Renklerle tanıştığınız zamanı hatırlıyor musunuz. Yani onlarla uzun süredir berabersiniz ama tanıştırıldığınız bir zaman olmalı. Mesela ben ilk sarı şekerlememi hatırlıyorum, pembe kağıt helvam, kırmızı topum. Renkler ve çocukluk eşyalarım hatıralarımda iç içe geçmiş durumdalar. Sizi bilmiyorum ama benim bir sarışın bebeğim – ki sokakta oynarken kaybolmuştu – bir de arap bebeğim vardı. Siyah beyaz kareli elbisesi ve siyah kıvırcık saçları ile her zaman yanımdaydı. Çocukluk hastalıklarımda benimle beraber hastane odasında benimle az uyumadılar. Sahi 40 yaşına bastığım şu günlerde annemin bana yeniden hediye ettiği arap bebeğim hala baş köşemde. Artık elbisesi yok. Çıplak ama çocukluktan kalma yazıları hala göbeğinde duruyor. Mavi tükenmez kalem ile yazdığım yazılardan kalan izler hayal meyal okunuyor.

Şimdi etrafıma yeniden dikkatlice bakıyorum da. Ne çok renk ne çok hatıra geçmiş üzerinden. Bir içmimar olarak yüzlerce ev döşedim. Herkesin apayrı anıları, apayrı hayalleri vardı. Fakat hepsinin anılarında bir şey ortaktı ; Renkler.

Yeni anılar yeşeriyor, mavi koltukta aşk, siyah deri koltukta iş anlaşmaları, pembe battaniyenin altında uyuyan minik güzel hayata yeni büyüyor. Renkler dur durak bilmiyor. Yaratıcının elinde fırça boyuyor da boyuyor bizi.

Şimdi bir ev hayal ediyorsunuz. İçinizden bir renk dışarı çıkmak ve gözleriniz önündeki herşeyi boyamak için çırpınıyor. Acaba hangisi ?

Saygılarımla,
İçmimar ve Feng Shui Uzmanı Funda Ceyhan

http://www.benimfengshuim.com