Galeri Manâ, sezon açılışını 18 Eylül-10 Kasım tarihleri arasında Abaseh Mirvali kuratörlüğünde düzenlenen Yansıma Üzerine Düşünceler adlı grup sergisi ile yapıyor. Sergide Saâdane Afif, Abbas Akhavan, Francis Alÿs, Kutluğ Ataman, Hera Büyüktaşçıyan, Özgür Demirci, Olafur Eliasson, Cevdet Erek, Lara Favaretto, Matt Müllican, Philippe Parreno, Sarkis, Simon Starling, Rirkrit Tiravanija, Mario Garcia Torres ve Alexander Wagner’in yapıtları yer alıyor.

Yansıma Üzerine Düşünceler, yapıtların hem maddesel üretim sürecine, hem de algısal ve zihinsel anlamda insan deneyimi üzerine verdikleri refleksi ele alan “yansıma” kavramına odaklanıyor. Sergi, zihinsel bir süreç olarak düşünme ve kavramsal bir “akis” üretme sürecini, maddesel kurgularında “yansıma” mekanizması üzerinden ifade eden ve deneyimleten yapıtlardan oluşuyor.

Sergide yer alan yapıtlardan Olafur Eliasson’un ışık yansımasını kullanan Emergence 9 adlı işi anlamını ancak izleyicinin duyularına değdiğinde kazanarak, yarattığı ortamda izleyiciye yapıtın etkin bir parçası olma deneyimini yaşatıyor. Kutluğ Ataman, William Shakespeare’in Tüm Eserleri başlıklı video yapıtında aslında sahnelenmek üzere üretilmiş metinleri düz bir yüzeyde ardarda, okunamayacak hızda yansıtarak Doğu ile Batı kültürlerine ait metin, tiyatro ve kitap gibi kavramlar arasındaki karşılaşmada ortaya çıkan travma ve anlam kaybını ortaya koyuyor. Simon Starling ise Nanjing Particles adlı serisinde fotoğraf medyumuna atfedilen gerçeği yansıtma işlevini kullanarak, aynı adlı heykellerin üretiminde çalışan Çinli işçiler ile 19. yüzyılda’da A.B.D.’de geçici göçmen işçi olarak 10 yıl geçirmiş bir grup Çinli işçi arasında bağlantı kurarak Doğu ile Batı arasındaki ilişkilerin tarihindeki değişmeyen ekonomik bağları ortaya koyuyor.

Yansımayı bir dilbilgisi terimi olarak ele alan Cevdet Erek, insanın doğayı, bedenini ve hareket yeteneğini kullanarak taklit edişinden türeyen sesler, kelimeler ve görsel biçimler ile çıngırak teması etrafında oluşturduğu bir dizi çeşitleme üzerinden görsel olan ile işitsel olan arasında kavramsal bir bağ kuruyor. Böylelikle “yansıma”, aynı eylem içerisinde taklit veya temsil gibi mimetik mekanizmalar kadar diyalektik karşılaşmaya ve soyutlamaya da göndererek ‘mimesis’ ve ‘performativite’yi bir arada ve farklı çeşitlemeler üzerinden düşünmeyi öneriyor.

Galeri Manâ’nın kendi pratiğini, mekanını ve tarihini yansıtan işlere de yer veren Yansıma Üzerine Düşünceler, özdüşünümsel bir nitelik de taşıyor: Özgür Demirci’nin kara tahta üzerine tebeşiri cağristiran Ceza Sahası adli yapıtı, şiddetin içselleştiriliş sürecini ortaya koyarken, binanın dış cephesine yerleştirisiyle galerinin ve serginin sokağa yansıyan özdüsünümsel bir sinyaline dönüşüyor. Hera Büyüktaşçıyan’ın mekana özel yapıtı ise galerinin giriş katındaki kullanımını yitirmiş kuyu ağzına yerleşerek binanın altındaki sarnici ve görünmeyen tarihini aktıve ediyor. Sergi bu anlamda Galeri Manâ’nin yer aldığı tarihi binanın ve mahallenin farklı mimarı, tarihi ve kültürel katmanlarını aktıve eden yapıtların ve etkinliklerin yer alacağı bir sergi programının başlangıç noktasını oluşturuyor. Bu sergide Türk izleyicisinin İstanbul’da ilk kez karşılaşacağı Saâdane Afif, Abbas Akhavan ve Simon Starling sezon boyunca Galeri Manâ’da kişisel sergileriyle yer alacaklar. Program dahilinde grup ve solo sergilere davet edilen sanatçıların bilinen yapıtlarının yanı sıra Galeri Manâ’nın mekanı olan binaya ve mahalleye özel ürettikleri yeni çalışmalar da sergilenecek.

Galeri Manâ salı-cumartesi günleri 11:00-18:00 arası ziyarete açıktır.