Sevilen tarafından üretilen beyaz şarap çeşidinin dünyanın en iyi restoranı seçilen İspanya'daki El Bulli restoranının menüsüne de girdiği belirtildi. Şirket Yönetim Kurulu Üyesi Enis Güner, bir Türk şarabının bu menüye girmesinin dünya ligine adım atmak anlamına geldiğini belirterek gelecekten çok umutlu olduklarını söyledi. 

Enis Güner, şarap sektöründe son yıllarda üretim tekniklerinden pazarlama yöntemlerine kadar köklü değişiklikler yaşandığını, Türk şaraplarının da dünyada ismini hızla duyurmaya başladığını ifade etti. 

Sevilen'in 1950 yılında İzmir'de ülkenin ilk modern bağlarını kurarak kaliteli şarap üretimine başladığını, son yıllardaysa dünya standardında üretim için gerekli olan özelliklere sahip Denizli'nin Güney ilçesinde 550 dönümlük bağ alanları oluşturduklarını ifade eden Güner, yıllardır sürdürdükleri kalite çalışmalarının meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. 

Güney'de ürettikleri şarapların bazı uluslararası yarışmalarda dereceler kazandığını, ancak gerçek anlamda tanınması için iyi referansların gerekli olduğunu kaydeden Güner, şöyle konuştu: 

''Dünyanın en iyi ikinci restoranı olan Londra'daki The Fat Duck'ın şaraplarından sorumlu olan İsa Bal, Centum ve 900 Füme Blanc ürünlerimizi beğenerek menüsüne soktu. Ardından onun referansıyla dünyanın en iyi restoranı seçilen İspanya'da Katalunya Bölgesi'ndeki El Bulli Restoranı ile temasa geçtik. Yılın 6 ayı açık kalan ve milyona varan rezervasyona rağmen limitli hizmet verebilen bu restoran da 900 Füme Blanc şarabımızı menüsüne alma kararı aldı. Dünyada birinci ve ikinci sıradaki restoranların menüsünde artık bir Türk şarabı var. Bu yarışmalardan alınmış yüz ödüle bedel. Sadece Sevilen için değil Türk şarabı için de çok önemli bir aşamayı geçtik. Bundan sonra bu referanslarla Amerika ve Japonya'daki restoranların menüsüne de girmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz dünyanın en iyi 15-20 restoranının menüsünde bulunmak. Şu aşamada ekonomik getirisini düşünmüyoruz ancak bu gelişme Türk şaraplarının dünya pazarındaki tanınırlığı ve imajı açısından çok önemli bir gelişme. Artık geleceğe daha umutla bakabiliriz.''
 
''TURİZM TALEBİ DÜŞECEK''
Güner, 2009 yılında yaşanan kriz nedeniyle 2010 yılında daha umutlu bir sezon yaşadıklarını ancak turizmden beklenen talebin gelmeyeceğini düşündüklerini ifade etti. 

Türkiye'nin toplam turist sayısını düşürmese de herşey dahil sistemini kullanan turist sayısının arttığını, Doğu Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden gelen turist sayısındaki artışın da şarap tüketimini çok etkilemediğini ifade eden Güner, son dönemde özellikle yat turizmi ve mavi yolculukların önemli bir satış potansiyeli doğurduğunu, şirket olarak bu alana özel ilgi gösterdiklerini belirtti. 

Türkiye'de bandrol uygulamasıyla şarapta kayıt dışılığın sona erdiğini, geçen yıl kayıt dışındaki üretimin kayıt içine girmesi nedeniyle tüketimin artıyor gibi göründüğünü kaydeden Güner, ''Tüm üretimin kayıt altına alınması sonrası fiyat artışıyla tüketimde aslında düşüş yaşandı. Geçen yıl başında şaraptaki nispi ÖTV'nin kaldırılmasının ise tüketime hiçbir etkisi olmadı. Çünkü piyasadaki şarapların yüzde 95'i maktu olarak vergilendiriliyor. Yapılan ÖTV indirimi ithal şarapların fiyatlarının düşmesine neden oldu. 

İthal şarapların pazar payını artıracağı tahmin ediliyordu. Tüketici ilk aylarda ithal ürünleri denedi. Ancak kalite farkının olmadığı görüldü. Son dönemde Türklerin şarap tercihinde milliyetçilik de belirleyici olmaya başladı. Cabernet, merlot gibi yabancı orijinli üzümler Anadolu üzümü olmaması nedeniyle çok fazla tercih edilmemeye başladı. Halen bizim ürettiğimiz sofra şarapları içinde en yüksek payı sırasıyla boğazkere, öküzgözü ve Kalecik karesi alıyor.'' 

Güner, Gaziemir ilçesindeki tesislerin talebe yanıt veremez duruma geldiğini, bu nedenle Aydın'ın Ortaklar mevkisinde yeni bir şişeleme tesisinin yatırımına başladıklarını kaydederek, sofra şarabı sektöründe yüksek kalitede üretim yapabilecek bu tesisi 2011 hasadına yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. 

Yaklaşık 5 milyon liralık yatırımla tamamlayacakları tesisin 4 bin 500 ton olan yıllık kapasiteyi 8 bin tona çıkaracağını kaydeden Güner, Efes Antik Kenti'ne yakın konumda olması nedeniyle bu tesiste turistik destinasyonlar da planladıklarını sözlerine ekledi.