Greenpeace Akdeniz Türkiye'nin İklim Stratejisi ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şu sözlere yerverildi:

İlişkili Haberler


Kopenhag, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nin ikinci haftasında Türkiye, Ulusal İklim Değişikliği Strateji Planını bir yan etkinlikte tanıttı. Türkiye delegasyonunun Kopenhag anlaşması içerisinde hiçbir bağlayıcı sorumluluk almadan zirveden sıyrılmaya çalışması sivil toplum temsilcilerini bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı.

Toplantı sonrasında bir açıklama yapan İklim İçin Gençlik, 350 Ankara, Yeşiller Partisi, Genç Yeşiller, Küresel Eylem Grubu, Greenpeace Akdeniz ve TEMA temsilcileri iklim değişikliğini durdurmak için kömür santralleri kapatılması gerektiği bir dönemde Türkiye’nin yeni kömür santralleri ve gönüllü karbon piyasaları ile iklim değişikliği durdurmak için çözüme ortak olduğunu açıklamasını büyük şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladıklarını açıkladılar. 

Türkiye delegasyonunun çözüme ortaklık konusunda daha samimi bir yol izlemesinin gerektiğini savunan İklim için Gençlik Sözcüsü Ethemcan Turhan “Yaptırımları olan bir anlaşma için çaba göstermemeyi ve sorumluluk almamayı ilerde toprağı, suyu ve havasını kaybetmiş yurttaşlarınıza, çiftçinize, çocuğunuza açıklayamazsınız.

Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi ise “Türkiye bugün harekete geçmeli ve salımlarındaki rekor artışı durdurmak için Kopenhag’da söz vermeli. 2020 yılında beklenen salımları %30 aşağıya çekmek için hem kapasitemiz hem de sorumluluğumuz var.” dedi. 

Türkiye’nin Ulusal İklim Değişikliği Strateji metninin açıklandığı toplantının açılışında konuşan Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Hasan Z. Sarıkaya’dan sonra Çevre ve Orman Bakanlığı, UNDP ve çeşitli özel sektör temsilcileri söz aldı. Kopenhag’da devam etmekte olan görüşmelerin ana konusu olan 2012 sonrası dönem için Türkiye’nin nasıl bir pozisyon alacağına yönelik sorulara “Bunları dışarıda konuşalım” cevabı verildi.

Bunun üzerine Türkiye’yi iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkelerle dayanışmaya çağırmak üzere açıklama yapan sivil toplum temsilcileri “Adil, bağlayıcı ve sürdürülebilir bir çözüm için Türkiye’nin yeri dışarıda konuşmak ya da saklanmak değil, içeride kalmak ve çözüm için samimiyetini kanıtlamaktır. Bunu Tuvalu yapıyor, Afrika ülkeleri de yapıyor. İklim değişikliğinden ciddi bir şekilde etkileneceği ortada olan Türkiye’yi alıkoyan ne?” dediler. 

Nükleer ve kömür enerjilerinin iklim stratejisinde bulunmasının kabul edilemez olduğunu bildiren grup, “Türkiye’nin daha sürdürülebilir seçenekler olan yenilenebilir enerjilere ve enerji verimliliğine odaklanması gerekir” diye açıklama yaptılar.