İstanbul, bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek olan ICT Summit NOW (New Old World) bilişim zirvesine ev sahipliği yapıyor. 24-26 Eylül tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek zirvede, Asya, Afrika ve Avrupa’nın iş ve teknoloji liderleri bir araya gelecek.

350'ye yakın konuşmacının yer alacağı, e-Sağlık'tan Yapay Zeka ve Robot Teknolojilerine kadar çok geniş bir kapsama sahip olan ICT Summit NOW 2013, 'Daha hiçbir şey görmediniz' sloganıyla teknolojiye ilgi gösteren herkese kapılarını açıyor.

Türkiye’nin dijital teknolojiler alanında çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve Batı’ya kıyasla hızla gelişmeye devam ettiğine dikkat çeken Yurtsever, yeni iş modelleriyle tanışmak ve işbirliği başlatmak adına bilişim zirvesinin katılımcılar için büyük bir önem taşıdığına dikkat çekiyor.

- Alanında dünyaca ünlü uzmanların Türkiye'deki bilişim zirvesinde bir araya gelmesi Türkiye ve bölge ülkeler için nasıl bir önem taşıyor?

Ülkemiz dijital teknolojilerin hızla yaygınlaştığı, gerek kurumsal gerek bireysel anlamda bilişim teknolojilerine dayanan ürün ve hizmetlerin kullanımının giderek toplumun daha büyük kesimlerine yaygınlaştığı, önemli bir pazar. Dünya genelinde baktığımız zaman ise, son beş yılda ekonomik krizler nedeniyle Batı ülkelerinde sektörün gelişimi önemli ölçüde yavaşlarken, yakın, orta ve uzak doğu olarak isimlendirilen coğrafyalarda gelişme devam ediyor. Bilişim Zirvesi özellikle bu yıl Afrika, Asya ve Avrupa pazarlarını da kapsayan bir katılımcı ve içerik profiline sahip. Bütün bunların ışığında, İstanbul’da 24 – 26 Eylül tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek zirve, yılın son çeyreğine girerken bölgede bilişim teknolojilerinin gündeminin temel belirleyicisi olacak.

- Türkiye'deki özel ve kamu kurumları ICT 2013'ten nasıl bir fayda sağlayabilir? Bu kadar kapsamlı bir konferansa ilgi ne boyutta?

Zirve’de hem işi bilişim olan veya işini bilişim teknolojileri ile yapan profesyonellere, hem de dijital teknolojilerle bir şekilde ilgilenen herkese yönelik çok zengin bir içerik var. Bu anlamda Bilişim Zirvesi çok işlevli bir büyük platform aslında. Sağlayıcı ve kullanıcıların bir araya geldiği, arz ile talebin birbirini test ettiği, yeni işbirliklerinin temelinin atıldığı dev bir iş platformu. Ve biliyorsunuz, epey bir zamandır bilişim sadece iş dünyasını ilgilendirmiyor. Hayatımızın her alanını büyük ölçüde ve giderek belirleyici biçimde etkiliyor dijital teknolojiler. Zirve bu anlamda da bugüne ve geleceğe ışık tutan çok önemli bir bilgi kaynağı rolünü üstleniyor. Bu yıl ICT Summit NOW Bilişim Zirvesi ‘13’ün yirmiye yakın ülkeden 6 binin üzerinde katılımcıya ev sahipliği yapacağını öngörüyoruz. On tanesi ana tema konuşmacısı olmak üzere, 350’ye yakın konuşmacı üç gün boyunca Zirve katılımcılarına hitap edecek, vizyonlarını paylaşacaklar.

- Özellikle öğrencilerin ve konferansta yer verilecek konularda bilgi edinmek isteyen gençlerin konferans süresince ve sonrasında içeriklerden yararlanması için ne gibi çalışmalar söz konusu?

Bilişim Zirvesi bu yıl bu anlamda yeni bir açılım yapıyor. Zirve kapsamındaki konferans ve forumlarda ele alınan teknoloji konularına ilişkin çeşitli ürün ve hizmetler, çözüm gösterileri alanında görücüye çıkıyorlar. Bu alanlara giriş serbest. Bunun yanı sıra zirve programı kapsamında dijital teknolojilerin bireysel kullanıma yönelik çözümlerinin değerlendirildiği etkinliklere giriş de yine aynı şekilde serbest, örneğin Oyun Konferansı, Dijital Yaşam Oturumları gibi etkinlikler, başta gençler olmak üzere ilgilenen herkes tarafından izlenebilecek.

- Hızla gelişen Bilişim Teknolojileri çağında kurumsal ve devlet bazında iletişim, siber, eynilik ve işlem gücü gibi birçok alanda değerlendirmeler yapılıyor. Sırasıyla şirketler ve devletlerin hangi alanlara en fazla odaklanacağını düşünüyorsunuz?

Böyle bir öncelik sıralaması yapmak hayli zor. Kurumlar ve devletlerin bilişimle ilgili yaklaşımları, dijital teknolojilerin hızlı gündemini takip etmek ve oluşan yeni eğilimlere, yeni yaklaşımlara hızla uyum gösterebilecek esneklikte olmak zorunda. Küresel rekabetin, sadece ekonomik değil siyasi anlamda da baskısı, zaten böyle bir esnekliği zorunlu kılıyor.

- Türk girişimciler özellikle mobil uygulama alanında kendilerini gösteriyor. Teknolojiye ayak uydurma açısından girişimcileri nasıl görüyorsunuz? ICT 2013'te yeni fikirler edinebilecekler mi?

Elbette, sadece mobil operatörlerimizin değil, diğer altyapı ve şebeke işleticilerimizin de sahip oldukları deneyim, dünyanın pek çok yerinde iş yapmaları için yeterli. Zaten bugüne kadar bunun pek çok örneğini de gördük ve mutlu olduk. Bundan sonra da sınırlarımız ötesindeki bu tür faaliyetlerin artmasını umuyor ve diliyoruz. Operatörler açısından elbette her pazarın kendine has özellikleri, koşulları var; gerek küresel gerek yerel boyutta rekabet, ülkelerin regülasyon politikaları ve daha pek çok unsur, her coğrafya için farklı bir stratejiniz olmasını gerektirebiliyor. Ama, söylediğim gibi, Türk şirketleri bu anlamda çok önemli mesafeler aldılar son yıllarda. Mobil teknolojiler dışında da girişimcilerimizin teknolojiye ayak uydurmada bir sıkıntıları olmadığını düşünüyorum. Yeni iş modelleri ile tanışmak, ortak girişim ve işbirliği fırsatları yaratmak açısından Bilişim Zirvesi eşsiz bir imkan sunuyor. Bu yıl, bu çerçevede iki özel etkinlik çok önem kazanacak: ArGe ve Teşvikler Forumu ve Eşleştirme ve Buluşturma toplantıları. Her ikisi de ufuk açıcı içeriğe bu etkinlikler özellikle girişimcilerin büyük ilgisini çekecektir.

- ICT 2013 katılımcılara vizyon ve yenilik alanında yeni görüşler kazandırmayı amaçlıyor. Yeni iletişim, güvenlik yöntemleri ve teknolojilere uyum açısından Türkiye nasıl bir potansiyele sahip?

Türkiye’nin dijital teknolojileri kullanma potansiyeli hayli yüksek; gerek kurumsal gerekse bireysel teknoloji tüketimi açısından büyümeye son derece açık bir yapımız var. Bu süreç zaman zaman sıkıntılı olabilse de, kendimizi yeni teknolojilere hızla uyarlayabiliyoruz; bu konuda özel sektörün karnesi kamuya göre çok daha iyi durumdayken son yıllarda bu açık da giderek kapandı. Şimdi kamuda da dijital teknoloji tabanlı çok başarılı projeler görüyoruz. Burada tabi önemli olan teknoloji tüketiminin ötesinde üretimine yönelik de aynı dinamizmi ve ivmeyi yakalamak. Bu anlamda da başarılı girişimler var ve sayılarının arttığını görmek memnuniyet verici. Ancak daha kalıcı bir yaklaşım için ekonomik modelimizin tüketim odaklı olmaktan çıkıp üretim odaklı modele geçmesi gerekiyor. Üretimi desteklemek için ortaklaşmalı proje çalışmalarının artırılması, teknoloji transferi için esnek yatırım ortamları sağlanması, vergi politikalarının caydırıcı ve yıldırıcı olmaktan uzak tutulması, üniversitelerimizin nitelikli insan yetiştirmeye özendirilmesi ve bunun için de üniversitelere daha çok kaynak aktarılması, üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesi için sanayi bölgelerinde üniversitelerin kurulmasının desteklenmesi, küçük ar-ge şirketlerinin desteklenmesi, gençlerin girişimcilik ruhunun önünün açılması, yerli üretimi artırmak için yerli ürün satın almanın teşvik edilmesi vb. sıralanabilir.

ICT Summit NOW Bilişim Zirvesi'13 Program Komitesi Eş Başkanı Âli Yurtsever.
ICT Summit NOW Bilişim Zirvesi'13 Program Komitesi Eş Başkanı Âli Yurtsever.

- Yabancı uzmanların ekonomik ve politik değişimler sürecinde Türkiye'deki teknoloji gelişimine bakış açısı hakkında ne diyebilirsiniz?

Türkiye dünya bilişim sektörünün ilgiyle izlediği coğrafyalardan biri. Bunda yukarıda da belirttiğim gibi ülkemizin teknoloji kullanımı açısından büyük bir potansiyel olmasının önemli rolü var. Diğer taraftan, konunun bir de Türkiye’nin teknoloji alanında dışa açılımıyla ilgili yüzü var. Bu açılım önce uluslararası şirketlerin diğer ülkelerde görev alan Türk yöneticileri ile başladı. Girişimcilerimizin sınırlarımız dışında yaptıkları yatırımlar ve teknoloji ihraç eden şirketlerimizin faaliyetleri ile sürüyor. Bu tür gelişmelerin Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeleri olumlu etkilediği muhakkak.

- Konferansın düzenlenmesi sürecinde ne gibi zorluklar yaşandı? Türkiye bu tarz konferansları düzenlemek konusunda geçmişe kıyasla ne kadar yol kat etti?

Bu yıl Bilişim Zirvesi’ni 13. Kez düzenliyoruz. Çok büyük bir organizasyon, gerek içerik gerekse katılımcı açısından dünyadaki benzerlerinin en büyüklerinden biri. Böyle uluslararası büyük bir etkinliği İstanbul’da düzenliyor olmanın sağladığı önemli bir avantaj var; gerek ulaşım gerek konaklama imkanlarının yanı sıra, İstanbul’un dünya genelinde son dönemde artan albenisi de organizasyonun uluslararası boyutuna yardımcı oluyor. Uluslararası konuşmacı ve katılımcıları programa dahil etmek bu anlamda geçmişe nazaran biraz daha kolay.

- Türkiye son zamanlarda uluslararası etkinliklerle dijital dünyadaki önemini de öne çıkarmaya başladı. Gelecekte dünya markalarının yöneticilerini Türk halkının karşısına çıkaracak bilişim, siber güvenlik ve oyun etkinlikleri görecek miyiz?

Bunun için öyle uzak bir geleceği beklemeye gerek yok. Haftaya 24 Eylül Salı gününden itibaren üç gün boyunca Sütlüce Haliç Kongre Merkezi’ne uğramanız yeterli.