NTV

Türkiye’nin heykelle imtihanı!

Türkiye

Kemer’de yeni belediye başkanının ilk icraatı müstehcen bulduğu ‘Aşk Yağmuru’ heykelini kaldırmak oldu. Heykellerle savaş bir Türkiye klasiği. İşte Türkiye'den en ilginç heykel tartışmaları... 

Kemer’in yeni Belediye Başkanı MHP’li Mustafa Gül, 29 Mart yerel seçimlerinden sonra ilk iş olarak ‘Aşk Yağmuru’nu yerinden etti.

2004 yılında CHP'den seçilip daha sonra AK Parti'ye geçen eski başkan Hasan Şeker tarafından heykeltıraş Zafer Sarı'ya yaptırılan ve Çınarlı Kavşağı'na konulan ‘Aşk Yağmuru’, müstehcenlik gerekçesiyle Kemer'de bazı çevrelerin tepkisine neden olmuştu.

Kadıköy Belediyesi ise "Aşk Yağmuru"na sahip çıkmak için kolları sıvadı, heykelin Kadıköy'e getirilmesi için Kemer Belediyesi ve heykeltıraş Zafer Sarı ile irtibata geçeceklerini açıkladı.

‘Aşk Yağmuru’nun akıbetinin ne olacağı zaman içinde görülecek ancak geçmişte tartışmalara neden olan pek çok heykelin sonu gözlerden uzak, karanlıklar içinde kaybolmak oldu.

Bazılarının müstehcen, bazılarının estetik ya da politik bulduğu ‘ünlü’ heykeller şöyle:

PERİLERİN BAŞINA GELENLER
İtalyan heykeltıraş tarafından yapılan ‘Su Perileri’ anıtı, 1924 yılında Şehremini Asaf Bey tarafından Avrupa’dan getirildi. Periler ilk önce Kızılay’a yerleştirildi. 1930’lu yıllarda yerine başka bir heykel getirilince periler 1930’larda Gençlik Parkı’nın önüne, 1950’lerde Ulus çukurundan Hacettepe Parkı'na taşındı.

Perileri 1960’ların sonlarında eski bir gazeteci olan Halil Soyuer hatırladı ve Belediye Başkanı Ekrem Barlas’a, “Su Perilerini bulun ve uygun bir yere koyun” çağrısı yaptı. Periler arandı; belediyenin depolarında bulundu. Tandoğan meydanına yaptırılan havuzun ortasına dikildi.

1992’de Ankaray inşaatı sırasında yerinden mecburen kaldırılan anıt, üç parçaya bölünüp söküldü ve yeniden depoya kaldırıldı.

Yıllar sonra gazeteci Ateş Yalazan Hürriyet Ankara’da heykelin akıbetini sorup Ankaralılardan yardım istedi. Bu haber üzerine perilerin belediyenin açık hava deposunda çürümeye terk edildiği ve çıplaklıkları görünmesin diye de muşambayla örtüldüğü ortaya çıktı.

HÜKÜMET KRİZİ YARATAN ‘GÜZEL İSTANBUL’
Cumhuriyet’in ilan edilişinin 50. yılı nedeniyle 1973’te açılan yarışmada Gürdal Duyar’ın ‘Güzel İstanbul’ adlı heykeli Karaköy Meydanı’na yerleştirildi. Ancak 1974 Mart’ında, dönemin CHP- Selamet Partisi koolisyon hükümetinin İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk heykel için, “Türk anasına hakarettir” dedi, Necmettin Erbakan da “heykel derhal oradan sökülmelidir” dedi.

Hükümet krizine dönen heykel, dönemin İstanbul Valisi Namık Kemal Şentürk’ün talimatıyla 21 Mart 1974 gecesi yerinden söküldü ve Kumkapı sahiline bırakıldı. Ancak uzun tartışmalardan sonra ‘Güzel İstanbul’, Yıldız Parkı’nda bir köşeye yerleştirildi.

ATAÜRK’ÜN ‘MUZIR’ GENÇLERİ
Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Anadolu'ya ayak basışını simgelemek için yaptırılan ''İlk Adım ve Atatürk Anıtı''ndaki gençlerin heykelleri ''muzır'' oldukları iddiasıyla gündeme geldi. Heykeltıraş Hakkı Atamalı'ya Atatürk'ün doğumunun 100. yılında yaptırılan ve 15 Mayıs 1982 tarihinde açılan Atatürk'ün Samsun'a çıkışını simgeleyen heykel, ''Kurtuluş Savaşı'nın Samsun'a ayak bastığı yerden'' başladığını ifade ediyor.

Anıtta yer alan söz konusu erkek ve genç kız heykelleri 20 Kasım 1982'de Samsun'u ziyaret eden dönemin Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in talimatıyla, çıplak oldukları gerekçesiyle kaldırıldı. Heykeltrıraşının ‘özgürlük ve barışı'' simgelediğini söylediği heykeller, aradan 18 yıl geçtikten sonra, Kültür Bakanlığı'nın talimatıyla 13 Mayıs 2000'de tekrar eski yerine yerleştirildi.

TÜKÜRÜLEN HEYKEL GERİ GELDİ
Melih Gökçek 1994 yılında Belediye Başkanı olduktan sonra Ankara Altınpark'taki Mehmet Aksoy'un 'Periler Ülkesinde' adlı eserinin orgazmı anlattığını ileri sürdü. Gökçek, "Böyle sanatın içine tükürürüm" diyerek heykeli söktürdü.

Gökçek’in sözleri kendisine pahalıya mal oldu. Mahkeme Aksoy'a o zamanın parasıyla 1 milyar 342 milyon lira tazminat ödenmesine ve heykelin tekrar yerine konmasına karar verdi.

Gökçek, heykelin Altınpark'a geri konulması hakkında, "Ben yargı kararını uyguluyorum. Yine de kesinlikle tasvip etmiyorum. Ama mahkeme kararı var, yapacak bir şey yok" dedi.

‘TÜRK ASKERİ BÖYLE YÜRÜMEZ’
Antalya’daki Şehitler Anıtı, anıtta yer alan asker figürleri nedeniyle tartışma konusu oldu. 1998 yılında yaptırılan anıttaki figürlerde, askerlerin sağ ayak ve kollarının, aynı anda havada görünmesi nedeniyle ”Türk askeri böyle yürümez” tartışması yapıldı.

Belediye yetkilileri o dönemde heykelin gerekirse düzeltilebileceğini açıkladı, ancak heykeltıraş Cüneyt Çağlıcan yürüyüşü bozuk askerlerle ”askerleri provoke eden kişileri” tasvir ettiğini ileri sürdü.

FATİH’İN ATI ERKEK Mİ DİŞİ Mİ?
Nisan 1999’da Kırklareli'nin Babaeski ilçesinde çıkan heykel krizinin nedeni ise Fatih Sultan Mehmet'in atının cinsiyetiydi. Atın erkek mi dişi mi olduğunu çıkaramayanlar heykeltıraş Tülin Özdemir'i suçlu buldu. Seçimleri kazanan CHP'li başkan Haluk Tezsezer önce heykeli depoya kaldırttı. Sonra 'eksiklerinin' giderilmesi için heykelin heykeltıraşa geri gönderildiği açıklandı ancak heykelden o günden beri haber çıkmadı.

ORHAN VELİ’NİN MARTISI
İlginç heykel tartışmalarından biri de Orhan Veli’nin Rumelihisarı’ndaki heykeli oldu. Tartışma, bir vatandaşın Sarıyer Belediyesi'ne "Orhan Veli'nin martısının yerine konması" konusunda yazdığı dilekçeyle başladı. Söz konusu martı, şairin 1992'de Rumelihisarı'na dikilen heykelinin omuzundaki martıydı ve dilekçe ile bu martının koparıldığı anlaşıldı.

Sarıyer Belediyesi heykelin Beşiktaş sınırları içinde olduğu gerekçesiyle Beşiktaş Belediyesi’ni işaret etti. Beşiktaş Belediyesi ise sözkonusu yerin ana artel olması nedeniyle konunun Büyükşehir Belediyesi'nin yeki alanında olduğunu açıkladı. 

Konuyu gündeme getiren vatandaş bir dilekçe de Büyükşehir Belediyesi'ne yazdı. Büyükşehir Belediyesi’nden ilginç bir yanıt geldi: Bu yıl martı için tahsisatımız yok, önümüzdeki yılın programına alacağız.

Aynı vatandaş bu kez dönemin Şişli Belediye Başkanı Ayfer Atay'a mektup yazdı. Atay heykelin tamir edilmesi talimatını verdi ama heykeltıraş bu sırada Kars'ta askerlik görevini yapmaktaydı. Heykeltıraştan habersiz olarak yerine bir bronz martı kondu.



BIYIKLI MI BIYIKSIZ MI?
Aydın'ın ulusal kahramanı Yörük Efe bıyıklı mıydı, köse miydi? Köseden efe olur mu, olmaz mı? Bu sorular sadece Aydın'ı değil, bütün Ege'yi ikiye böldü.

Kurtuluş Savaşı'nda Yunan ordusunu yıpratarak Türk ordusuna yardımcı olan Yörük Ali Efe'nin anısına, ölümünden 46 yıl sonra Aydın'da bir anıt dikilmesi kararlaştırıldı. Heykel şehrin kurtuluş yıldönümüne yetiştirildi ve dönemin Aydın milletvekili ve Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin'in de katıldığı bir törenle 1997’de açıldı.

Heykelin açılışıyla birlikte Efeler Derneği ayağa kalktı. Bıyıksız efe olmayacağını söyleyen dernek başkanı Cafer Sağdıç, heykeli efeliğe hakaret olarak nitelendirdi ve heykel için sanatsal bir eleştiri de getirdi: Heykel oturan değil, nişan alan bir efe olmalıdır.

Aydın'ın ANAP'lı Belediye Başkanı’na göre ise efeler sanattan anlamıyor ve kendi siyasi görüşleri doğrultusunda böyle konuşuyorlardı. Aydınlılar Vakfı'nın düzenlediği basın toplantısına rağmen tartışma bitmedi. Kimi köselerin de efe olabileceğini, kimi Yörük Ali'nin sarışın olduğunu o yüzden eski fotoğraflarda bıyığının belli olmadığını ileri sürdü.

"BABAM SARIŞINDI, BIYIĞI SEÇİLMİYOR"
Sonunda Yörük Ali'nin oğlu hikayeci-yazar Cengiz Yörük bulundu. Yörük'ün 'Babam sarışındı, bu yüzden eski fotoğraflarında bıyığı seçilmiyor' demesi üzerine heykel söküldü, bıyık yapıldıktan sonra 1998’de yerine kondu. Fakat tartışma yine bitmedi. Bu kez de bir grup folklorcü bıyıklı heykeli protesto etti. TRT'nin yerel sanatçısı Emin Tenekeci önderliğindeki grup 'bıyıklı efe heykelini istemeyiz' diyerek anıtın önünde sazlı-sözlü gösteri yaptı. Heykelin bıyıkları hala tartışılıyor.

NENE HATUN TÜFEKLİ MİYDİ BALTALI MI?
Rus ordusuna karşı savaşan yerel kahraman Nene Hatun'un heykeli Erzurum'da tartışmalara neden oldu. Süleyman Demirel'in talimatıyla yapılan heykel, Nene Hatun'un elinde silah, sırtında yavrusu ile cephede savaşan halini tasvir ediyordu. Ama Nene Hatun bekârdı. Yani çocuğu olamazdı. Üstelik elinde tüfek vardı ve bunun satır olması gerekiyordu. Kültür eski Bakanı İstemihan Talay'ın ziyareti sırasında Erzurumlulular’ın sıkıntısı Bakan Talay'a aktarıldı. Bakan şikayetleri haklı buldu ve yeni bir heykel yapılması talimatını verdi. 

NOEL BABA DİPLOMATİK KRİZ YARATTI


2000 yılında Demre'de Rusya tarafından gönderilen bronz Noel Baba heykeli, ''Noel Baba'nın, dünyaca tanınan görüntüsüyle uyuşmadığı'' gerekçesiyle, Demre Belediye Başkanı Süleyman Topçu tarafından müzeye kaldırıldı.

Bu girişim, Türkiye ile Rusya arasında diplomatik krize neden olurken, Rus heykeltıraş Grigoriy Pototosky, Türkiye'ye bağışladığı heykelin kilise girişinden kaldırılmasını anlamsız bulduğunu belirtti, olay Rus gazetelerine, ''Türkler Aziz Nikolaus'u Santa Klaus ile değiştirdiler'' şeklinde yansıdı.

SARI KIZIN GÖĞÜSLERİ
Eylül 2000’de Balıkesir Edremit ilçesinde Sarıkız Heykeli krizi çıktı. Yıllardır Barbaros Meydanı'nda duran ve ilçenin simgesi konumundaki heykelin göğsünün göründüğünü söyleyen Fazilet partililer konuyu belediye meclisine getirdi. 'Bu heykel Sarıkız'ı sembolize edemez" diyen FP Balıkesir İl Sekreteri Cengiz Acar ve taraftarlarına cevap MHP'li Belediye Başkanı Tuncay Kılıç'tan geldi: ‘‘Haklısınız, Türk-İslam menkıbelerine sahip çıkmak bizim görevimiz.''

KARAMAN’IN KOYUNLARI
Karaman'da ''Karamanlıları alay konusu yaptığı'' gerekçesiyle yerinden kaldırılan iki koyun heykeli, yeniden yerine dikildi. Belediye Başkanı Ali Kantürk, Karaman koyununun ününün ülke sınırlarını aştığını belirterek, ismi Karamanla bütünleşen bu koyunun kentin önemli değerlerinden biri olduğunu vurguladı. Kantürk, ''Vatandaşların talepleri oldu ancak, biz heykelleri bulamıyorduk. Sonunda Park Bahçe Müdürlüğümüzde bulduk. Heykelleri yeniden dikeceğiz'' dedi.

‘CİHANGİR GÜZELİ’ TAHRİK ETTİ
Beyoğlu Cihangir Güzelleştirme Derneği tarafından Belediye Başkanı’nın da katıldığı bir törenle Cihangir Parkı'na dikilen 'Cihangir Güzeli' adlı heykel de tahrik edici bulunup gözden uzaklaştırılan heykeller arasına girdi. Ağustos 2001’de bölgede otopark işleten ve beslediği kuzuyu parkta otlatırken dernek üyeleriyle tartışmaya giren Habip Muhammet Ali Çelik, 'Bu heykel beni bile şehvete getiriyor. 15 yaşındaki çocuklar görünce kimbilir neler olur' diyerek heykeli arkadaşlarıyla birlikte kaidesinden söktü. Çelik, polis tarafından gözaltına alınırken, otoparkında alıkoyduğu heykel tekrar yerine dikildi.

KEYHÜSREV'İN TARTIŞMALI HEYKELİ
Antalya'da, şehrin fatihi Anadolu Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev'e ait heykel, önce Keyhüsrev'in üzerinde bulunduğu atın normal boyutundan küçük oluşuyla tartışma konusu oldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından heykelin bulunduğu Meydan Kavşağı'na köprülü kavşak yapılmasına karar verildi. Bu yüzden heykel, Topçular'daki şehiriçi otobüs garajına kaldırıldı. Aylardır otobüs garajında bekleyen Keyhüsrev heykelinin son olarak Antalya'nın Aksu beldesindeki kavşağa dikileceği açıklandı.

ŞEYTAN HEYKELİ
Diyarbakır Bağlar Belediyesi bahçesinde 2003 yılında yaptırılan kanatlı kadın heykeli, kentte 'Şeytan heykeli' tartışması yarattı.

Kentte yayınlanan bazı yerel gazeteler, söz konusu heykelin şeytanı temsil ettiğini savunarak, buna "Şeytan heykeli" derken, Bağlar Belediye Başkanı Yurdusev Özsökmenler ise heykelin özgür kadını temsil ettiğini savundu.

KARACAOĞLAN'I SAZINDAN AYIRDILAR
Osmaniye’nin Düziçi ilçesindeki Karacaoğlan heykeli, 2003 yılında Belediye Başkanı Abdulmuttalip Öner tarafından Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Selma Tahbeler’e yaptırıldı. İlçenin girişindeki heykelde, Karacaoğlan’ın elinde bulunan saz önce parçalandı. Saz, yeniden yapılarak yerine konuldu.



BABALARA SAYGI KALMADI
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 Haziran 2003’te, babalar gününde Yenikent Mahallesi'ndeki bir parka yerleştirilen ''Babalarımıza Saygı Anıtı'', iki kez tahrip dildi.

Bunun üzerine anıt, bir süre sonra yerinden kaldırıldı.

Kızılcıklı Mahmut Pehlivan ve İsmet İnönü caddelerine yapılan fıskiyeli havuzların içine yerleştirilen kadın heykelleri ise özellikle bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerince, ''kenti temsil etmediği ve müstehcen bulunduğu'' gerekçesiyle eleştirilmişti.

KRAL ATTALOS SAPIK MIYDI?
Antalya'da Kalekapısı mevkisindeki, Bergama Kralı II. Attalos'un heykeli, bir süre Antalya gündemini meşgul etti.

Savaşa giden ağabeyi için ''öldü” denilince Bergama Kralı olarak tahta oturan Attalos'un bir süre sonra ağabeyinin dönmesi ve tahtı ağabeyine terketmesi üzerine aldığı ‘kardeş seven’ unvanı, Antalya'da bazı kesimlerce farklı düşünüldü. Heykel, Kral Attalos'un ‘sapık’ olduğunu ileri süren grubun protestolarına rağmen Mart 2004’te Kalekapısı'ndaki yerine konuldu.

DAVA KONUSU HEYKEL
Diyarbakır'daki Sur Belediyesi, İnönü Caddesi'nde 2004 yılında Mardin'in Kızıltepe ilçesinde babasıyla birlikte öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz adına bir anıt yaptırdı.

Anıtı yaptıran Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş hakkında, ''Belediyeyi zarara uğratmak ve görevi kötüye kullanmak'' suçundan dava açıldı.

Demirbaş, ilk duruşmada beraat etti.

DİYOJEN HEP TARTIŞILDI
Geçtiğimiz aylarda Başbakan Erdoğan’ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen’le karıştırdığı, Sinoplu filozof Diyojen’in 2006’da doğduğu kente dikilen heykeli de tartışma yarattı.

Dönemin Belediye Başkanı AKP'li Zeki Yılmazer tarafından Samsun Belediyesi Heykel ve Seramik Atölyesi'nde yaptırılan 5.5 metre yüksekliğindeki heykel Ekim 2006’da Sinop Otogarı girişine dikildi. Ancak heykel bazı parti il başkanlarının tepkisini çekti.

MHP İl Başkanı Mehmet Şimşek, Sinop'ta birçok sorun varken 50 bin YTL'ye heykel dikilmesinin anlamsız olduğunu savunup, "5 bin yıl önce yaşamış birinin heykelini dikiyoruz. Bu heykel, AKP hükümetinin dış politikada bu kadar yetersiz olduğu bir dönemde, Karadeniz'de Pontus devleti hayali kuran dış güçlerin düşüncelerini destekler. Elinde fenerle 'Adam arıyorum adam' diye dolaşan biri Sinop halkına hakaret etmiştir. Sinop'ta adam yok muydu?" dedi.

Saadet Partisi İl Başkanı Hüseyin Şeker de heykelin dikilmesinin gereksiz olduğunu savundu.

DSP İl Başkanı Ahmet Kavazak da, "Ben heykelin dikildiği yere karşıyım. Şehrin en güzel yerine yapılmamalıydı" dedi.

ATI HADIM ETTİLER
Mart 2008’de Denizli’de CHP İl Başkanı Ali Kavak, Denizli Belediye binasının önündeki Atatürk heykelinde atının cinsel organının AKP’lilerce koparıldığını iddia etti. Kavak, Prof. Tamer Başoğlu’nun yaptığı ve 1981’de Denizli Belediyesi’nin önüne dikilen heykelin fotoğraflarını gazetecilere dağıttı.

Kavak, “AKP’li belediye Atatürk anıtındaki atın cinsel uzvunu koparıp, boyamış. Kendilerini sanata yaptıkları saldırıdan ötürü kınıyoruz. Atatürk’ün atının cinsel uzvu yakın zaman önce vardı. AKP’liler’in kopardığını ya da koparttıklarını düşünüyoruz” dedi.

Denizli Belediye Başkanı AKP’li Nihat Zeybekci ise göreve geldiği 2004 yılına ait olduğunu söylediği heykelin fotoğraflarını gösterip iddiaları yalanladı. Zeybekci, “Görüyorsunuz heykelde hiçbir değişiklik yok. Böyle muhalefet olmaz. Buna dense dense kepazelik denir” dedi. Heykeli yapan Prof. Başoğlu ise “Atın cinsel uzvunun koparıldığını iddia edenlere gülüyorum” dedi.

BELEDİYE BAŞKANI VE EŞİ ATATÜRK’ÜN YANINDA
İzmir’in Torbalı ilçesindeki Atatürk de heykeli ilginç bir tartışmaya neden oldu.

Üç parçadan oluşan heykelde, Atatürk’ün iki yanında bulunan erkek ve kadın figürlerin, dönemin Belediye başkanı CHP’li İsmail Uygur ve eşine benzediği iddiaları, haykeli Türkiye’nin gündemine getirdi. Tartışmalar üzerine heykeldeki erkek figürünün yüzü değiştirilip, 20 ay sonra yeniden yerine dikildi.