İngiliz Kraliyet Astronomi Derneği’nce bugün yapılan açıklamada dokuz yeni Güneş-dışı gezegenin duyurulmasıyla, şimdiye kadar bulunanların sayısı 452’ye yükselmiş oldu. Ancak, yaklaşık 15 sene öncesine kadar ender olduğu varsayılan gezegenlerin görece yakın çevremizde bile gözlenen bu bolluğu, gökbilimde yarattığı yeni paradigmanın ötesinde gezegenlerin oluşum ve dinamikleri konusundaki modelleri zorluyor.

İlişkili Haberler


Gökbilimciler, yeni keşfedilen gezegenleri, eskileri de içeren daha geniş bir grupla birlikte incelediklerinde, 27 gezegenden altısının yıldızlarının dönüş yönünün tersi yönde dolandıklarını belirlemişler. Ayrıca, şimdiye kadar keşfedilen “sıcak Jüpiterlerin” yarısından çoğunun, yıldızlarının ekvator düzlemlerne eğik açılarda dolandıkları gözlenmiş bulunuyor.

Normalde gezegenler, merkezinde yıldızın ortaya çıktığı gaz ve toz diski içinde yıldızla aynı zamanda ortaya çıktıklarından, yörünge turlarını da yıldızın dönüş yönünde yaparlar ve yörünge düzlemleri, yıldızın ekvator düzlemiyle aşağı yukarı örtüşür. Güneş Sistemimizdeki manzara bu.

Keşfedilen gezegenlerin çoğunluğunu oluşturan gaz devi gezegenlerin çoğu Jüpiter kadar ya da daha büyük kütleye sahipler. Gaz devi gezegenlerin katı merkezleri, yıldızın oluşum aşamasında diskin soğuk dış kısımlarında kaya ve buzlardan oluşuyor ve bunlar belirli bir kütleye ulaştıktan sonra çevredeki gazı üzerlerine toplayarak büyüyorlar. Ancak yine keşfedilen gaz devlerinin çoğunun yıldızlarının yanıbaşında dolanıyor olmaları, modelle çelişen bir paradoks. Bu gezegenler, yıldızlarına, Merkür’ün Güneş’e olan mesafesinden daha yakın dolandıkları için yüzeyleri ve atmosferleri çok yüksek derecelerde bulunuyor. “Sıcak Jüpiter” diye adlandırılmalarının nedeni bu. Yıldızlarına neden bu kadar yakın olduklarına gelince, Oluşma aşamasında, içinde doğdukları gaz ve toz diskiyle kütleçekim etkileşmeleri nedeniyle içeriye doğru birkaç milyon yıl süren bir “göç” süreci yaşıyorlar ve yıldızın çok yakınlarına kadar sokuluyorlar.

Yıldızlarının dönüş yönüne ters yönde yörünge hareketine sahip olanlar içinse farklı bir senaryo geliştirilmiş bulunuyor: Buna göre “sıradışı” sıcak Jüpiterlerin yıldızlarına yaklaşmasının nedeni, ötekiler gibi gaz ve toz diskiyle değil, daha uzaktaki gezegenler ya da yıldızlarla giriştikleri çok daha uzun süreli kütleçekim etkileşimleri. Birkaç milyon değil, yüzmilyonlarca yıllık bu süreç sonunda gezegenler uzamış ve disk düzlemine eğik eliptik yörüngeler kazanıyorlar ve yıldızlarına her yaklaştıklarında ortaya çıkan gelgit etkileri nedeniyle yörünge hızları biraz azalıyor. Sonuçta, yıldızın hemen yakınında, daireye yakın ama yıldızın ekvator düzlemine rastgele eğimlerde yörüngelere oturuyorlar.

Araştırmalar, daha şimdiden ters yönlü gezegenlerin ikisinin, daha uzak yörüngelerde dolanan kardeş gezegenlere sahip olduğunu ortaya koymuş.

Grafik: SDO nasıl çalışır?