Mehmet Yılmaz'ın yazısı şöyle:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı AKP’nin seçim beyannamesini tam da beklediğim gibi buldum: Genel ifadeler, her duruma uygun sözler ve büyük bir boşluk!

Meşhur “Kürt açılımı” da böyleydi, hatırlayacaksınız.

Böyleydi çünkü bir yol haritası yoktu, içeriği doldurulmamıştı, boş sözlerden ibaretti ve bir tek olay, bütün “açılımı” çöpe atmaya ve adını “milli birlik beraberlik projesine” çevirmeye yetti.

Seçim beyannamesi de aynı.

Yerel yönetimler güçlendirilecek, ileri demokrasi için anayasa yapılacak vs!

Sekiz yıldır iktidarda olan ve seçimde önemli bir sürpriz olmaz ise dört yıl daha iktidarda kalacak olan bir partinin beyannamesinde daha açık ve somut sözler olmasını beklerdim:

Yurttaşlık bilgisi ödevinden daha ileri bir vaatler ve öneriler demeti, bir yol haritası ve onun gerekçeleri!

Önümüzdeki dört yıl da bu program ile hükümet edilecek ise temel sorunlarımızın hiçbirinin çözülemeyeceğini söyleyebiliriz.

Öte yandan Başbakan’ın “mega projeleri” de heyecanla beklendiği gibi çıkmadı.

Oysa Hıncal Uluç’a bunu özel bir görüşmede açıkladığında, Hıncal Ağabey ne kadar heyecanlanmıştı!

Çıka çıka iki tane milyonluk “uydu kent” önerisi çıktı!

BOŞLUĞUN VE BELİRSİZLİĞİN TEK NEDENİ VAR
Seçim beyannamesinin böyle olmasının bir tek nedeni var: Seçimden sonra nelerin olabileceğini kimse bilmiyor! Eğer seçimde iyi bir oy oranına ulaşılırsa başka bir durum olacak, ulaşılmaz ise başka!

Erdoğan ya “Başkan” olacak, ya da “Başbakan” olarak kalacak.

Her şey buna bağlı.

Bu belirsizlik ve her şeyin Başbakan’ın dalgalı ruh durumuna göre değişiyor olmasının sonucu işte böyle bir seçim beyannamesidir!