Hamzabeyli Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapan eşekli gezgin Ahmet Bukolafa, 2009'da başladığı ''felsefik'' yolculuğuna Türkiye'ye giriş yaparak devam ettiğini söyledi.

Cezayirli bir baba ve Alman bir annenin oğlu olarak Almanya'nın Freiburg kentinde doğduğunu anlatan Bukolafa, 2 yıl önce eşini kanser hastalığı sonucu kaybetmesinin ardından aldığı bir kararla yollara düştüğünü ifade etti. 

"KENDİMİ BULMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM"
Bukolafa, ''Çok sevdiğim eşimi kanser hastalığı sonucu yitirdim. Uzun süre üzüntülü halimi atamadım. Sonra yaşamın kısa ve günlük işlerin hiç bitmeyeceğini, insanın kendisine zaman ayırması gerektiğini düşünerek ani kararla yollara düştüm. Aslında bu felsefik bir gezi, kendimi bulmaya çıktım. Geçen yıl aralık ayında Almanya'dan kanoyla Tuna Nehri üzerinden Romanya'ya geçtim. Burada satın aldığım eşeğim Puika'yla Bulgaristan ve ardından Hamzabeyli Sınır Kapısı'nı geçerek Türkiye'ye geldim. Günde ortalama 20 kilometre yol yapabiliyorum. Türkiye'den sonra Suriye'ye gitmek istiyorum. Asıl amacım Hindistan'a gidebilmek'' dedi.
 
TÜRKLER ÇOK SAMİMİ
Türk insanının çok samimi olduğunu ve kendisine yardım edebilmek için çalıştığını hissettiğini belirten Bukolafa, ''Türkiye insanı bir başka. Birisi eşeğimle bana kurabiye getiriyor, bir başkası Türkiye haritası bulmak için çaba sarf ediyor. Gerçekten çok samimi insanlar'' diye konuştu.