Başbakan Yıldırım, darbe girişiminde bilfiil görev almamış, fakat arka planında görev almış veya yıllardan beri bu altyapının hazırlanmasında aktif katkısı olmuş bütün herkesin çok titiz bir çalışmayla belirlenip adalete teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Tespit noktasında da zorlukların olduğu malum. Peki ne yapacağız? Biz belirli kriterleri ortaya koyduk. Bu örgütle irtibatı kendi isteğiyle, kendi azmiyle olanlarla, hasbelkader burayla ilişki içinde olmuş olanları birbirinden ayırmamız gerektiğini düşünüyorum." ifadesini kullandı. 

Yıldırım, "Siyasi partiler, başta Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi olmak üzere burada çok net duruş ortaya koydular, darbeden, tanktan, tüfekten yana değil demokrasiden yana bir dayanışma içine girdiler. Bizi hemen aradılar, desteklerini verdiler hatta bu süreçte, darbe girişiminden sonra devam etti. 'Biz bunu, bu birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız' diye milyonlara taahhüdümüz var. Hakikaten bunu korumak zorundayız. Buna ihtiyacımız var. Toplumun kenetlenmesi, bir beraber olması, hem içeride hem dışarıda ülkemiz hakkında iyi düşünmeyenlere çok önemli cevap niteliği taşıyor." dedi. 

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde medya temsilcileri ile bir araya geldi. 

KAMUDA 76 BİN 597 KİŞİ AÇIĞA ALINDI 

Başbakan Yıldırım, "Açığa alınan 76 bin 597 kişi. Memuriyetten çıkartılan 4 bin 897 kişi. Bunların 3 binden fazlası asker, bir kısmı hakim, bir kısmı da sivil memur. Hem açığa alınanlar hem de memuriyetten çıkartılanların toplamı 81 bin 494 kişi." diye konuştu. 

50 BİNİN ÜZERİNDE İSİM VAR 

Yıldırım, "Bunların kendi kurdukları iletişim ağları var, özel. Yani hiç kimsenin kullanmadığı bir iletişim altyapısı kurmuşlar. O iletişim altyapısında 50 binin üzerinde isim var. Bunların üzerine gidiliyor." Dedi. 

BAŞBAKAN MEDYA TEMSİLCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİĞİ TOPLANTIDA NELERİ AKTARDI? 

Başbakan Binali Yıldırım'ın Çankaya Köşkü'nde medya temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıya katılan NTV Genel Yayın Yönetmeni Nermin Yurteri, Yıldırım'ın açıklamalarından satırbaşlarını NTV canlı yayınında aktardı.

Yurteri'nin aktardılarından satıbaşları şöyle:

"Bugüne kadar 15 Temmuz darbe süreci sonrası Sayın Başbakan birkaç yayına katıldı ama o süreçten bu yana aslında merak ettiğimiz pek çok soru vardı. Bu uzun toplantıda merak ettiğimiz, aklımızdaki her soruyu kendisine yönelttik, 20 sayfa not tuttuğumu söyleyebilirim. Öncelikle medyaya teşekkür ederek başladı Sayın Başbakan Binali Yıldırım, dedi ki: O gece medya karşı bir darbe yaptı. Herkes durumdan vazife çıkardı medyanın hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Bu nedenle hepinize sonsuz teşekkürler dedi."

"Bu arada milletin kararlılığına dikkat çekti. Milletin kararlılığı ve siyasetçilerin de kararlı duruşuyla birlikte bu darbe girişiminin başarısız olduğunun altını çizdi. Hükümetimiz kararlı dedi. Bundan sonra da bu tarz girişimlere asla izin verilmeyeceğini söyledi. Sorumluların çok ağır bir şekilde cezalandırılacağını zaten ilk günden beri ifade ediyor bir kez daha tekrar etti. Biz bundan sonra milletin bu işe sahip çıkmasıyla birlikte millete minnettar olduklarının altını çizdi. Darbecilerin hesapları tutmadı bunun iki nedeni var dedi. Bir tanesi milletin bu işe bu kadar sahip çıkacağını tahmin etmediler ikincisi de medyanın bu kadar sıkı sağlam duracağını tahmin etmediler dedi."

"BURAYI MISIR ZANNETTİLER AMA TÜRKİYE BİR MISIR DEĞİL"

"Batıya yönelik tepkileri vardı. Darbeciler nerede hata yaptı diye batı buna kafa yoruyor, burayı Mısır zannettiler ama Türkiye bir Mısır değil dedi ve batıya yönelik de eleştiriler vardı. Bundan sonraki süreçte kamuoyunu ne bekliyor diye Sayın Başbakan'a sorular yöneltildi. Artık darbeyle yatıp kalkmak istemiyor kamuoyu dedi Başbakan, işine gücüne bakmak istiyor normal hayatına devam etmek istiyor ve aslında bu normalleşmeyi sağlamak da bizim görevimiz. Biz onlara böyle bir gündem sunmalıyız dedi. İçinde bulunduğumuz süreci de şu ifadelerle tanımladı diyebilirim; En kritik süreç geçti ancak şu anda bir temizlik tamir ve bakım aşamasındayız" dedi Fethullahçı Terör Örgütü'nün kamudan temizlenmesi boyutuyla ilgili." 

MUHALEFETE TEŞEKKÜR

"Bu süreçte toplumsal birlikteliğimizi muhafaza etmek çok önemli dedi bunun için CHP'ye MHP'ye muhalefete teşekkür etti. Bu birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız demiştim aynı kararlılık devam ediyor dedi. Özellikle milyonlara bu yönde bir taahhütte bulunduklarını söyledi yani muhalefetle o iklimin sürmesi konusunda. Ancak bu suç örgütüyle ilişkisi olan kişilerin tespit edilip cezalandırılması konusundaki kararlılığı da defalarca vurguladı. Adalete teslim edilenlerde sorun yok ama arka planda görev alanlar var o görev alanların kimler olduğunu bulmak da bizim boynumuzun borcu ve bu konuda da bunları bulacağız bu altyapının oluşturulmasında aktif katkıda bulunan FETÖ elemanlarını bulacağız onları da yargıya teslim edeceğiz dedi. Bunların yargıda, askerde sivil toplumda, kültür hayatında, iş dünyasında, üniversite camiasında pek çok noktada örgütlendiklerini söyledi. Bunun bir sır olmadığını söyledi çok kapsamlı bir temizlik yaptığının altını çizdi. Bu noktada herkesin merak ettiği bir şey var, hatasız bu iş nasıl yapılacak, kurunun yanında yaş da yanacak mı, nasıl bir süreçten geçilecek bu konuyla ilgili de Sayın Başbakan'ın önemli mesajları vardı: Ben bunun kolay bir iş olduğunu söylemiyorum dedi zor bir iş dedi ancak bu zorluk nereden kaynaklanıyor diye sorduğumuzda ise Fethullahçı Terör Örgütü'nün kapalı bir yapılanma içerisinde olduğunun şeffaf hareket etmediğini, şeffaf bir örgütten bahsetmiyoruz o nedenle de işimiz zor ancak ne yapacağız öncelikle Devlet Denetleme Kurulu, Milli İstihbarat Teşkilatı, 17-25 süreci sonrası gelen bir takım bilgiler, istihbari bilgiler, yargıdan gelen bilgiler pek çok bilgi var elimizde bu konuyla ilgili çok titiz bir çalışma yapıyoruz dedi." 

"Ama bunun çok kolay olmadığını da söyledi. Bu örgütün kendi içerisinde haberleşme ağıyla ilgili 50 bin ismin tespit edildiğini söyledi. Bu örgütle milat yani ilişkin miladı olarak ise 17-25'i gösterdi. Sonrasında bu örgütle 17-25 Aralık sonrası bu örgütle ilişkisini devam ettirenlerin farklı bir şekilde değerlendirileceğini söyledi. Bunu daha önce bir kaç kez daha söylemişti. Minimum hata yapmak zorundayız dedi zor olmadığını söylerken bütün bu işlerin, normalleşmenin çok önemli olduğunu özellikle ekonomi için altını çizdi ve bu noktada yani ekonomiyle ilgili noktada biliyorsun iş dünyası, çeşitli şirketler kurumlar vs. onunla ilgili de şöyle bir ayrım yaptı, oradaki ölçümüz kurumlar değil kişileri esas alacağız dedi. Yani o kurumların içinde Fethullahçı Terör Örgütü'ne üye, onlara sempati besleyen yanlış işlere karışmışlar varsa onları ayıklayacağız. Önceliğimiz kurumlardan ziyade hata yapan kişiler dedi. Özellikle 17-25 Aralık'ı milat sayması o dönem sonrası, ilişkiyi geliştiren şirketler kurumlar varsa bunların cezalandırılması noktasında da özellikle MASAK'tan bilgi alacaklarını söyledi."

"FETÖ'CÜLERİ FETÖ'CÜLERE Mİ TEMİZLETECEĞİZ?"

Bu noktada da MASAK'ın devrede olacağını belirtti. Ayrıca şöyle bir soru iletildi kendisine, daha önce biliyorsun Fethullahçı Terör Örgütü'yle ilgili MASAK'ta da bir soruşturma yapılmıştı yani bu örgütü kamudan temizleyecek kişilere ne kadar güvenilir yani FETÖ'cüleri FETÖ'cülere mi temizleteceğiz? Bu konuda emin misiniz? diye kendisine soruldu O konuda yüzde yüz güveniyor musunuz bu insanlara diye soruldu, orada da elbette bu konuda yüzde yüz bir güven söz konusu değil ama oralarda da çok ince eleyip sık dokunduğunu da altını çizdi. 

ABD İLE İLİŞKİLER

Amerika'yla ilişkiler, olayın dış politikalar boyutu, Gülen'in iadesi süreci. Amerika'yla ilgili sert söylem yakın zamanda değişebilir mi diye soruldu Sayın Başbakan'a. O konudaki tavrı da çok netti. Dedi ki terörist başının yargılanmasından başka Amerika Birleşik Devletleri'yle bir uzlaşma yolu yok, biz bu konuda çok netiz dedi. Büyük bir tahribat yaşadık şehitler var gaziler var bütün bunlar ortadayken herkesin gözü önünde gerçekleşmişken, Gülen iade edilmeden bu sürecin normalleşmesi çok mümkün değil. Yani Amerika'ya düşen görevin Fethullah Gülen'in iade edilmesi olduğunun altını bir kez daha net bir şekilde çizdi. 

"GÜLEN'İN İADESİ DIŞINDA BİR İYİ NİYETİ KABUL ETMİYORUZ"

Yakalananlar bu darbe girişimine katılanların bülbül gibi ötmeye başladıklarını söyledi kullandığı ifade tam olarak bu. Bütün bunlar ortadayken aksi tutuma girerse eğer Amerika, 79 milyonun hissiyatını görmemez gibi bir durum içine girer yani halka karşı kendisini anlatamaz. Halkta zaten bu konuda bir zan var Amerika'nın bu işin arkasında olduğuyla ilgili bir zan var, kanaat var Türk halkında. Eğer Fethullah Gülen iade edilmezse o kanaat pekişir dedi Sayın Başbakan. Bize bir iyi niyet gösterilmesi gerekiyor bu iyi niyetinde ancak 15 Temmuz sonrası yaşanan bu gelişmelerle ilgili Fethullah Gülen'in iadesi noktasında, bunun dışındaki bir iyi niyeti kabul etmediklerini söylüyor Sayın Başbakan. 

ABD BAŞKAN YARDIMCISI TÜRKİYE'YE GELİYOR

Bu arada ayın 24'ünde Biden geliyor bu önemli. Biden'la bütün bu konuların enine boyuna tartışılacağını, konuşulacağını anlıyoruz. Eylül ayında da Amerikan Dışişleri Bakanı Kerry gelecekmiş. Basına yansıyan haberlerde Kerry'nin daha önce geleceği söyleniyordu ama Sayın Başbakan Biden'ın geleceğini ifade etti. 

Bunun dışında bir de endişeler bundan sonraki sürece ilişkin endişeler; acaba bir daha böyle bir darbe girişimi olur mu? Buna ilişkin kaygılar, Sayın Başbakan dedi ki bu endişeler yersiz değil giderek azalsa da var çünkü kapalı, kripto elemanları olabilir, biz yapabildiğimiz kadar temizlik yapıyoruz ama hala onlardan kalmış olanlar olabilir. Ancak özellikle 2014 Aralık sonrasında da kapsamlı bir çalışmanın zaten 17-25 sonrası yapıldığının altını çizdi. 15 Temmuzdan sonra da bu süreç hızlandı dedi. 

TSK'NIN MORAL VE MOTİVASYONUNUN YERİNE GELMESİ İÇİN NELER YAPILACAK? 

Yapılacak şeyin TSK'nın da kendi içerisinde gecikmeden bu ayıklamayı yapacağını ve bu sarmaldan çıkacağını söyledi. TSK'nın üst kademesi şöyle diyormuş, Balkan harbinden böyle bir zillet yaşamadık bunun hesabını soracağız. Hem sivil iradeye hem de TSK'nın kendi içerisinde çok büyük görevler düştüğünü, o ayrımı yapmak ve bunu kamuoyuna açıklamak bunu kamuoyuna hissettirmemek bizim görevimiz dedi Sayın Başbakan. 

Çarpıcı rakamlar verdi; açığa alınanlar, memurluktan atılanlar. 76 bin 597 kişinin açığa alındığını söyledi devlette. 4 bin 897 kişinin memurluktan çıkarıldığını söyledi 3 binden fazlası askermiş bir kısmı da hakim kalanı da sivil memur. Toplam 81 bin 494 kişinin bu süreçte uzaklaştırıldığını açığa alındığını bazılarının da tamamen memurluktan çıkarıldığını söyledi. Bu arada FETÖ'nün MİT tarafından onların iletişim sisteminin çözülmesinin ardından yeni bir haberleşme sistemine geçtiklerine dair bize istihbari bilgiler dedi Sayın Başbakan. 

ASKER SİVİL İLİŞKİLERİNDEKİ YENİDEN YAPILANMA 

"Kanun Hükmünde Kararnamelerle asker sivil ilişkilerinde çok radikal bazı kararlar alındı; askeri okullarla ilgili askeri hastanelerle ilgili, asker-sivil ilişkileri ve emir komuta süreciyle ilgili bunlar soruldu Sayın Başbakan'a. Bundan önce bir anekdot aktarmak istiyorum orası da ilginçti: O gece yarım saat içerisinde Sayın Başbakan NTV'ye bağlandı ve tüm Türkiye'ye dünyaya bunun bir kalkışma olduğunu söyledi ve kararlı ifadelerle de "Biz bunu bastıracağız, bu emir komuta zinciri içerisinde bir süreç değil" dedi. Başbakan'a şu soruldu, o açıklamayı çok hızlı bir şekilde yaptınız ve bizde medya olarak önümüzü gördük dolayısıyla şunu merak ediyoruz; Sayın Cumhurbaşkanı'yla konuşarak mı o açıklamayı yaptınız o gece yoksa Sayın Cumhurbaşkanı'na ulaşamadan kendiniz karar verip çıkıp bu açıklamayı yaptınız?" Sayın Başbakan dedi ki: Sayın Cumhurbaşkanı'yla temas kurmaya çalıştım o gece bu olaylar olurken ancak temas kurmakta zorlandım bir iletişim sağlayamadım onun üzerine Genelkurmay Başkanımızı aradım onunla da bir temas kuramadım bazı komutanlarla konuştum ve bazı illerdeki durumları almak için oradaki yetkililerle konuştum ve hemen yarım saatin içinde kamuoyuna bir şey söylemek gerekiyordu. Bu konunun ne olduğunu insanlara anlatmak gerekiyordu herkesin önünü görebilmesi için ve bu konuda NTV'yle böyle bir bağlantı yapmayı tercih ettim dedi, bunu önemsedim dedi. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmesi NTV bağlantısından sonra olmuş." 

"Yeni süreçte bazı eleştiriler vardı emir komuta sürecinde bu Kanun Hükmünde Kararnameler çok hızlı çıkartılıyor, enine boyuna tartışılmıyor mu vs. Bu konuda muhalefetin MHP'nin ve CHP'nin bazı itirazları olduğunu bazı kaygıları olduğunu söyledi Sayın Başbakan özellikle de kuvvet komutanlarının Genelkurmay Başkanı'yla ilişkileri noktasında CHP'nin kaygılarından bahsetti. Bunları mecliste görüşürken Kanun Hükmünde Kararnameleri, CHP'nin de bu kaygıları doğrultusunda genel ana yapıyı bozmadan bazı düzeltmeler yapacağız dedi. Yani Kanun Hükmünde Kararnamelerle getirilen yeni düzenlemeler büyük ölçüde kalacak ama bazı noktalarda özellikle kuvvet komutanlarının Genelkurmay Başkanı'yla ilişkisi konusunda da bazı düzenlemeler yapılacak. Bir de Sayın Başbakan dedi ki bu emir komuta zinciri içinde olmadı bu darbe girişimi, bir grubun kalkışması ve biz asla pes etmeyeceğiz bu işin ucunda ölüm dahi olsa gideceğiz demişti o gece NTV canlı yayınında ilk yaptığı açıklamada. Genelkurmay Başkanı, Sayın Başbakana demiş ki sizin NTV'de yaptığının o açıklamalar özellikle bu iki cümle, emir komuta zinciri içinde bir kalkışma değil bu bir grubun kalkışması ve sununda ölüm bile olsa kararlıyız bunu bastırmakta sözleriniz darbenin bitirilmesinde en etkili andı ve darbecilerin çöktüğü andı demiş bunu da bizimle paylaştı Sayın Başbakan"

FETÖ'nün askerdeki yapılanmasıyla ilgili çarpıcı şeyler söyledi Sayın Başbakan. Askeri liseleri kaldırıyoruz çünkü askeri liseleri ele geçirmişler dedi. Sınav sisteminin kontrolünü Milli Savunma Bakanlığı'na alıyoruz çünkü sınav sistemini ele geçirmişler. Kurmaylık yolunu ele geçirmişler o nedenle de kurmaylıkla ilgili yeni düzenlemelere gidiyoruz dedi. Sınıf subaylarının yolu kesilmiş onunla ilgili de düzenlemeye gittik. Onların general olmasının yolunu açtık bu bizi çok rahatlattı dedi. 

Bunun dışında şöyle de ilginç bir bilgi verdi. Geçtiğimiz dönemde FETÖ kapsamında onlara sempati besleyen askerler, hükümet kademesinde olanlar hükümete albaylarda bir birikim olduğunu oradaki kadroların şiştiğini ve bu albayların çoğunun bir takım teşviklerle emekli edilmesi gerektiğinin yönünde hükümete görüş sunmuşlar. Hükümet de bunu kabul etmiş. Bunun böyle bir başka tasviye edilmesiyle ilgili bir gerekçe o zaman elbette görülememiş şimdi onu değiştirmişler. 86, 88, 89 yıllarında albaylığa geçiş yapanlarla ilgili sorun yok 90'dan sonra sıkıntılı süreç başlıyor. Dolayısıyla biz geçmişte albaylık dönemine geçip emekli olmuş kişilere teşvikle onların emekli edilmesine ilişkin düzenlemeyi de kaldırıyoruz. Bunun da arkasında başka bir niyetin olduğunu bugün görüyoruz dedi. Arı sınıflara girişlerin puanlamaya göre yapılacağını söyledi, sivil okullara yerleştirileceğini söyledi bu askeri okullardaki öğrencilerin. Liselerde 4 bin civarında öğrenci varmış bunlar da düz liselere geçiş yapacaklarmış. Harp okulunun kapatılacağını söyledi. Bununla ilgili üniversitelere kaydırmalar olacak. Üniversitelere sivil rektör atanacak ve Savunma Bakanlığı'na bağlanacak. Gelecek kuşakların zehirlenmeye tabi tutulmaması için bizim bu adımları atmamız gerekiyordu dedi Sayın Başbakan. 

Özellikle harekat konusunda, özellikle konularda Genelkurmay Başkanı'yla kuvvet komutanlarının ilişkisinin devam edeceğini söyledi. Yani sivil, teftiş ve idari birimlerle ilgili Milli Savunma Bakanlığı'nın ilişki içinde olacağını belirtti. Bu sınıf subaylarının general olacak olması, ve önemli bir şey daha söyledi üst kademedeki generallerin kalış sürelerinin uzatılması. Alt taraftaki kurmaylar yetişene kadar bunu yapacaklarını söyledi Sayın Başbakan. Üst kademedeki kalış süresini uzatacağız, alttan kurmaylar yetişene kadar bunu yapmak zorundayız dedi. Bu arada sınıf subayları general olacağı için de bir rahatlama olacağını söyledi. General sayısı da bir hayli azaltılmıştı yeni düzenlemeyle birlikte. 

DAHA DİNAMİK BİR TSK 

Yeni dönemi dört cümleyle özetledi bize. Dedi ki, daha dinamik, hareket kabiliyeti artmış, gelişmelere açık bir TSK'dan bahsediyoruz ve TSK'yı bürokrasiden arındırıyoruz. Aslında pek çok Avrupa ülkesinde kuvvet komutanlıklarının milli savunma bakanlığına bazı yerlerde de milli savunma müsteşarlıklarına bağlı olduğunu söyledi. Yani biz yeni bir şey yapmıyoruz, bizim yaptığımız düzenlemeler zaten Avrupa'da dünyada var olan düzenlemeler dedi. Onun dışında askerlerin gelişmiş demokrasilerde araçtır beyin siyasi iradedir, kararları siyasi irade alır askerler uygular ifadesini kullandı. Bunun dışında 358 olan general sayısının 200'e indirildiğinin altını çizdi. Genelkurmaydan görüş alınıyor mu bütün bu düzenlemeler yapıldığında diye sorulduğunda da darbeyi zaten beraber yaşadık dedi Sayın Başbakan. Müttefiklerin bu askeri düzenlemelere bir itirazı olur mu sorusuna ise, bunların adı reformdur ve biz bu reformlarda da kararlıyız. Reformlara her zaman bazı dirençler ve itirazlar olabilir ama sonuç itibariyle biz yolumuzda ilerlemeye kararlıyız dedi. 

OHAL NE ZAMAN KALKACAK? 

Askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili de üç cümle kurdu ve dedi ki; Oturacağız konuşacağız. Üzerinde çalışma yapılması gereken bir konu. İyileştirme yapılmalı ama bugünden yarına alınmış bir karar yok. Belli ki önümüzdeki dönemde bu da dikkate alınacak. Profesyonel orduya geçiş konusunda bir kararlılık var. O sürecin başladığını anlıyoruz. Peki OHAL ne zaman kaldırılacak sorusuna ise "Biz OHAL'i millete değil devlete ilan ettik, kendimize ilan ettik. Dolayısıyla OHAL'in insanların hayatını etkileyen, ekonomiyi etkileyen bir süreç olduğunu düşünmüyorum. Henüz o aşamada değiliz OHAL'in kaldırılmasıyla ilgili. Dolayısıyla süreci takip edeceğiz dedi. 

Son olarak da ekonomiyle ilgili birkaç şey söyleyeyim. Ekonomi de önemli elbette. Özellikle bu uluslararası derecelendirme kuruluşlarının OHAL kapsamında Türkiye'ye yönelik bakış açıları. İşte bu, Fethullahçı Terör Örgütü'ne sempati besleyen, destek olan bazı iş dünyasıyla ilgili, bazı şirketlerle ilgili oralara kayyum atanmasıyla ilgili süreçler vs. Başbakan dedi ki ekonomik göstergelerle ilgili asla bir sorun söz konusu değil ancak bununla ilgili bir algı oluşturulmaya çalışıyor. Bu algıyı oluşturmaya çalışan da FETÖ ve onların yandaşları. Darbeyle bir sonuca ulaşamadılar şimdi buradan ekonomiyle bir sonuca ulaşmaya çalışıyorlar. Ancak bütün bu süreçte o kadar ağır şeyler yaşamamıza rağmen ekonomideki göstergeler sınırlar içerisinde oynadı bu da Türk ekonomisinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor dedi. Şoklara darbelere dirençliyiz dayanıklıyız ifadesini kullandı. Dolayısıyla ekonomiyle ilgili verdiği mesajlarda bundan sonra yatırımların devam edeceği meselesi. 

Bir önemli noktayı daha söyleyelim; önümüzdeki hafta güneydoğuyla ilgili çok önemli bir paketin açıklanacağının müjdesini verdi Sayın Başbakan. Yatırım üretim desteği, teşvikler, genç girişimcilere destekler, bazı ekonomik teşvik bölgelerinin oluşturulması, danışmanlıklarla ilgili sosyal sorumluluk projeleriyle ilgili çok geniş kapsamlı bir paketin hazırlandığını anlıyoruz bu anlattıklarından. Haftaya onlar da açıklanacak. Son olarak muhalefetle birlik, beraberlik ve uzlaşma tutumundan çok memnun olduklarını söyledi. Biz muhalefetle her zaman işbirliği yapmak istiyoruz dedi ve o dokunun zedelenmemesini söyledi. Başbakan'a dendi ki, Silahlı bir terör örgütü mantığı ile bu darbeyi gerçekleştirenler eylem yapabilir mi? Sayın Başbakan da dedi ki; Yapabilirler, yaptırabilirler bu tür işlere girişmekte olduklarına dair bilgiler de geliyor biz her türlü tedbiri alıyoruz dedi. Biz görevimizi yapıyoruz, bir her türlü önlemi alıyoruz vatandaş rahat olsun dedi Sayın Başbakan.