Southampton Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, insanların yürüme şeklinin parmak izi gibi kimlik tespitinde kullanılabilecek kadar birbirinden farklı olduğunu ortaya çıkardı.

İlişkili Haberler


İçine 12 kamera yerleştirilmiş bir biyometrik gözlem tüneli kullanılan araştırmada, buradan geçen 25 kişinin benzersiz üç boyutlu görüntüleri elde edildi. Bu tekniğin, havaalanlarında güvenliği sağlamak da dahil olmak üzere, farklı amaçlara yönelik kullanılması düşünülüyor.

Araştırmayı yöneten Darko Matovski, yürüme şeklinin güvenilir bir biyometrik veri olarak kullanılabileceğinin ilk kez ortaya çıkarıldığını söyledi.

Araştırma ekibi, bu tekniğin havaalanlarındaki pasaport kontrol salonlarında içine kameralar yerleştirilen basit bir koridorla, bir anda çok sayıda kişinin kimliğini tespit etmekte kullanılabileceğini dile getiriyor.

Üniversitenin elektronik ve bilgisayar bilimi fakültesinden olan Matovski, "Bir banka soyguncusu yüzünü saklamak için maske takabilir, parmak izi bırakmamak için eldiven giyebilir, saç kılından DNA tespit edilmemesi için şapka kullanabilir, ama ne yaparsa yapsın, bankaya yürüyerek girmek zorunda ve yürüyüşüyle kendini ele verebilir" dedi.

Veri tabanına 2000 ayrı yürüme şeklini kaydeden Matovski, kimlik tespitindeki başarı oranının yüzde 95 olduğunu belirtti.

Yürüme şeklini tespit eden teknik uzaktan da yapılabildiği için, diğer biyometrik tanımlama yöntemlerine göre avantajlı. Ancak araştırmacılar, insanların giyimlerini aşırı bir şekilde değiştirmeleri halinde, doğru tanımlama oranında azalma olabildiğini vurguluyor.