Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, A Haber televizyonunda soruları yanıtladı.

Yalçın Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Birisi Çözüm Süreci'ne sahip çıktığını söylüyor, devam ettiğini söylüyor, diğer birileri ise sürekli süreç bitsin diye uğraşıyor, bitmesine dönük açıklamalar yapılıyor. Bunu görünce 'süreç bitti, silah bırakmayız' diyenler birden bire 'u' dönüşü yaptılar, sonra çıktılar 'şöyle şöyle olursa biz hemen kongre toplarız.' Peki dün niye 'bitti' diyordun. Dün aklın neredeydi? Peki bugün Çözüm Süreci'nde söyledikleri neyi yaptı bunlar? Eylemsizlik, Türkiye'yi terk etme, silah bırakma...Hangisi oldu bunların? Eylemsizlik sadece bir bölümü ile oldu, yani karakol basmıyor. Onun dışındaki her türlü şiddet olayı var. Yol kesme, adam kaçırma, illegalite, şiddet anlamında her türlü şeyi yapan Türkiye'yi terk etmeyen, silah bırakmayan bir örgüt var. Yani hiçbir sözünü tutmayan bir yapı var karşıda.

Peki şunu soruyorum ben; HDP, 'PKK kongre toplasın, silah bıraksın' çağrısını yaptı mı? Yaptı. Bu toplum bunu gördü mü? Gördü. Artık bunun çok bir anlamı yok, kime bu çağrının yapılacağının, bu çağrı yapıldı.

Öcalan'ın nevruz mesajında söylediği bir takım şeyleri sanki biz böyle bir mutabakat var, bunları kabul etmişiz gibi 'hadi bakalım hükümet yapsın.' Öcalan'ın nevruz mesajında söylediği şeyler bizim mutabık kaldığımız şeyler değil ki. Bunlar başka başka şeyler söylediler orada. Görüşülmüş, üzerinde anlaşılmış bir şey değil. Bir kere bu ayıp bir şeydir, elinde silah olan bir örgüt var. Yani insanları öldürmek üzerine konumlanmış, siz hala bunu pazarlık konusu yapıyorsunuz, bu vahşice bir şeydir. Böyle bir yöntem bu yüzyılda kabul edilebilir mi?

Çözüm Süreci'nin sahibi biziz, başlatan biziz, bu yüzden bunu biz devam ettireceğiz. Çözüm Süreci'ndeki adımları kim attı, reformları kim yaptı? Biz yaptık. Kim olmazsa Çözüm Süreci olmaz? AK Parti olmazsa Çözüm Süreci olmaz. Onun dışında 'şu parti olmazsa Çözüm Süreci olmaz' denilecek birisi var mı? Burada ana aktör AK Parti'dir. HDP burada proje olarak sahaya sürülmüştür. HDP'nin parti olarak seçime girmesi, barajı HDP'ye geçirme çabaları bir projedir ve bu HDP'yi de aşan bir projedir. Burada bir kaos planı işliyor, bir şekilde Türkiye'yi karıştırmak isteyenler, AK Parti'yi devirmek isteyenler bir plan uyguluyorlar.

HDP'yi buna mecbur kıldılar, zorla parti olarak seçime girmelerini sağladılar ve HDP de kendi geleceğini, Çözüm Süreci'nin geleceğini düşünmeden bu zokayı yuttu ve projeyi üstlendi. Bir takım çevrelerin bunu zorladıklarını görüyoruz. HDP kendini kullandırıyor, taşeron olarak.

Anketler çok farklı sonuçlar veriyor, bunu anketlerin çok sağlıklı ölçmesi kolay değil ama bütün hesaplar bunun üzerine kurulmuş görülüyor, ben bunun sıkıntı doğuracağını söyledim. Yani HDP'nin barajı geçmesinin sıkıntı olacağını. Geçmemesinin değil. Geçmemesinden şöyle bir tehdit var; 'geçmezse ortalık karışacak.' Bu ülkede iktidar olmuş partiler barajın altında kaldı, toplumsal isyanlar mı çıkardılar, dağa mı çıktılar? Bu siyasete bir kere inanmamaktır. Millet isterse geçersin, istemezse geçmezsin.”