"Yaşayan Bahar", ilkbahar mevsiminin gelişini kutlamak üzere tüm Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen bir etkinlik.

Tüm Avrupa'da aynı anda yapılan bu etkinliğe katılmak için yapmanız gereken tek şey baharın habercisi olan dört kuş türünü ilk gördüğünüz yeri ve zamanı "Yaşayan BAHAR" sayfasına kaydetmeniz.

Baharın habercisi olan kuşlarımız KIRLANGIÇ, LEYLEK, EBABİL ve GUGUK KUŞU!

İlkbahar mevsimi süresince kaydettiğiniz gözlemlerinizi bilim insanlarıyla birlikte değerlendiriliyor... Bu sayede baharın gelişini her yıl izleyebiliyoruz.

Gözlemlerinizi kaydettikten sonra tüm Avrupa'da göçün ne durumda olduğunu öğrenmek için Gözlem Sonuçları bölümüne bakabilirsiniz.

BÜYÜK GÖÇÜN KAHRAMANLARINDAN BİRİ "LEYLEK"

Leylekler uzun boyunlu, uzun kırmızı bacaklı, kırmızı renkli düz ve sivri gagalı kuşlardır. Kafa, boyun ve gövdeleri beyazdır. Kanadında siyah bir şerit bulunur. Göz kenarlarında sürme gibi görünen küçük siyah bir şerit vardır.
Türkiye’de bu kuşlar insanlar için kutsaldır ve çoğu zaman hacı kuşu olarak da bilinir. Tabii bir de şu ünlü söz var: Leyleği havada görürsen bütün yıl gezersin!
Leyleklerin gagasını birbirine vurarak çıkardığı, iki çubuğun birbirine vurulması sesini andıran, ses oldukça belirgindir ve leylekleri kolaylıkla ayırt etmemizi sağlar. Leylekleri görmenin en kolay yolu yuvalarına bakmaktır.

Leyleklerde erkek ve dişilerin görünüşleri aynıdır ama erkekler dişilerden biraz büyüktürler. Genç leyleklerin gagası gri ve bacakları mat bir kırmızıdır.
Peki leylekler ne yerler? Aslında fazlaca yemek seçmezler. Toprakta yaşayan tüm küçük canlılarla beslenebilirler. Küçük sürüngen ve kemirgenler, solucanlar, kurbağa gibi çift yaşamlılar, böcek larvaları ise leyleklerin en sevdikleri yiyeceklerdir.
Leyleklerin yuvaları oldukça büyüktür ve etrafın iyice görülebildiği yüksek yerlerde bulunur. Avrupa’daki leylekler yuvalarını orta çağdan beri insanların yaptığı yüksek yapıların üzerlerine yapmaktadırlar. Yuvalar, çatı, hisar, baca, telefon direği, yüksek duvarların üzerinde bulunabilir. Leylekler her sene üremek için ya aynı yuvaya ya da bu yuvanın çok yakınına geri döner. Genç leylekler her zaman doğduğu yuvanın yakınına dönmeye çalışır. Yüzyıllardır kullanılan leylek yuvası bile bulabilirsiniz.
Leylekleri ne yazık ki Avrupa’nın sadece bir kaç ülkesinde görebilirsiniz. Son yüzyıl içinde leyleklerin sayısı Avrupa’da gittikçe azaldı ve azalmaya devam ediyor. Bunun nedenleri muhtemelen iklim değişikliği ve leyleklerin beslendiği sulak alanların kaybolması.

Beyaz leylekler kış boyunca güneye göç ederler. Kış boyunca karınlarını doyurabilmek için yiyecek aramak zorundadırlar. Kışın, Avrupa’nın kuzey kısmında yiyecek bulmak onlar için hiç de kolay değildir. Bu yüzden Afrika’ya doğru göç ederler. Leyleklerin bazıları kışı güney İspanya’da geçirirler ve bazıları daha güneye, orta Afrika’ya kadar gider. Yaklaşık 12 000 km uçtukları bile olur.
Leylekler süzülerek uçarlar. Süzülmeden önce yükseklere çıkmak için de ısındıkça yükselen havanın oluşturduğu akımları kullanırlar. Bu nedenle yalnızca gündüzleri ve kadaran yolculuk yaparlar. Sıcak hava akımları karada denizde olduğundan çok daha fazladır. Doğrudan Akdeniz üzerinden uçmazlar. Bunun yerine batıda Cebelitarık, doğudaysa İstanbul Boğazı’nı kullanırlar. Her iki boğazda da göç döneminde binlerce leylek görmek mümkündür. Bir defada 10 000’den fazla leyleği aynı anda görebilirsiniz.
Isındıkça yükselen hava ile yükseklere çıkmak büyük sürüler halinde göç eden kuşlar için çok daha kolay bir göç yöntemidir. Sürü içerisinden bir kuş sıcak, yükselen hava akımını bulduğunda diğerleri onu izler, ısındıkça yükselen hava ile birlikte yükselirler ve sonra süzülürler. Büyük sürüler halinde göç eden kuşların iyi bir termal bulmaları daha kolaydır. Bu yüzden büyük sürüler halinde göç eden kuşlar tek bir kuştan çok daha hızlı ilerlerler.