1878 yılı başında Osmanlı-Rus Savaşı sona ermiş Rus ordusu Yeşilköy’e (Ayastefanos) kadar gelmişti. İngilizler başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin girişimleriyle Osmanlı Devleti çok ağır şartlar taşıyan antlaşmayı imzalamak üzereydi.

İlişkili Haberler


Tam bu kritik günlerde Türk sularında çok önemli bir konuk İstanbul’a doğru ilerliyordu.

ABD’nin daha birkaç ay once görevi sona eren başkanı ve iç savaş kahramanı General Ulysses S. Grant, ailesiyle birlikte çıktığı dünya turu kapsamında Türkiye’ye de uğradı.

BAŞKAN GRANT’A UŞAK HALISI
Ulysses Grant Osmanlı Devleti için sıradan bir ABD Başkanı değildi. 1869 yılında başkanlık seçimini kazandığı ilk dönemden itibaren Türk-Amerikan ilişkileri hızlı bir ilerleme süreci içine girmiş, özellikle silah ticareti önemli bir seviyeye yükselmişti.

Ticari ilişkinin bu şekilde yoğunlaşması ve ABD Başkanı’nın gösterdiği ilgiye karşılık olarak Sultan Abdülaziz, Beyaz Saray’ın kabul salonuna konulmak üzere Grant’a binlerce değerinde bir Uşak halısı dokutarak göndermişti.

ABD basınında büyük ilgi gören halının ardından ardarda karşılık hediyeler gönderilmeye başlanmıştı.

Hızla büyüyen ilişkiler çerçevesinde 1872 yılında Başkan U.S. Grant’ın oğlu Teğmen Grant ile General Sherman’ın İstanbul’u ziyareti ve Sultan Abdülaziz’in misafirlerini büyük bir ilgiyle ağırlaması üzerine ABD Başkanı Grant’ın Osmanlı Devleti’ne olan yakınlığı daha da artmıştı.

Aynı yıllarda Osmanlı topraklarında çeşitli Amerikan okullarının da yapımına başlandı.

EN BÜYÜK SİLAH ALIMI 93 HARBİ’NDE
Osmanlı Devleti’nin ABD’den silah alımları 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın öncesinde en yüksek seviyesine ulaştı. Tahta çıkan Sultan II. Abdülhamit ABD ile ilişkilere büyük önem veriyordu.

Ancak Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) başlamasıyla ekonomik durum iyiden iyiye kötü gitmeye başladı. Osmanlı Devleti sipariş verdiği silahların ödemelerinde büyük güçlükler çekiyordu.

Savaşın Osmanlı Devleti aleyhine sonuçlanmasıyla Türk Amerikan silah ticareti durma noktasına geldi.

Osmanlı Devleti tüm diplomatik çabasını yapılacak barış antlaşmasının şartları üzerine yoğunlaştırdı.

İşte tam bu dönemde iki dönem üstüste sürdürdüğü başkanlık görevini tamamlayan General Grant, çıktığı dünya turunun Ortadoğu durağında Osmanlı topraklarına gelmişti.

Avrupa’daki gezisinin ardından Amerikan Donanması’nın Akdeniz filosundaki en önemli savaş gemilerinden biri olan USS Vandalia ile Mısır’a gelen Grant ve beraberindekiler Amerikan silahlarına Osmanlılar kadar düşkün Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından hassasiyetle ağırlandı. Nil nehrine ve piramitlere düzenlenen geziler yaptı.

Şubat ayı başında Kudüs’ü ziyaret eden General Grant ve beraberindekiler 16 Şubat günü Yafa’ya, ardından Beyrut ve Şam şehirlerine uğradı. Ve sonra yine gemiyle İzmir’e doğru yola çıktı.

EFES HARABELERİNİ GEZDİ
USS Vandalia, 22 Şubat 1878 günü İzmir limanına yanaştı. ABD’li konukları Vali Ahmet Hamdi Paşa ve ABD’nin İzmir Konsolosu Enoch J. Smithers karşıladı. Grant, Osmanlı-Rus savaşı nedeniyle İzmir’de demirli bulunan ABD savaş gemileri USS Trenton ve USS Aliance’ın kaptanlarına gemide yemek vererek görüşmeler yaptı.

26 Şubat günü Vali Ahmet Hamdi Paşa; General Grant, karısı Julia Grant, oğlu Jesse Grant, konsolosluk yetkilileri, New York Herald Gazetesi yazarı John Russell Young ve İzmir’de yaşayan çeşitli ülke temsilcilerine Efes harabelerini gezdirdi. General Grant, İzmir’de kaldığı süre içinde Fransız, Avusturyalı ve Alman amirallerle de görüşmelerde bulunarak bölgedeki siyasi gelişmeler hakkında bilgi aldı.

28 Şubat günü İzmir’den demir alan USS Vandalia gemisi İstanbul’a doğru seyretmeye başladı.

İstanbul ise o günlerde büyük bir sancı içindeydi. Rus Ordusu Yeşilköy’de karargah kurmuştu ve Sultan Abdülhamid’in İngiltere Kraliçesi Viktorya aracılığıyla istediği barışın şartları görüşülüyordu.

Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi Kont İgnatief, Ayestafanos barışı olarak adlandırılan ve ağır maddeler içeren anlaşmanın son detaylarını Yeşilköy’de Çar’ın kardeşi ve Rus Kuvvetleri Başkumandanı Grandük Nikola ile planlıyordu.

Marmara’da demir atan bir İngiliz filosu, Rusların hareketlerini dikkatle takip ediyor ve her an müdahaleye hazır bir durumda bulunuyordu. Osmanlı tarafında ise Meclisi Mebusan’ın süresiz tatil edilme kararının ardından İstanbul’da çeşitli ülkelerin temsilcileri boy gösteriyor, sadrazam ve nazırlar ile hariciye kadrosunun telaşı göze çarpıyordu. Ayrıca savaştan kaçan Balkan göçmenlerinin kentte yaşadığı panik iyice artmıştı.

General Grant’ın gemisi USS Vandalia, 29 Şubat günü Çanakkale’ye uğradı. Burada Amerikan elçilik gemisi US Despatch ile Bab-ı Âli’den kendisini karşılamak üzere görevlendirilen üst düzey Hariciye Memuru Mehmet Feridun Bey’le buluştu.



GENERAL GRANT İSTANBUL’DA
Gelibolu’dan yeniden hareket eden USS Vandalia, 1 Mart günü Haliç’e demirledi. Harbiye Nazırı (Serasker) Mehmet Rauf Paşa’nın yaveri, General Grant ve konuklarını tersanede hazırlanan büyük bir sandal ile alarak Tophane’ye getirdi.

Tophane’de de Grant’ı büyük bir karşılama komitesi bekliyordu. Grupta; Harbiye Nazırı Mehmet Rauf Paşa’nın mihmandar olarak görevlendirdiği Albay Yahya Bey, ABD Büyükelçisi Horace Maynard, Amerikan Ticari Temsilcisi Eugene Schuyler, Amerikan Askeri Ataşesi Albay Greene, ABD Konsolosluğu görevlisi Dimitriadis Bey ve diğer elçilik mensupları bulunuyordu.

General Grant ve beraberindekiler Tophane-i Amire meydanınından, saray tarafından kendilerine tahsis edilen arabalarla kent turuna çıktılar. Amerikan Büyükelçisi Maynard ile birlikte Beyoğlu ve Pera’yı gezdiler. Sultan Ahmed Camii ile Ayasofya’yı ziyaret ettiler.

Ertesi gün Grant ve beraberindeki grup Kapalıçarşı’ya giderek alışveriş yaptı. Öğleden sonra General Grant, Sadrazam Ahmet Vefik Paşa’yı makamında ziyaret ederek Harbiye Nazırı Mehmet Rauf Paşa, Hariciye Nazırı Safvet Paşa ve Bahriye Nazırı (Küçük) Mehmet Sait Paşa ile birlikte görüşmelerde bulundu.

Aynı gün İstanbul’daki Avrupa ülkeleri temsilcileri ile biraraya gelen Grant, akşam yemeğini ABD Büyükelçisi Maynard ve eşinin davetlisi olarak büyükelçilikte yedi.

3 Mart Pazar günü hava şartları bozuk olduğu için General Grant ve beraberindekiler plandıkları boğaz gezisini gerçekleştiremedi. Osmanlı Devleti aynı gün Ruslarla Ayastefanos Antlaşmasını imzalıyordu.

4 Mart gününü yürüyüşlerle geçiren General Grant akşam yemeğine davetli olduğu İngiltere Büyükelçisi Layard ile bölgedeki durumu değerlendirdi.

II.ABDÜLHAMİD-GRANT GÖRÜŞMESİ
General Grant İstanbul’daki en önemli ziyaretini 5 Mart Salı günü gerçekleştirdi. Ruslarla barış antlaşmasını imzalayan Osmanlı Devleti yönetimi, yoğunluğundan az da olsa kurtulmuştu.

Sultan II. Abdülhamid General Grant’ı Yıldız Sarayı’nda öğle vakti saat 12.00’de kabul etti. İstanbul’daki ABD’li temsilcilerinin de katıldığı toplantıda Sultan Abdülhamid, Ulysses Grant’ın başkanlığı döneminde ilişkilerin gelişrilmesi için yaptığı katkıları övdü. Ve kendisine özel yetiştirilmiş iki cins arap atı hediye etti. Grant’a gördüğü yakın ilgiden memnuniyetini dile getirdikten sonra son yıllarda artan ticaretin geliştirilmesi dileğinde bulundu.

Aynı akşam Harbiye Nazırı Mehmet Rauf Paşa, General Grant’ın onuruna Seraskerlik’te muhteşem bir ziyafet verdi. ABD sivil ve askeri elçilik yetkilileri ile USS Vandalia’nın komutanı Kaptan Robeson’la birlikte toplam 28 kişinin katıldığı yemekte Harbiye Nezareti yetkilileri ile ABD’li askeri temsilciler Osmanlı-Rus savaşı ile ilgili değerlendirmelerde bulundular.

Toplantıda ayrıca Son dönemde aksayan silah ticareti ödemelerinin düzene sokulması için iki tarafta girişimlerde bulunulması kararlaştırıldı.

General Grant 6 Mart Çarşamba günü USS Vandalia ile İstanbul’dan ayrılarak Yunanistan’a haraket etti. Osmanlı yönetimi içinde bulunduğu tüm sıkışık duruma karşın eski ABD Başkanı Grant’ı büyük bir ciddiyetle ağırlamıştı. Arşiv kayıtlarına ve gazete haberlerine göre sadece Serasker Mehmet Rauf Paşa’nın verdiği yemeğin 125 Sterline malolduğu ve İstanbul’daki gayrımüslim aşçıların bu yemek için özel olarak hazırlandığı belirtiliyor.

İstanbul’da Türkçe ve yabancı dilde çıkan gazetelerde de Grant’ın ziyaretine geniş yer verildi. Amerikan İç Harbindeki komutanlığı ve başkanlığı dönemindeki Osmanlı Devleti ile kurduğu ilişki anlatıldı.



ABD’DEKİ İLK ARAP ATI ABDÜLHAMİD’İN HEDİYESİ
Sultan II. Abdülhamid, General Grant’ı Yıldız Sarayı’nda kabul ettikten sonra oğlu Jesse ile birlikte sarayın bahçesini gezdirmişti. Saray ahırlarını gösterirken, Sultan Abdülhamit daha önceden General Grant için hazırlattığı iki safkan arap atını hediye etti.

Leopard ve Linden Tree isimlerindeki bu iki at, 31 Mayıs 1879’da, Norman Monarch gemisi ile Connecticut’a getirildi. Bu iki cins at daha sonra Amerikan at yetiştiricilerinin üç yeni arap atı cinsini yetiştirmelerine öncülük etti. Ayrıca bir başka bilgiye göre Abdülhamid’in Grant’a hediye ettiği Leopard adlı at ABD’ye kayıtlı olarak giren ilk Arap atı oldu. ABD’nin eski Başkanı Grant’ın oğlu Jesse anılarında o atın Abdülhamid’e de Suriye Valisi tarafından hediye edildiğini yazıyor.

ABD İZMİR ELÇİSİ SMITHERS’İN WASHINGTON’A GÖNDERDİĞİ YAZI:
“Sayın William Hunter
Dışişleri Bakanı II’nciYardımcısı/Washington

General Grant, karısı ve oğlunu taşıyan Vandalia gemisinin ayın 22’sinde karaya vardığını bildirmekten onur duyarım. Geminin karaya demirlemesini müteakip, Osmanlı Sultanı’nı temsilen, İzmir Valisi Hamdi Paşa güverteye gelerek General’i selamlamıştır. (…) Ertesi gün, General Efes harabelerini gezdi. General Grant, Sultan’ın emriyle kendine tahsis edilen trenle seyahet etti. Trene bağlanan bir diğer lokomotif de General ve konvoyunun atlarını taşıdı. Konstantinapolis’e doğru yola çıkıldığı gün bu ülkelerin temsilcilikleri 21 pare top atışı yapıldı.

Enoch J. Smithers
ABD İzmir Konsolosu”

ABDÜLHAMİD’İN HAZIRLATTIĞI TÖREN PROGRAMI
“Amerika Cumhurreisi sabıkı General Grant hakkında icrası mutasavver olan merasimi ihtiramiye:

‘Müşarünileyhin Haliç Dersaadete hîni vusulünde Tersane-i Amireden ihzar olunacak müzeyyen bir büyük sandal ile Tophane-i Âmire meydanına ve oradan Saray-ı Hümayun arabasi ile ikametgâhına isal eylemeleri.

Müşarünileyhe mihmandar olmak üzere İngiliz lisanına âşinâ Asakiri Şahane Miralaylarından bir zatın tayin buyrulması.

Müşarünileyhin Dersaadette bulunduğu müddetçe saray arabalarından bir veya iki araba ile Tersane-i Âmireden bir küçük vapur tahsis edilmesi.

İrade-i seniye üzerine sureti mahsusada Amerika sefiri ile beraber Huzuru Padişahiye müsevvel olması.

Zâtına mahsus olarak Seraskerlik’te bir ziyafet keşide buyrulması ve bu ziyafete Amerika sefir ile sefaret memurlarından bazılarının dâvet edilmesi’

OSMANLI-ABD SİLAH TİCARETİ NASIL GELİŞTİ?
Sultan Abdülaziz tahttayken Washington’a ilk elçisi Edward Blak Bey’i gönderen Osmanlı Devleti Balkanlardaki topraklarını korumak amacıyla ABD’ye ardarda silah siparişleri veriyordu.

Özellikle 1861-65 arasında yaşanan Amerikan İç Savaşının ardından ABD ordusunun elinde kalan silah stoklarının en büyük müşterisi olan Osmanlı Devleti, General Grant’ın başkanlığının başlamasıyla yeni üretim silahlar alma yoluna gitti. 1870 yılında 50 bin adet Springfield marka yeni tüfek Türk ordusuna 25 bin İngiliz lirası indirimle gönderildi.

Bu gelişmelerin ardından ABD’den silah alımı miktarı hızla yükseldi. 1876 yılından 1878 yılına kadar satın alınan Martini-Henry, Peabody Martini ve Winchester tüfekleriyle bu tüfeklerin mermi, kovan, süngü ve diğer mühimmatı için ABD şirketlerine 5 milyon 335 bin dolar ödeme yapılmıştı.

(Kansu Şarman'ın ‘General Grant’ın İstanbul Ziyareti’ yazısı, Popüler Tarih Dergisi'nde de yayımlanmıştır.)