Emekli Büyükelçi ve gazeteci-yazar İlter Türkmen, NTV'de Yazı İşleri programında Mirgün Cabas ve Ruşen Çakır'ın Ermenistan'la belirlenen yol haritasıyla ilgili soruları yanıtladı.

Türkiye ve Ermenistan arasında son günlerde esen olumlu havayı beklemediğini ifade eden Türkmen, "Karamsar bir hava esiyordu Azerbaycan’ın tepkileri dolayısıyla. Fakat bence gayet yerinde bir adım oldu, buna ihtiyacımız vardı. Zannediyorum Azerbaycan’ın da buna ihtiyacı vardı. Çok olumlu bir gelişme olarak görüyorum. 'Pastanın tadı ancak yemekte anlaşılır' derler, burada da nasıl uygulanacağını görmek lazım. Çünkü zamanlama bakımından pek açık bir durum yok. Azerbaycan’ın problemleri ile Ermenistan’la ilişkilerin normalleştirilmesi arasındaki bağ tam açık olarak belli değil, bunları zamanla göreceğiz" dedi.

Siz bu konuda bir mesafe alınacağını, kapının açılmasıyla sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz görüşmelerin?

İlter Türkmen: Tabi ki Karabağ meselesinin çözümüne bağlı değil benim anladığım kadarıyla. Ona bağlıysa ne zaman çözümleneceği belli. Kıbrıs meselesi 40 seneden beri çözülemedi. Bu da 17 seneden beri çözülemedi. Bence asıl bağ Ermeni kuvvetlerinin işgal ettiği Karabağ dışındaki topraklardan çekilmesi. Yoksa çözümle irtibat varsa bu anlaşmanın pek pratik değeri olmazdı.

ABD’nin müdahalesi mi asıl belirleyici olacak burada?

İlter Türkmen: Amerika’nın müdahalesi değil teşviki diyelim ona. Fakat bunun yanında sanıyorum ki Ermenistan ve Türkiye liderlerinin cesareti söz konusu, çok cesur bir hareket yapıyorlar ve kendi menfaatlerine uygun olan bir açıklamada bulundular. Tabi ki Ermeni lobisinin en büyük derdi, malum 'soykırım' iddiaları... Bunu kendileri bakımından bir kimlik sorunu olarak görüyorlar. Bu konuda sonuna kadar ısrar edecekler, o ayrı mesele ama Ermenistan’ın menfaatleri başka. Bu açıklama ile Ermenistan ve Türkiye'nin menfaatleri bir şekilde bağdaştırılmış oluyor. Liderlerin anlaşmayı nasıl uygulayacakları, ne derece uygulayacakları, ilerde tereddütler gösterip göstermeyecekleri önemli. Umarım böyle şeyler olmaz ve bu anlaşma öngörülen zamanlama içinde uygulanabilir.

Azerbaycan’ın tepki göstermek için Rusya ile girdiği ve ilerlettiği bir ilişki var. Bu sizce ne ölçüde tehdit edici Türkiye açısından?

İlter Türkmen: Bir kere onların arasında her zaman iyi ilişki olmuştur. Rus liderleri ile Azerbaycan liderleri gayet güzel Rusça konuşuyorlar, o bakımdan her zaman ilişkilleri iyidir. Azerbaycan’da gayet dikkatli bir Rusya politikası gütmüştür, buna itiraz edecek bir taraf yok. Ama Rusya ile ilişkiler gaz bakımından, gazın nakli bakımından Avrupa’ya bir problem çıkartacaksa Azerbaycan Nabucco projesinden vazgeçecek olursa, 'Ben Nabucco’ya gaz veremem' diyecek olursa tabi o zaman iki tarafın menfaatleri arasında cidden bir aykırılık ortaya çıkmış olur. Ben bu derece ileri gideceklerini sanmıyorum. Daima diyoruz, iki devlet bir millet ama iki devlet deyince iki devletin menfaatlerinin yüzde yüz örtüşmesi de mümkün olmuyor. Biz Azerbaycan’ın Kıbrıs konusundaki tutumunu anlayışla karşılıyoruz, başka türlü hareket edemezdi bunu da biliyoruz. Ama Azerbaycan’ında bize aynı anlayışı göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Obama'nın yapacağı yazılı açıklamada siz 'soykırım' sözcüğünün geçemeyeceğini düşünüyor musunuz?

İlter Türkmen: Her sene ABD başkanlarının yaptığı açıklamalarda çok ağır laflar var ama 'soykırım' sözü geçmediği için biz aldırmıyoruz. Bu sefer bu açıklamanın metninin nasıl ayarlanacağını bilemeyiz. Ama Obama’nın Türkiye'de takındığı tavrı devam ettireceğini tahmin ederim. Yani bir yandan kendisinin vakti ile verdiği sözü, takındığı tutumu muhafaza ettiğini belirtebilir 'soykırım' demeden. Aynı zamanda da son gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirtebilir. Bence bu yolda bir açıklama yapacaktır. Yalnız unutmayalım mesele sadece Obama'ınn konuşması değil, 'Temsilciler Meclisi'nde daha çok zor bir durumla karşılaşabiliriz.