Yazıcı: Belirsizlik olsa da yargılanamaz

Doç. Dr. Serap Yazıcı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanmasına yönelik mahkeme kararıyla ilgili “Anayasadaki belirsizliğin giderilmesi gerekiyor. Ancak, sadece 'vatan hainliğinden yargılanabilir' hükmü, dokunulmazlığının olduğu anlamına gelir” dedi.

19.05.2009 - 01:29

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Yazıcı, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Kayıp Trilyon” davası kapsamında “evrakta sahtecilik” suçundan yargılanmasına ilişkin kararını "Canlı Gaste"ye değerlendirdi.

Doç. Dr. Serap Yazıcı, şunları söyledi:

“Bu konu bugüne özgü bir problem değil, 1961 Anayasası’ndan beri tartışılan bir problemdir. Bu konuda açık hüküm olan yegane anayasa, 1924 Anayasası’dır. Bu anayasada, cumhurbaşkanının dokunulmazlık güvencesinden söz edilmektedir. 1961 ve 1982 Anayasalarında ise cumhurbaşkanınını dokunulmazlık güvencesine sahip olduğuna yönelik hükme yer vermemiştir. Milletvekilleri ve kabineye dışarıdan giren bakanlara dokunulmazlık güvencesi sunulduğu halde, cumhurbaşkanıyla ilgili herhangi bir düzenleme yer almamıştır.

Bu konuda bir tartışma mevcut. Türk hukuk doktorinindeki baskın kanaat, cumhurbaşkanı için dokunulmazlık güvencesi sunulmamamasının anayasa koyucunun bir ihmali olduğu yönündedir. Bu sebeple, ceza ve anayasa hukukçuları aslında cumhurbaşkanından esirgenmemiş olduğuna, dolayısıyla kendisinin de güvenceye sahip olduğuna kanaat getirmişlerdir. Tahir Erman, Sulhi Dönmezler, İlhan Özay, Bülent Tanör, Ergun Özbudun ve Necmi Yüzbaşıoğlu gibi hukukçularımız, cumhurbaşkanının dokunulmazlık güvencesine sahip olduğunu iddia etmektedirler. Ortada bir belirsizliğin olması doğru değil. Bu giderilmelidir. Sadece bu problem bile, anayasa yapma ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Böyle bir süreç başlayacaksa, elbette bu husus da dikkate alınmalıdır.

Görev süresi bitince yargılama söz konusu olabilir. Dokunulmazlık güvencesi bir statüye özgü sunulan bir güvencedir. Milletvekileri ve kabineye dışarıdan atanan bakanlar hakkında statüleri tamamlanınca ceza davası açılabilmektedir. Dokunulmazlık güvencesinin mutlak bir koruma olmadığını, ilgili statünün ortadan kalkmasıyla birlikte dava açma imkanı ortaya çıkabileceğini ve zamanaşımının da ortadan kalkmadığını da belirtmek gerekir.

Bir ülkede parlamenterlere, kabineye dışarıdan atanan bakanlara böyle güvence sunuluyorsa; devletin en üst makamında bulunan bir kişiye de güvence sunulması gerekir. Açık bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu kanısındayım. Anayasada cumhurbaşkanının sadece 'vatan hainliği' nedeniyle yargılanabileceği hükmüne yer verildiğine göre, dokunulmazlık güvencesinin mevcut olduğuna kanaat getirmek gerekir diye düşünüyorum.”

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...