Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016 Haziran ayında aldığı bir karar gün ışığına çıktı ve gizli ses ya da görüntü kaydı delil olur mu tartışması yeniden alevlendi.

2013 yılında Manisa'da bir kadın eşinin hakaret ve tehdit içeren sözlerini cep telefonuyla kaydetti. Yerel mahkeme hukuka aykırı elde edildiğini belirterek delil kabul edilemez dedi. Yargıtay kararı bozdu. Kararda "ani gelişen durumlarda" yetkili makama başvurma olanağı bulunmayan durumlarda kaydın hukuka uygun olduğu ifade edildi.

Avukat Prof. Dr. Ersan Şen karara destek veren hukukçulardan. Ersan'ın Bazı çekinceleri de var.

Ersan Şen, "Somut olayda zorda kalma hali olmalı ikincisi başka türlü ispat edememen önemli bir üçüncüsü de bunu kurgulamaman lazım. Tezgahlamaman lazım. Tehdit etti hakaret etti şantajda bulundu bunun adli tıptan alınacak raporu yoktur bunu ispat edemezsiniz bunun yegane ispatı kamera ses ya da tanıklardır. Ama düşünce açıklaması dediğimiz mevzuda insanların birbirine "sen düşünce suçu işledin" sen küfrettin gibi ona vardıracak şekilde kullanmak doğru değildir" dedi.

Avukat Ali Rıza Dizdar'a göre de bu karar bağlayıcı değil. Dizdar, "her dosya kendine özgüdür her delil kendine özgüdür. Bu iş genel hüküm gibi alınırsa mafya da girer işin içine boşanma davaları da girer icra davalarında da sigorta davalarında da girer bunun önünü alamazsınız" dedi.