Habertürk gazetesinde yer alan habere göre; Türkiye'ye yerleşen Emina Jahoviç hayatında yeni bir sayfa açtı.

Kendi memleketi Sırbistan’da çok ünlü bir şarkıcı olan Emina, Türkiye'ye aşk için geldiğini ve burada yaşamaya kolayca alıştığını söylüyor.

İşte Emina'nın verdiği röportaj...

Türkiye’ye alışabildiniz mi?
Bu yaşıma kadar sürekli yer değiştirdiğim için yeni bir şehre ya da ülkeye adaptasyon problemim olmuyor. Zaten önceleri Türkiye’ye, ağabeyim Mirsad’ın yanına geliyordum ve burayı çok seviyordum. Çoğu ülkenin aksine Türk insanını her zaman çok sıcak bulmuşumdur. Türkiye’ye aşk için yani Mustafa için geldim. O hayatımda olmasaydı, Belgrad’ta yaşardım.

Ülkenizi özlüyor musunuz?
Sık sık gittiğim için pek bir özlem duyduğumu söyleyemem ama anneannemle dedemi çok özlüyorum. Ülkeme gittiğimde arkadaşlarımla beraber olmaktan çok mutlu oluyorum. Burada Mustafa’yla da çok güzel zaman geçiriyorum ama arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde kendimi daha iyi hissediyorum. Türkiye’de de bir arkadaş grubum oluştu ama ben biraz içine kapalı bir insan olduğum için yeni insanlara kendimi açmam zor oluyor.

Her şeyi bırakıp buraya yerleşmek sizin için zor olmadı mı?
Mesleğimi bırakmadım, her şeyi eskisi gibi devam ettiriyorum. Benim memleketimde insanlar seni ne kadar az görürse o kadar çok seviyorlar. Ben de bir şarkıma klip çekiyorum ve geri çekiliyorum.

Şu an bir albüm çalışmanız var mı?
Benim her zaman çalışmalarım oldu. Şimdide Türkiye’de bir şeyler yapmayı planlıyorum. Bir albüm yapmak istiyorum ama sözlerle ilgili sıkıntılarım var. Türkçe çok zor bir dil olduğundan söz yazmak için kendimi yeterli görmüyorum.

Mustafa Bey’le düet yapmayı hiç düşünmediniz mi?
Bunu herkes merak ediyor fakat ben düet işine çok sıcak bakmıyorum. Çünkü hiç bir zaman ticari açıdan Mustafa’yı kullanmak istemedim. Biliyorum ki “Mustafa’yı kullandı, reklam yapıyor” gibi yorumlar yapılacak. Günün birinde bu yorumların yapılmayacağı bir olgunluk ortamı oluşursa beraber bir şarkı yaparız.

Ülkenizde bir starken şimdi bir starın karısı olmak nasıl bir duygu?
Mustafa’nın hayatını anlayabiliyorum. Başka bir meslek yapıyor olsaydım kıskançlıktan çok kavga ederdik. Bu dünyayı bildiğim için anlayışlı davranabiliyorum. Bu sayede ilişkimiz kurtuluyor. Aslında bu bir şans, çünkü herkes bir sanatçıyla yaşayamaz.

Eurovision seçmelerinde hayal kırıklığı yaşadınız mı?
Adaylığım baskıyla gerçekleşti; bizim devlet televizyonumuz olan RTS, ben istemediğim halde katılmam için bana çok büyük bir baskı yaptı. Oylamada elli bin oy aldım, ancak teknik bir problem olmamasına rağmen, ilk yirmi dakika içinde kimse bana oy gönderemedi. Demek ki biri benim seçilmemi istemedi. Bir de Goran Bregoviç’in benim için yazdığı şarkı, ülkede çok büyük bir hit olmasına rağmen asla Eurovision için uygun değildi.

Manga’nın şarkısını beğendiniz mi?
Şarkı güzel ama İngilizceleri biraz yetersiz gibi. Ama bizim şarkımızdan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Manga, aslında çok iyi bir grup.

Adınız şarkıcılığın yanı sıra bir de yeni başlayacak olan "Lale Devri" adlı dizinin kadrosunda anılıyor. Oyunculuk yapmak istediğiniz bir şey miydi?
Ben zaten okulda tiyatro yapıyordum. Amatördüm tabii ki ama oynadığımız oyunlar Sophokles, Çehov gibi önemli isimlerin eserleriydi. Yani bir alt yapım var. Bu dizi için henüz imzalar atılmadı, görüşmelerimiz devam ediyor. Sonucu ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.