O, 70'li yıllarda İran'ın en sevilen kadın şarkıcısıydı. Onlarca albüm çıkardı, 500'den fazla filmde oynadı. Ancak 35 yaşında ve kariyerinin zirvesindeyken, ülkesinde rejim değişti.

İran'ın yeni yönetimi, önce şarkılarını yasakladı, sonra onu, 'Resmen evli olmadan bir ilişki sürdürdüğü' için hapse attı.

Dönemin tüm sanatçıları yurtdışına kaçtı. Fakat o, bütün yaşadıklarına rağmen ülkesinde kalmayı tercih etti. Müziğe küstü, uzun ve sıkıntılı bir döneme girerek evine kapandı.

90'lı yılların başında depresyon tedavisi gördüğü bir dönemde üçüncü eşiyle tanıştı. Onun desteğiyle hayata ve müziğe geri döndü. İran'ı terk edip, Amerika'ya gitti ve 20 yıl aradan sonra yeni bir albüm çıkardı.

Onun müziğe geri dönüşü İranlılar tarafından coşkuyla karşılandı ve albüm satışları rekor kırdı.

Kısa sürede, yine zirveye çıkan, eski ününü kazanan Googosh, özellikle ülkesini terk etmek zorunda kalan İranlılar ve rejim karşıtları tarafından umudun ve özgürlüğün sembolü kabul ediliyor.

Sanatçının bu akşam İstanbul Convention Center'da vereceği konsere Türk müzikseverlerin yanı sıra İran'da ve çevre ülkelerde yaşayan binlerce hayranının akın etmesi bekleniyor.

'KENDİMİ ÜLKEMDE HİSSEDİYORUM'
NTV'de Can Dündar'a canlı yayında konuk olan Googosh şunları söyledi:

''Daha önce gelme fırsatım olmadı. İstanbul'da ilk defa konser veriyorum. Size, ne kadar minnetar olduğumu anlatmak mümkün değil. Kendimi ülkemde gibi hissediyorum. Buradaki hava, İran'daki hayranlarımın bana daha kolay ulaşabileceklerini hissettiriyor.

Türkiye'de düet yaptığım isimler oldu; örneğin Ajda Pekkan. Pekkan, 1975 ya da 76'da İran'a gelmişti. Benim programıma katıldı. Emel Sayın ile de birlikte birkaç yerde beraber konser verdik.

Benim için sahneden uzak kalmak çok zordu. Ama başka seçeneğim yoktu. Gerçekten özel koşullar söz konusuydu. Çok kolay karar veremiyorduk. 21 yıl boyunca İran'da kalmamın kaderim olduğunu düşünüyorum. Aniden 2000 yılında kozamdan dışarı çıktım.''