Seferihisar Belediyesi, 5 Şubat Cumartesi günü Yarımada Takas Şenliği düzenlendi. Şenliğin amacı, tüm Yarımada ve İzmir’deki üreticileri bir araya getirerek ellerinde olmayan (korunmuş) tohumların takas edilmesini ve birbirleri ile iletişim halinde kalmaları için bir kayıt sistemi oluşturabilmesiydi.

Seferihisar Belediyesi'nden yapılan açıklama şöyle;

Yerli tohum satışının "Tohum Yasası"yla yasaklanmasının ardından üreticiler, yüzyıllardır uyguladıkları yöntemle sakladıkları tohumları paylaştı. Torbalı'da yapılan ilk etkinliğin ardından Seferihisar'da gerçekleştirilen şenlikte tohumlar yeni topraklarında üretilecekleri dönemi beklemeye başladı.

Seferihisar, Urla, Mordoğan, Karaburun belediyeleri işbirliğiyle gerçekleştirilen "Yarımada Tohum Takas Şenliği" Seferihisar Pazar yerinde Türkiye'nin birçok yerinden katılımcıların desteğiyle yapıldı. Etkinliğe CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Karaburun Belediye Başkanı Serdar Yasa, Mordoğan Belediye Başkanı Ahmet Çakar, Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır, İzmir ve yurdun çeşitli bölgelerinden gelen konuklar katıldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, bayram günü yaşadıklarını belirterek, "yıllarca yapılan yerli malı haftası etkinliklerinin önemini bugün daha iyi anlıyoruz. Yerli tohumlarımızı gün ışığına çıkartmanın, gelecek nesillerle buluşturmanın heyecanın yaşıyoruz. Bu tohumları göz hakkı olarak alacağız. Tohum yasasıyla bu ürünlerden mahsur kalacağız. Başkan dedenin tohum bankasını kurmak istiyoruz. Gelecek nesillere envanter bırakmak istiyoruz" dedi.

Açılış konuşmalarının ardından gazeteci yazar Nedim Atilla yönetiminde gerçekleştirilen panele Celal Bayar Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nden Yard. Doç. Dr. Cenk Durmuşkahya, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Slow Food Yağmur Böreği Birliği Lideri Ayfer Yavi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zuhal Okuyan ve Karaot Tohum Derneği Başkanı Feray Karapınar katıldı.

Cenk Durmuşkahya, Anadolu insanının çok şanslı bir bölgede yaşadığını dikkat çekerek, "Kıyı Ege yenilebilir otlar bakımından en zengin bölgedir. Anadolu kıtasında 11 bin bitki türü yetişiyor. Anadolu'daysa yaklaşık 3 bin 500 bitki bulunuyor. Ülkemizde hem Asyalı hem de Avrupalı bitkiler yetişiyor. Kıyı Ege'deyse bitkilerin binini yiyebiliyoruz. Kıyı Ege'de sofralarımızda 100 çeşit otu bulabilirsiniz" dedi,

Ayfer Yavi, tüketim alışkanlıklarında yapay bir sistem oluştuğunu söyledi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zuhal Okuyan da, uluslar arası tekellerinde tohumda olduğu hükümetlere istedikleri kararları aldırtabildiklerini kaydetti. Okuyan, "Yerli üreticiye soru sorulmadan üretimin çeşidi değiştiriliyor. Kültüre, yerelin durumuna bakılmadan politikalar belirleniyor. Belgelerde taş toprak olarak gözüken yerler iş makineleriyle talan ediliyor. Şimdi de Karaburun'da rüzgar tarlaları yapılması söz konusu ancak halka danışılmıyor" diye konuştu.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya da, etkinliğin yasaklanmak istendiğini ancak buna izin vermediklerini bildirdi. Tohum Yasası'yla birlikte uluslar arası firmaların yavaş yavaş yerli tohumları ortadan kaldıracağını söyledi. Özkaya, "4 yıl önce çıkan tohum yasası daha önce Hindistan'da çıktı. Burada büyük uluslarası tohum firmaları bu ülkedeki yerli tohumların patentlerini aldı. Satışını yasaklattı. Köylülerimiz kendi üretmedikleri tohumlara ‘satın tohum' diyor. Üreticilerimiz onları tohumdan saymıyorlar. Yerli tohumlarımızı ele geçirip patentlerini alırsa satışlarını asla yapamayacağız. Hiçbir şeyi icat etmeden hayatı patentlemeye çalışıyorlar. Takas toplantılarından korkuyorlar. Şenliğimizi engellemeye çalıştılar. Bunu izin vermedik. Çünkü burada satış yapmıyoruz" dedi.

Torbalı Karaot Köyü'nden Sultan Önder, susuz tarım yaptıklarını anlatarak, "Suyumuz olmadığı için kendimize yetecek kadar üretiyoruz. Susuz olarak karpuz, kavun, domates, bamya yetiştirebiliyoruz. Bundan sonra da daha fazla üretim yapacağız" diye konuştu.

Takas şenliğine katılan Beyler Köyü'nden Havva Dereli, köylerinde tohumlarını ninelerden dedeler gördüğü şeklinde sakladığını belirterek, "İlk üründe bıraktığımız tohumlukları diğer yıllar için saklardık. Hiçbir zaman parayla tohum almadık. Sakladık ve kendimize yetecek kadar bamya, mısır, nohut, bakla, kavun yetiştirdik. Bu etkinliği duyunca da sakladığımız tohumlardan getirdik. Olmayan tohumları da buradan alıp üreteceğiz. Bundan sonra daha fazla üretip Pazara çıkartacağız" dedi.

Beyler Köyü'nden Hüseyin Zeybekoğlu da, yerli tohumların yasayla satışının yasaklanmasına anlam veremediklerini, atalarından gördükleri yöntemleri uygulamayı sürdüreceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından pazaryerinde gerçekleştirilen takas şenliğinden Yarımada'dan etkinliğe katılan yüzlerce üretici ve yurttaşlar ellerindeki tohumları satış yapmadan takas etti.