Türkiye'nin "iklimle" mücadelesi

Türkiye iklim değişikliği ile nasıl başa çıkacak? Bu sorunun yanıtını bulmak için bir süredir, uzmanlar, bürokratlar ve sivil toplum örgütleri çalışıyor.  Ancak ortaya çıkan İklim Değişikliği Eylem Planı'nda soru işaretleri var...

Türkiye'nin "iklimle" mücadelesi

Bu konuda Tüketici Dernekleri Federasyonu'ndan bir açıklama geldi.

Açıklama şöyle:

Çevre ve Orman Bakanlığı, İklim Değişikliği Eylem Planı-İDEP adı altında iklim değişikliğini durdurma iddiası altında iklimi öldüren bir çalışmayı sonuçlandırma noktasına geldi. Bu çalışma ile iklim değişikliğine karşı savaşımın yapılacağı ve bu  sürece sivil toplumumun da katkı koyduğu iddia ediliyordu. Ancak iklim değişikliği çalışmasının  geldiği bu noktada bu çalışma ne bizim görüşlerimizi ne de bilimsel gerçekleri yansıtıyor: Çünkü;

1- İDEP ulusal ve detaylı hiçbir hedef vermemektedir. 140 ülke Kopenhag Uzlaşması çerçevesinde hedeflerini ve projelerini ortaya koymuşken, Türkiye’nin daha bitiremediği planda hiçbir sera gazı azaltım hedefi yer almamaktadır.

2- Varolan hedefler tamamen iklimi öldüren hedeflerdir. Planda 2023 için bütün kömürlerimizi yakacak santral, bütün dereleri yok edecek baraj (HES) hedefleri gibi hedefler yer almaktadır.

3- Önerilen eylemler tamamen asıl işlerin engellenmesi içindir. Örneğin “Tramvay, hafif raylı sistem ve metro alternatiflerinin, bu teknolojilerin gerektirdiği yolculuk talebinin var olması durumunda değerlendirilmesi” gibi bir eylem 2020 hedefi  ile planda yer almaktadır. Daha açıkçası Çevre Bakanlığı  metro alternatifi için Türkiye’de henüz TALEP YOK demektedir.

4- Eylemler, iklim değişikliğinden etkilenecek tüketicilere fatura ödetmeyi hedeflemektedir. Örneğin “Çevre Tüketim Vergisi’nin yükseltilmesi eylem olarak konulmuş, ancak bu kaynağın neden atık yönetimine gitmediği konu edilmemiştir. Benzer şekilde, “Demiryollarında yük taşımacılığında özel sektör payının arttırılması” gibi tüketiciler için özelleştirme politikaları yer almaktadır. Oysa tüketicilerin “daha fazla özelleştirme” gibi talepleri ASLA YOKTUR.

Bu ve bir dizi nedenden dolayı,Çevre Bankalığının öncülünde hazırlanan  eylem planının, iklim değişikliğine karşı mücadele adı altında bizleri ve dünyamızı kandırmaktan öte bir hedefi yoktur. 2,5 yıl içinde 300 bin dolarlık dış finansman ile Çevre ve Orman Bakanlığı ve UNDP tarafından yapılan bu projenin sonuçta iklimi öldürmesi kabul edilebilecek bir durum değildir. Ayrıca, bilimin küresel sera gazı salımlarının 1990 yılına göre 2050’ye kadar %90 azaltılması gerektiğini söylediği bir ortamda zaten Türkiye’nin kendi salımlarını şimdiden 2’ye katladı. Bu planla, salımlarını 2020’de 4’e katlamasını mümkün hale getirecek bu plan açıkça ciddiyetsizliktir.
Bilimin şart koştuğu gerçekleri ve bu gerçekleri  yeryüzündeki yaşam için savunan sivil toplumu göz ardı eden iklim değişikliği eylem planını kabul etmediğimizi, hedef ve azaltım eylemi içermeyen her adımın karşısında olacağımızı duyururuz.


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...