Bakterilerin de, insanlar gibi, uzun süre bir hücreye kapatıldıklarında kaçmaya çalıştıkları ve bunun için bazı işlevsiz genlerini aktive ederek özel kimyasalar ürettiği tespit edildi. Bu kimyasallar bakterinin bulaşıcılık derecesini de son derece artırıyor.

İlişkili Haberler


New Mexico ve New Hampshire üniversitelerinden bilimciler, yalnızlık durumunun bakteriler üstündeki etkilerini araştırdı. Araştırma bakterilerinde insanlar gibi bulunduğu durumdan kurtulmak için çaba gösterdiğini ortaya koyuyor.

Araştırma, tek bir bakterinin sebeb olduğu enfeksiyondan oluşan kanserli hücrelerin nasıl ölümücül bir tümöre dönüştüğünü açıklamaya çalışıyor.

New Mexico Üniversitesi’nden Jeff Brinker, laboratuar ortamı dışında da bakterilerin tek başına kaldığı bir çok biyolojik ortam olduğunu, fakat bakterilerin buralardan bir şekilde kurtulmayı başardıklarını söyledi. Brinker, bu durumun bakterilerin bulaşıcılık ve tehlike derecesini arttırdığını da sözlerine ekledi.

Çok gelişmiş koku alma becerileri bulunan bakteriler salgıladıkları özel kimyasallar sayesinde çevrelerini algılayaıp harekete geçebiliyor. Bu özel kimyasallar aynı zamanda bir bakterinin diğer bakterilerle iletişim kurmasını sağlıyor.

İletişim çok temel düzeyde olsa da kusursuz olarak işliyor. Bir kaç bakteri bir araya geldiklerinde birbirlerinin salgıladıkları özel kimyasal maddeleri tanıyıp her biri ayrı işlevi gerçekleştirmek üzere genetik değişikliğe uğruyor. Bu genetik değişikiliğin nedeni ise oldukça temel; ortama uyum sağlayıp hayatta kalmak.

Bir bakteri tek başınayken bu özel kimyasallar daha az salgılanıyor ve bu da o bakterinin bölgede yalnız olduğuna işaret ediyor.

KANSER HÜCRELERİ DE AYNI
Nanoteknoloji kullanılarak üretilen 'bakteri hapishanesi'ne konulan bakteri bir süre sonra ürettiği kimyasalların başka bir bakteriye ulaşamadığını ve yalnız olduğunu anlıyor. Bakteri, daha büyük bir bakteri tarafından saldırıya uğradığını ve kapana kısıldığını düşünüp karşı saldırıya geçiyor ve 'bakteri hapishanesi'nin duvarlarının üstüne yok edici kimyasallarını salarak adeta kendine bir kaçış tüneli kazmaya çalışıyor.

Bu kimyasalı üretmek için normalde kullanmadığı genlerini harekete geçirmek zorunda kalan bir bakterinin, normal koşullar altında bu değişikliği yapmasının bugüne kadar imkansız olduğu sanılıyordu. Çünkü bakterilerin sadece bir araya geldiği diğer bakterilerin salgıladığı kimyasallardan etkilenip genetik yapısını değiştirebildiği düşünülüyordu.

Araştırmada kullanılan 'Staph' bakterisi insanlar için oldukça ölümcül olabiliyor. Bilimcilerin hedefi, bu bakterinin ürettiği ve kaçmasını sağlayan, dolayısıyla bulaşıcılığını artıran, bu genetik değişimi engellemek. Bir sonraki adımda incelenecek olan kanser hücreleri de aynı 'Staph' bakterileri gibi davranıyor ve hapsedildiğ tümörden kaçıp başka hücrelere saldırıyor.