Ege'nin Bodrum'u varsa, İstanbul'un da Şile'si var... Hafta sonu kaçamak yapmak veya huzur dolu bir kaç gün geçirmek isteyen İstanbulluların yanı başında bir tatil beldesi... Feneri, bezi, kalesi, plajları, doğası çok meşhur ama özellikle de denizi... Tertemiz ama bir o kadar da dalgalı... Siz kenarda yüzüyorum zannederken, bir bakmışsınız ki sular boyunuzu aşmış gitmiş... Birden derinleşebiliyor, bu nedenle de özellikle yüzme bilmeyenlerin çok ama çok dikkatli olması gerekiyor.

Bu hırçın deniz, geçtiğimiz yıllarda maalesef pek çok can aldı. Hatta birine bizzat tanık olmuştum. Perişanlık, feryat figan ve o acı son...

Ama artık Şile Belediyesi, can kayıplarını sıfıra indirmek için bir çalışma başlattı. Yaz aylarında haberlere konu olan bu boğulma vakaları artık yaşanmayacak. Çünkü Türkiye'nin en yetkin ve donanımlı cankurtaran teşkilatı iş başında...

Sahillerde konu mankeni olmadan, gerçekten canla başla çalışan bu cankurtaranlar nasıl yetişti? Ne gibi eğitimler aldı? İstanbul'un koynunda, eşsiz doğası ve deniziyle cazibe merkezi olan Şile'de tatilcileri bu yıl neler bekliyor?

Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ntvmsnbc'ye anlattı...

HEDEFİMİZ; İLÇEMİZE AİT SAHİL BANDINDA SIFIR BOĞULMA
Şile 60 kilometrelik sahil bandına sahip bir kıyı ilçemiz. Bu özelliği itibarı ile yaz aylarında yoğun bir ilgiyle karşılaşıyor. İstanbul gibi bir metropolün yanı başında olması da sezon içinde bölgeyi daha da cazip hale getiriyor. Bu kadar geniş bir alanı kontrol altında tutmak çok kolay bir eylem değil. Hedefimiz; kontrollü alanların sayısını artırmak, aynı zamanda mevcut kontrollü alanlardaki standartları yükseltmek, boğulma vakalarına karşı önlemleri geliştirmek...

2004 yılından bu yana boğulma vakalarına karşı alınan önlemlerde çok ciddi gelişmeler kaydedildi. Bir turizm ilçesinin bu tür olaylarla anılması hoş olmamakla beraber insan hayatının mukaddes olduğu gerçeği de bir o kadar önemli tabii ki.

2004 yılında Şile, İstanbul Büyükşehir Belediyesi hudutlarına dahil oldu. Kaygılarımızı paylaşan ve en az bizim kadar can kaybına tahammülü olmayan Büyükşehir Belediyesi ile çözüm üretmek adına bir takım stratejiler geliştirdik.

ÜLKEMİZİN EN YETKİN VE DONANIMLI CANKURTARAN TEŞKİLATI OLDU
Bu doğrultuda Şile'de cankurtaran teşkilatı, İBB'nin önderliğinde, İstanbul İtfaiyesi ile beraber kurumsallaştırılarak belki de ülkemizin en yetkin ve donanımlı cankurtaran teşkilatı haline getirildi. Cankurtaranlarımız itfaiye kadrosunda farklı bir kategoride değerlendirilerek, 8 ay yangıncı, 4 ay cankurtaran sisteminde bir organizma oluşturuldu. Sezonla beraber broveli cankurtaranlarımız sezonluk ekipmanlarıyla donatılarak göreve başladı.

Gelişen zaman içerisinde İstanbul'un tüm kıyı bandında bu sistem yansıtıldı, böylelikle can kayıpları en aza indirildi.

İlçemizin tanımlı plajlarında şöyle bir dağılım söz konusu:
- Ayazma Plajı: 36 cankurtaran, 15 itfaiye cankurtaran, 6 jet-ski, 2 zodiac bot, 2 ATV, 2 ambulans

- Ağlayankaya Plajı: 7 cankurtaran, 2 itfaiye cankurtaran

- Uzunkum Plajı: 23 cankurtaran, 3 itfaiye cankurtaran, 1 ATV

- Ağva Plajı: 10 cankurtaran, 1 bot

- Sofular Plajı: 8 cankurtaran

İlçemizin tanımlı plajlarında yaşanan boğulma sayısına bakarsak; 2004 yılında 2, 2005 - 2006 - 2007 - 2008 yıllarında birer ve 2009'da ise 3 kişi hayatını kaybetti.

BOĞULMA VAKALARI NEDEN OLUYOR?
Geçmişte yaşanan vakaların; sadece önlemlerin yetersizliğinden değil, mevcut alanın büyüklüğünden, kontrollü alanların azlığından, ekip ve donanım yetersizliğinden, denize gelen vatandaşlarımızın bilinçsizliğinden ve kurallara aykırı davranışlarından gerçekleştiği kanaatindeyim. Defalarca uyarılmalarına rağmen kurtarıldıktan sonra boğulan vatandaşlarımızın olduğu da kayıtlara geçmiştir. Alkollü ve dalgalı havalarda (yüzme bilenler için bile risk teşkil eden noktalardan) yüzme bilmeyen vatandaşlarımızın denize girmesi bu vakaları tetikliyor.

Belediyemiz, vatandaşlara öncelikle tanımlı yani cankurtaran timlerimizin görev yaptığı plajlardan, kurallara uygun şekilde denize girmeleri konusunda bilgilendirici ve yönlendirici uyarılarda bulunuyor. Bu uyarılar doğrultusunda denize girildiğinde boğulma vakası yaşanmadığını biliyoruz.

İlk defa bölgemizde denize girecekler için şunları söyleyebiliriz:
- Öncelikle tanımlı plajları tercih etmeliler.
- Cankurtaran anons ve uyarılarına uymalılar.
- Alkollü ve yemeğin hemen ardından denize girmemeliler.
- Tanımsız plajları tercih etmemeliler.
- Çok dalgalı havalarda açılmamalı ve cankurtaranlarımızın uyarıları dışında hareket etmeliler.

İLÇE NÜFUSU HAFTA SONU GÜN İÇİNDE 200 BİNİ AŞIYOR
Temmuz- Ağustos aylarında hafta sonu nüfusu, ilçe merkezinde 60-70 bin rakamlarına ulaşıyor. Yaşanan günü birlik hareketi soracak olursanız, nüfusun bu aylarda hafta sonu (gün içinde) 200 bini aştığını söyleyebiliriz.

BÖLGE TATİLCİLERİN DİKKATİNİ NASIL ÇEKTİ?
Bölgemizin çok tercih edilmesinin nedenleri olarak; kolay ulaşılabilir ama bir o kadar da doğallığını koruyor olması, tescilli ürünlere sahip olması - ki bunlar Şile bezi, balığı, kumu, plajları, denizi, doğal güzellikleri olan dağları, dereler, yeşil alanlarına ve kültürel objelerinin cazibesi - olarak sıralayabilirim.
2 bin yıllık tarihi ve kültürel mirası olan Ceneviz Kalesi, bu yıl 150. yaşını kutladığımız Türkiye'nin en büyük feneri olan Şile Feneri, 57 köyü, geleneksel mimarisini koruyan tarihi Şile evleri dikkat çeken kültürel değerler arasında... Zaten bu değerler turizm de de giderek farklılaşmamızı sağlıyor. Sezonluk deniz turizminden sezon dışına doğru bir eğilim yaşanıyor. Hedefimiz; 12 ay boyunca turizm yaşamak...

KORUNMUŞ YEŞİL ALANLARI, AKARSULARI VE SU KAYNAKLARI BOL
Şile 800 kilometrekarelik, Anadolu yakasındaki tüm ilçelerin yüz ölçümünden daha geniş bir alana sahip. 57 köyü ve 5 mahallesi var. Ağva gibi beldeden dönme bir mahallesi bulunmakta. İstanbul'un toplam yüz ölçümünün 1/8'i kadar.. Yüzde 80'i ormanlık alan. İstanbul'un en korunmuş ve yeşil alanları burada. Akarsu ve su kaynaklarımız bol. 60 kilometrelik sahil bandımız var. Her noktası temiz, sanayinin bulunmadığı, alternatif turizm imkânlarının olduğu ve ekonomisi turizme uyarlı bir yerleşim merkezi...

İŞTE ŞİLE'Yİ FARKLI KILAN ÖZGÜN DEĞERLER
En önemli özelliği; bezi, denizi, kumu, plajları, güneşi, feneri, kalesi, balığı, ormanları, tarihi köy evleri, dereleri gibi özgün değerlere sahip olması.

Ayrıca kongre turizmi, kültürel mirasın sermayesinde kültür turizmi (Şile Kalesi, 150. yılında Şile Feneri, 200 yıllık tahlisiye kültürü, tarihi Şile evleri) doğa turizmi ve eko-turizm de hedefleniyor.

BU YIL HANGİ ETKİNLİKLER YAPILACAK? 
Bu yıl Türkiye'nin en büyük feneri olan Şile Feneri'nin 150. yılı. "Işığa Kavuşmak" isimli bir kutlama etkinliğimiz olacak. Kültür Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, PTT Genel Müdürlüğü, TCSWAT team, Haliç Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 2010 Avrupa Kültür Ajansı ve Işık Üniversitesi ile ortak çalışıyoruz. 1 Mayıs 2010 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü ile işbirliğimiz sonucu, "Şile Feneri 150. Yıl Anı Pulu" tedavüle çıktı. 12-13 Haziran tarihlerinde Işık Üniversitesi, Belediyemiz ve Kıyı Emniyeti ortaklığında 'Uluslararası Fenerler Sempozyumu'nu gerçekleştireceğiz.

ŞİLELİLER 24 TEMMUZ'U BEKLİYOR ÇÜNKÜ...
24 Temmuz'da ise Mimar Sinan Üniversitesi ile beraber ilçemizin en önemli iki öğesini buluşturacağız; Şile Feneri ile Şile Bezini giydireceğiz. İlk kez bir kamu binası bu şekilde giydirilmiş olacak.

ALMANLAR VE TÜRKLER YARIŞACAK
Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali'ni de o gün yani 24 Temmuz'da yapacağımız konser, giydirme, ışık ve ses gösterileri ile tamamlayacağız.

Ayrıca 3 Temmuz'da bir diğer 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ile geliştirdiğimiz proje olan "Yemeğin Dili Yok" isimli projenin performansını yapacağız. Kardeş şehrimiz Almanya'nın Idstein şehrinden 6 Alman yarışmacı ve ilçemizden seçeceğimiz 6 Türk yarışmacının partner olacağı bir yemek yarışması gerçekleştireceğiz. Birbirlerinin dilini bilmeyen, hatta tanımayan insanların farklı milliyetler, diller ve dinler içinde yemek gibi ortak bir paydada buluşup bir araya gelebileceğini anlatmak istiyoruz.

SAFRANBOLU'NU ANDIRACAK
Bölgemizi tanıtmak için çalışmalarımız var tabii. Örneğin; bu yıl
gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizle, fenerimizi ve dolayısıyla ilçemizi hem ulusal hem de uluslararası platformda tanıtıyoruz. Kültürel mirasımızı pazarlıyoruz.

Bir köyümüzü ve köyümüzde var olan köy evlerimizi tamamen restore ederek Safranbolu tarzında bir alternatif turizm hareketi yaratmak istiyoruz. Bunun çalışmalarına başladık. Tarihi 2 bin yıl geriye giden Şile Ocaklı Ada Kalesi'ni restore edeceğiz.

Bisiklet ve trekking parkurları oluşturacağız. Şile Bezi kitabımızı çıkarıyoruz ve bu konuda markalaşıyoruz. Organik köy pazarları kuruyoruz. Tahlisiye kültürümüzü müzeleştirmek istiyoruz. Yamaç paraşütü, off-road yarışları gibi out-dorr sporları yaygınlaştırıyoruz. Bu yıl Dünya Ralli Şampiyonası Türkiye ayağı Şile'den geçti.

Kongre turizmi için altlık teşkil edecek kapasiteli otellerin açılması için çalışıyoruz. Yatak kapasitemizi ve servis mekanlarımızı geliştiriyoruz.