babalarıyla Türkan hocalarını yalnız bırakmadılar. Türkan hocamız barış için, demokrasi için mücadele verdi. Bu da Atatürk'ün aydınlık yoluydu. Hep beraber Türkan hocanın başlattığı bu yolda en iyi şekilde yürüyeceğiz'' diye konuştu.

Korteje halkın büyük ilgi gösterdiğini ifade eden Sarıgül, ''Burada hiçbir ayrım gözetmeden binlerce yurttaşımız var. Bu da Türkan hocanın yaptıklarının ne kadar doğru olduğunun önemli bir göstergesidir. Türk insanına bir adım gelirseniz, onlar size koşarlar. Türkan hoca binlerce adım attı, yurttaşlarımız da Türkan hocayı yalnız bırakmadılar'' şeklinde konuştu.

Bu arada, törene katılan 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, yoğunluk nedeniyle Saylan'ın tabutunun yanına yaklaşmakta zorluk yaşayınca, Saylan'ın torununa, ''Tüm aileye baş sağlığı dileklerimi iletin'' dedi.

SANATÇILARIN DUYGULARI
Cenaze töreni için Teşvikiye Camisi'ne gelen sanatçılardan Meltem Cumbul, ÇYDD'de Saylan'la uzun süre birlikte çalıştığını söyledi. Saylan'ı tanıyan biri olarak, uzun yıllar yaşamasını çok istediğini ifade eden Cumbul, ''Onunla beraber bu yolları kat etmeyi isterdim. Çok üzgünüm, başımız sağ olsun'' diye konuştu.

Bergüzar Korel ise her ne kadar beklenen bir durum da olsa Saylan'ın vefatı nedeniyle çok üzgün olduğunu kaydetti. Ülkenin çok zor günlerden geçtiğini dile getiren Korel, ''Ama buradaki herkes çağdaş yaşamı desteklediği için buraya geldi ve onun okuttuğu çocuklar var. Ben o yüzden umutluyum'' şeklinde konuştu.

Halit Ergenç de çok beğendiği ve başarılı bulduğu bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içinde olduğunu belirtti. Herkesin bir gün bu dünyadan ayrılacağını ifade eden Ergenç, ''Niçin yaşıyoruz, ne yapmamız lazım? Ne yaparsam bu dünya daha güzel olabilir? Bu soruları içinde sormuş ve elinden geleni fazlasıyla yapmış bir insandı. Örnek bir insandı. Başımız sağ olsun'' dedi.

Teşvikiye Camisi'ndeki cenaze törenine, Saylan'ın oğulları ve torunlarının yanı sıra DSP Genel Başkanı Masum Türker, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, eski bakanlardan Yaşar Okuyan ve Mehmet Moğultay, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, sanatçılar, akademisyenler, ÇYDD bursiyerleri ve vatandaşlar katıldı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...