BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş rahatsızlığı nedeniyle grup toplantısına katılamayınca, gruba sesleniş konuşmasını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sabahat Tuncel Yaptı.

Buruk bir sevinç yaşadıklarını belirten Tuncel, "Uzun süredir rehin olan ve milletvekili olduğu halde aramızda olamayan arkadaşlarımız aramızda. Eğer bugün onlar buradaysa halkımızın büyük direnişi sayesindedir. Bir eksiklik var, yanlarında Hatip Dicle yok. Hatip Dicle de bu halkın seçtiği, emek harcadığı yüzde 80 oy alarak milletvekilliğini kazanan bir arkadaşımızdır. Önce milletvekilliğini çaldılar. Bütün yoldaşlarımızı dışarı çıkartacağız ve cezaevlerini boşaltacağız. Onlara sözümüz olsun" dedi.

ULUDERE KARARINA TEPKİ
HDP Eş Genel Başkanı Sabahat Tuncel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün Uludere kararı alındı. Katliamı kınıyor ve katliamı yapanlardan hesap soracağımızı ifade etmek istiyorum. 28 Aralık 2011 günü savaş uçakları Meclis'ten aldığı yetkiyle yurttaşlarının üzerine bomba yağdırdı ve 34 can yitirildi. 2 yıldır anne ve babalar kardeşler bütün Türkiye'yi gezerek bu parlamentoya da gelerek adalet arayışı içine girmişlerdir. Devlet tazminat ödemek istemiştir, 'Biz adalet istiyoruz' demişlerdir.

Bugün verilen kararla adalet yürüyüşüne bir darbe daha vurulmuştur. 'Emir alındı' deniyor, emri kim verdi? Emrin kimin verdiğini biz biliyoruz. Yargılayacak mısınız? Roboski'de katliam yapılmadı mı? Bu devlet, bu yargı onay vermedi mi? Bunu nasıl kabul edebiliriz?

Katliamı unutmak demek, insanlığı unutmak demek, adaleti, barışı unutmak demektir. Biz bunları unutmayacağız. Buradan soruyoruz; bu emri başbakan vermiştir. Başbakanı yargılayacak mısınız? Şimdi anlaşılan o ki son dönemdeki yolsuzluk davasında yeni bir anlaşma var. Askerle hükümet anlaşmış 'Gerçeklerin üzeri mi örtülecek' diye soru geliyor aklımıza. Niye bu takipsizlik kararı? Bu soruların bizim açımızdan cevap bulması gerekiyor.

Biz yakın geçmişimizde yaşanan katliamı soramazsak, devlet bunun hesabını nasıl verecek. Biz şunu bekliyoruz. Özür dilenecekse bunun kuralına göre yapılmasını bekliyoruz. Bugün 21. yüzyılda buna takipsizlik kararı verildi. Bu siyasi iktidarın sorumluluğundadır"